Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '13

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2034
 

Beyaz Diş

Beyaz Diş
 

Jack London’un satırlarını okumaya başlayınca, elimde bir kurda kendi yaşam öyküsünü anlattıracak bir güç olsaydı sonuç ne olurdu diye bir düşünceye kapıldım. Dünyaca ünlü bu klasiği okurken kahramanımız Beyaz Diş ‘in doğduğu günden itibaren sanki kamera kayıtlarını izliyor gibi oluyor insan.

Annesi bir köpek, babası ise kavgada tek gözünü kaybetmiş bir kurttur. Kardeşleri ile birlikte bir mağarada yaşama tutunmaya çabalarken görürüz Beyaz Dişi. Zamanla baba kurt Tekgöz onları terk eder, kardeşleri ölür, Beyaz Diş ise annesi Kiche  ile kalır. Ancak annesinin sert uyarılarına aldırmaz sık sık mağaradan dışarı çıkar bir keklik yuvasındaki yavruları yiyerek ilk av deneyimini yaşar, bir anne gelincik ile kavgaya tutuşur, annesinin son anda yardıma gelmesi ile hayatı kurtulur. Yaşadığı bu olayların heyecanı ve karanlık mağaranın ışık dolu çıkışı onu tahrik etmektedir. Annesinin olmadığı bir anda gene mağaradan çıkar ve bir Kızılderili olan Gri Kunduz ve arkadaşlarına yakalanır. Yardımına gelen annesi ise insanları daha önceden tanımış ve itaat etmiş bir köpek olduğundan fazla bir şey yapamaz. Anne köpek tutsak, Beyaz Diş ise serbest olmak üzere Kızılderili kampında yaşamaya başlarlar. Yavru her geçen büyümeye tam bir kurda dönüşmeye başlamıştır. Başta kampın köpekleri olmak üzere herkesin gözü Beyaz Diş’in üzerindedir. Kurt kokusunu tanıyan köpekler onu rahat bırakmazlar ancak Beyaz Diş hepsinin dersini verir. Bu arada annesi Kiche,  Gri Kunduz’un borcuna karşılık olarak bir başka Kızılderili’ye verilir, Beyaz Diş annesinin peşinden gitmek ister ancak Gri Kunduz tarafından feci şekilde dövülür. Babası ve kardeşlerinden sonra artık annesi de yoktur. Hayatta yapayalnızdır. Ormanın vahşi daveti ile insanoğluna itaat seçenekleri arasında bocalar. Sevmediği halde ilk efendisi olan Gri Kunduz’u tercih eder. Üç yaşına geldiğinde büyük bir kıtlık olur,  Kızılderililer çarıklarının yumuşak derisini, köpekler ise koşum takımlarını ve geyik bağırsağından yapılmış kamçıları yemek zorunda kalırlar. Ayrıca köpekler birbirini, insanlar da köpekleri yer. Tehlikenin yaklaştığını gören Beyaz Diş yabancısı olmadığı ormana kaçar. Babasından aldığı kurt kanı onu yaman bir avcıya dönüştürür ve bu sayede hayatta kalır. Aylar sonra kampta ateş yandığını görür, ateş yemek demektir. Kampa döner ve Gri Kunduz’un ailesi tarafından coşkuyla karşılanrı. Efendisi Gri Kunduz ile uzun seyahate çıkma zamanı gelmiştir. Birkaç balya kürk, bağırsakla dikilmiş deri eldiven ve çarıklardan oluşan yükleri ile Kuzey Kutup dairesinin altındaki Yukon’a doğru yola çıkarlar. Yukon, altın hayali kuranları yolu üzerindedir ve bu nedenle Gri Kunduz tahminlerinin çok üstünde bir gelir elde eder. Beyaz Diş ise ilk beyaz adamları burada görür. Altın aramaya gelenlerin yanında bulunan köpeklerle yapmış olduğu yenilgisiz dövüşler herkesin dikkatini çekmektedir. Bu dövüşleri dikkatle izleyen biri vardır. Dövüş başladığında gelip sonra mücadele bitip Beyaz Diş’in zaferi belli olduğunda yüzü asılmış olarak oradan ayrılmaktadır. Beyaz Diş’e keskin ve hırslı gözlerle bakan bu kişi Yukon’da Güzel Smith diye tanınıyordu. Lakabının aksine oldukça çirkin, kısa boylu, sevimsiz ve itici bir adamdı. Amacı Beyaz Diş’i satın alıp onu profesyonel dövüşlerde kullanarak sırtından para kazanmaktı. Gri Kunduz ise önceleri birkaç kez kurdu satmayı reddetti. Yaptığı satışlardan çok para kazanmıştı ve burada iş olsun diye duruyordu. Israrlı teklifleri reddedilen Güzel Smith taktik değiştirerek Gri Kunduz’u pahalı bir alışkanlık olan içkiye alıştırdı. Hızla serveti tükenen Kızılderili, Beyaz Diş’i birkaç şişe içki viski karşılığında Smith’e satıverdi.

Beyaz Diş için artık büyük acılar yaşayacağı yeni bir dönem başlıyordu. Dövüş zamanları dışında sürekli zincir altında tutuluyor, önceleri köpekler, sonraları ise ormandan bu iş için yakalanmış vahşi kurtlarla, yaban kedileri ile dövüştürülüyordu. Çoğu zaman karşısına birden fazla rakip çıkıyor ancak sonuç değişmiyordu. Güzel Smith,  Beyaz Diş üzerinden inanılmaz paralar kazanıyordu. Beyaz Diş’in şöhreti her geçen gün artıyor kendisine rakip bulunamıyordu. Ta ki Cherokee adındaki bir bulldogla karşılaşana dek. Beyaz Diş ilk defa böylesine kısa, bodur ve biçimsiz bir rakiple karşılaşıyordu. Yapmış olduğu hamleler sonucunda Bulldog kan içinde kalıyor ancak kesinlikle bağırmıyor, yaralarını umursamıyor, sükûnetini koruyordu. Bu dövüşü izleyenler ilk kez Beyaz Diş’in ayaklarının yerden kesildiğini gördüler. Cherokee’nin dişleri Beyaz Diş’in boğazının biraz altında kenetlenmişti. Beyaz Diş ayağa kalkarak rakibinden silkeleme yolu ile kurtulmayı denedi. Bulldog’un bütün ağırlığı ile vücudunda aslı kalması kurdu çılgına çevirdi. Ne yapsa olmuyor tüm çabaları sonuçsuz kalıyor, her geçen saniye nefesi tükeniyordu. İşte o anda bir mucize gerçekleşir, dövüş alanına yeni gelen Weedon Scott ismindeki altın madeni uzmanı,  yardımcısı Matt ile birlikte güçlükle de olsa Beyaz Diş’i kurtarırlar.

Beyaz Diş, yeni sahibi Weedon Scott ile birlikte ilk kez insan sevgisini tanır hiç tatmadığı bu duygu onu âdeta serseme çevirir ve ölürcesine Scott’a bağlanır. Sahibi ile birlikte bir süre Kuzeyde yaşarlar. Ancak yeni sahibi Californiya’da yaşayan emekli ceza yargıcının oğludur. Kurdu arkadaşı Matt’a bırakmayı, Güneydeki evine yalnız  dönmeyi planlamaktadır. Ancak plan tutmaz Beyaz Diş bir yolunu bularak Scott’a ulaşır.  Beyaz Diş yeni evinde bir tazı ile dişi bir çoban köpeği tarafından oldukça sert bir şekilde karşılanır dahası yargıç Scoot, Beyaz Diş’in halen vahşi bir kurt olduğunu ve asla eğitilemeyeceğini savunmaktadır. O sırada gazeteler Jim Hail  ismindeki azılı bir katilin hapisten kaçtığını yazar. Jim Hail, yargıçlığının son günlerinde Baba Scott’un karşısına çıkan ve cezaya çarptırılan bir mahkûmdur. Açık olarak yapılan son duruşmada yargıçtan öç alacağını haykırır. Jim Hail epeyce bir süre saklanıp kendini unutturduktan sonra bir gece emekli yargıcın evine girer. Son ana kadar sessizce bekleyen Beyaz Diş, mahkûmun efendilerinin odalarına doğru yöneldiğini görünce saldırır. Büyük bir gürültü kopar, silah sesleri duyulur baba-oğul Scott’lar olay yerine geldiklerinde Jim Hail’in cansız bedeni ile karşılaşırlar. Beyaz Diş ise kaburga kırıkları ve vücuduna isabet eden üç kurşun ile birlikte güçlükle nefes almaktadır.  

Beyaz Diş / Jack London / Sonsuz Kitap / Birinci Baskı / Ocak 2010 / Cep Boy / 255 Sayfa

Benim Beyaz Diş'im (1)

Benim Beyaz Diş'im (2)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Jack London'ın okuduğum ilk kitabıydı,sonra diğerleri,hiç mi hç unutulacak gibi değil "beyaz diş"...flmini de izlemiştim çok sonraları...http://www.evrenselfilm.com/white-fang-beyaz-dis-izle.html...eyvallah...

nedim üstün 
 11.04.2013 9:50
Cevap :
Birbirinin devamı iki filmi çevrilmiş. Ancak filmlerde esere sadık kalınmamış. Eyvallah...  13.04.2013 2:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 257
Toplam yorum
: 1319
Toplam mesaj
: 253
Ort. okunma sayısı
: 1485
Kayıt tarihi
: 27.09.07
 
 

Anadolu'nun doğusunda sonradan ismi değiştirilen köylerden birinde zemheri zamanına denk gelen bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster