Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
845
 

Beyaz bereliyim, hadi beni yakalayın...

Beyaz bereliyim, hadi beni yakalayın...
 

.


Bu yazıyı 21 Ocak 2007 Pazar sabahı saat 05:30 sularında kaleme alıyorum. Milyonlar uykuda olmasına rağmen, bir çok televizyon kanalı Hrant Dink cinayetinin faili olan O.S.’nin uçakla İstanbul’a getirilişini canlı olarak yayınlıyor.

Baştan açıklık getireyim. Basın Kanunu 21.maddesi c bendi gereği O.S. diyorum. Bir cümle ile kanun şöyle diyor: Basın Kanunu, madde 21/c bendi :

c) Onsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının, kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar birmilyar liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.

Minik ama önemli ayrıntıdan sonra devam ediyorum. Fail 17 yaşında. Ortaokulu anca bitirebilmiş. İşsiz. Yaş gayet uygun. Henüz 18 olmamış, yani reşit değil. Tam sınırda.

Şimdi gelelim Agos Gazetesine. Süreli yayınların ve hatta radikal süreli yayınların bir çoğunu takip etseniz bile, özel bir çaba sarf etmedikçe alıp okuma olasılığınızın çok da yüksek olmadığı bir gazete.

Seneler önce Beyoğlu Metropol kitapevinde dergi ve gazeteleri karıştırırken tesadüfen gördüğüm bir gazeteydi.

Öyle bir gazete ki, yaşadığınız ülkedeki toplumsal olaylara ne kadar duyarlı olursanız olun, herhangi bir zamanda, herhangi bir şekilde tesadüfen bile olsa elinize geçip, okuma fırsatı bulmanızın çok zor olduğu bir gazete.

Bir de Hrant Dink’e bakalım.

Cinayetten sonra basın yayın organlarının da ısrarla altını çizdiği gibi, kendisi bir entelektüel. Ama belirli kesimler dışında çok da bilindik bir isim değil…

Ülke gerçeklerinden ne kadar uzak olursanız olun, ismine aşina olmaktan kurtulamayacağınız isimler vardır. Örnek vermeye gerek yok. Dink ise öyle bir isim değil. Ezici bir çoğunluğun, cinayetten hemen sonra ismini ancak duyduğuna şahit olduğum bir isim.

Şimdi parçaları birleştirmeye çalışalım. Bir tarafta ortaokul mezunu bir genç. Sanırım İstanbul’da da yaşamıyor. Daha 17 yaşında. Fikri anlamda tam da olgunluğa erişmemiş. Karşı tarafta ise, sadece belirli bir çevrenin yakından tanıdığı bir isim. Uluslar arası haber ajansları tarafından bile bir entelektüel olarak tanımlanıyor. Evet fiziken tetiği belki O.S.çekti. Doğrudur.

Ancak şu da bir gerçek ki, fail ile maktül arasında tanımlanamaz, anlamlandırılamaz ve hiçbir analitik düzlemde kavuşturamadığım derin bir uçurum hissediyorum.

İnanıyorum ülke olarak bu meselenin altından kalkacağız ve ülkemizin zarar görmesini de engelleyeceğiz.

Ancak galiba bu sefer işimiz biraz zor.

Hele hele, buradayım ! , fark edin beni ! der gibi kullanılan beyaz bere komedisi var ya !

Sadece anılan parametrelerin ışığında bile, bu işte bir iş var diyorum. Daha da başka bir şey demiyorum. İyi pazarlar efendim.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benimde kafamda iki gundur firtinalar esiyor,yurdumdan cok uzakta egitimimi surdurmeme ragmen Turkiyemizin gundeminden uzak kalmamak icin haberleri bir cok kanaldan takip ediyorum. BBC ye bomba gibi dusen haber ve internet sayesinde bende soka ugradim sonra olay yavas yavas aciga ciktikca sorularimda artarak gelmeye basladi gupegunduz acikcasi kabak gibi kendini ortaya atan genc bir insanimizi aramizdan aldi hangi guclerin sozune guvenerek hangi mantik ile haraket ettigini kestirmek cok zor, aciklamada cok garip `Yazilarini begenemiyordum Turkiyeye dil uzatti vurdum`yani bumudur sebeb, o arkadaki elleri gorelim.Her gicik olan birini vursa bu ulkede adam kalmaz olayin sosyal boyutuda cok derin birlikte yasadigimiz renklere boyle bir saldiri asla kabul edilemez.Bembeyaz beresiyle bize kap kara bir gun yasatan bu cocuk tum Turkiyenin uzerine coken bir karabasan oldu.Cumhuriyetimiz gucludur bunuda hep birliktye atlatacagiz.Bu ulkede yasayan hic bir rengin solmamasi dilegiyle.saygilarimla

Uğur Rıfat Karlova 
 22.01.2007 12:03
Cevap :
Birleştirici, bütünleştirici bizden olan ve olmayan herkesi kucaklayan yorumunuz için teşekkür ederim.  22.01.2007 13:33
 

Sizin de dediğiniz gibi adını cinayetle duyduğum, haberi okuduktan sonra kafamda aynı sorularla dolaştığım bir bilmece. Bilmece de değil aslında herkes ortada dönen oyunların farkında. Gerçek şu ki biri veya birileri Türkiye'yi karıştırmak istiyorlar ve bu hedeflerine hergün biraz daha yaklaşıyorlar... ayrintidagezinmek. Aynur

Ayrıntıda gezinmek 
 21.01.2007 22:28
Cevap :
Sormayın. İnanın benim de Beyoğlu Metropol karşılaşmam olmasa, sizler ve çevremdeki bir çok kimse gibi oldukça uzak bir isimdi. Ama sonuç hepimize çok yakın oldu... Hedeflerine yaklaştıklarını itiraf etmekten çekiniyorum. Ama gerçeklerden de kaçamam ki...  22.01.2007 22:01
 

Geliştirilebilir veya değişebilir mi? Diyebilseydik ki, “Evet.” Hayır... Değişmez. İnsanda, genetik de, zaaflarda, beklentilerde, değişmemiştir. Roma'da Sezar, Birinci dünya savaşının sözde sebebi cinayeti, ABD başkanı Kennedy'nin öldürülmesi, ilk akla gelenler. Ne ihtiraslar, ne açlıklar değişmiştir, ne de beklentiler... Nedir yapılması gerekenler? Her seferinde "aaa....Bize ne oluyor yaa...." gibi bir anlam ve değer ifade etmeyen ifadeleri bırakarak, İnsanın olduğu yerde her zaman sorun olur, olacaktır. Biz hazırlıklı olalım, uyanık olalım demek, hazırlıklı olmak gereklidir. Diğer davranışlar, dere kenarında çakıl taşları ile oynamaktır. Sağlıcakla kalınız

Canmehmet 
 21.01.2007 11:16
Cevap :
Canmehmet, hazırlıklı olalım, uyanık olalım ifadeleri bile kanımca zaten gerek bireysel gerekse kitlesel olarak bir çok şeye hazırlıklı olduğumuz anlamına geliyor. Yani bunları dillendirebiliyor olman /olmamız bile yeterince güzel. Sanırım amacımıza ulaştık bile...  21.01.2007 18:18
 

sizinde yazdığınız gibi bende çok takıldım bu bere işine.Aslında ben fiziksel olarak bile bu gencin ateş edip etmediğine bile takılıyorum..Sahnede beyaz bereli genç vardı , sahne arkasında başka birinin eli...Esen kalın

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 21.01.2007 10:59
Cevap :
Sizin ki bir adım daha ilerisi ama bir kara öncesi de olabilir. Görmediğimiz, bilmediğimiz, bilemediğimiz. Bekleyeceğiz ve göreceğiz...(ya da görmeyeceğiz)  21.01.2007 18:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1369
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1858
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik (1992) Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster