Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
639
 

Beyaz bayrak

Beyaz bayrak
 

Fotoğraf Yıldız Örücü


Ellerimi kaldırıp teslim olmayacağım

kapımın üstünde beyaz bayrak olmayacak

ben aşığım ve hep aşık kalacağım

Uzun dediğimiz rüyaların saniyelerle sınırlı olduğunu söylüyor uzmanlar. Aşk reklam yazarlarına göre en fazla 3 yıl. Peki ben Dido’nun “White Flag” şarkısının bu sözlerini gerçekten inanarak ne kadar süre daha söyleyebilirim?

Yolculuğumun kaçıncı kilometresinde düştü bu yıldırım –ki pırıl pırıl parlamaktaydı güneş her adımımda - ne zaman ürkmekten vazgeçtim gök gürültüsünden ?

Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” adlı oyununda;

“- Birdenbire mi görmez oldu gözleriniz?” diye soran Vladimir’e şöyle cevap veriyordu Pozzo ; “- Güzel bir sabah uyandığımda bir baktım, talih kadar körüm. Bazen merak ediyorum, hala uykuda mıyım diye.”

Birden bire görmek ya da birden bire görememek aynı şaşkın karşılığı bulur. Benimse tek derdim, uykuda olma halinin süresi. Aşk o sürede yaşanıyor çünkü. Bazen merak ediyorum, hala uykuda mıyım diye…

Sonu mu?

Lord Byron’nun dediği gibi ; “Bütün trajediler ölümle biter, bütün komediler evlilikle.

Yaşananların trajedi mi yoksa komedi mi olduğunaysa asla yaşarken karar veremezsin. Bitmeli, üzerine zaman perdesi inmeli ve şöyle uzaktan dönüp bir bakmalısın. Tabi ölü değilsen eğer.

Özen Yula’nın “Kırmızı Yorgunları” adlı oyununda, kadın silahı doğrulttuğu adama yaşama şansını yakalaması için tek bir soru soruyordu ; “Bir kurşun mu daha hızlı yürür bir insanın içinde, yoksa bir aşk mı?”

Sizde oyunun erkek kahramanı gibi romantik bulduysanız soruyu, onun gibi öldünüz demektir.

Ne yani, iyi bir insan olduğunuz için dünyanın size adil davranmasını mı bekliyordunuz? Bu vejetaryen olduğunuz için bir boğanın size saldırmamasını beklemek gibi bir şey olur.

Hayat kendi kurallarıyla sürüyor, yolculuğum da. Ama ne kadar taşıyabilirim bu kalpte aşkı?

Herkesin içinde başkalarının terk ettiği bir ev vardır

ve kalp kiralık bir odadır orada, bazen

kapalı kalır ve herkes onu pahalı sanır

diyordu bir şiirinde Haydar Ergülen.

Ben de çıksın diye bekliyorum son kiracı. Çıksın ki, şöyle bir havalandırıvereyim odayı. Taze çiçekler koyayım odaya, saksıdakileri sulayıvereyim, perdeleri açayım sonuna kadar, gelmekte olan baharın cıvıltısı, ışığı düşsün odaya. Yeni kiracılar için açık bırakayım kapıyı.

Bu savaş bitsin istiyorum

Ama asla kapımın üstünde beyaz bayrak olmayacak.

Ben aşığım ve hep aşık kalacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?Kim sever seni sen kendini sevmezsen?Herşey sende başlar ve sende biter." Aşk da sende, sevgi-li- de ...Yine tadı damakta bir yazıydı. Teşekkür ederim. Sevgiyle

Tülay TERZİOĞLU 
 23.05.2008 14:18
Cevap :
yorumlarda yazıya ilave paragraflar gibi olmuş.. teşekkürler  23.05.2008 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 611
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Safça eski konuklarını bekleyen sahil pansiyonlarından birine kaydımı yaptırabilirim. Yine boşaltmam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster