Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '06

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1164
 

Beyaz müslümanların büyük sırrı

Beyaz müslümanların büyük sırrı
 

Bay Pipo ve Beyaz Türklerin Büyük Sırrı/Efendi-1 kitaplarını okuyanlar için; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı/Efendi-2 kitabı artık tipik bir Soner Yalçın klasiği haline geliyor. Konuları ele alış biçiminden kullanılan dile kadar, zengin kaynakça ve veri tabanından hafif hafif verilen sol jargona değin bu üç kitap adeta üçüz çalışmalar. Ele aldıkları konular birbirlerinden farklı dahi olsa zaman zaman kesişmiyor da değiller.

Yazarın, bu son kitabında kendisinin de vurguladığı gibi önceki çalışmalarına en yoğun şekilde aldığı olumusuz eleştirilerin başında akrabalık bağlarına ve şecereye yoğun bir şekilde vurgu yapmasından dolayı kitaplarında, bir isim ve soy sop enflasyonu yarattığı yönünde idi. Doğal olarak da bu durum okurun kafasının karışmasına, konular arasındaki bağlantıyı kaçırmasına ve adeta bir önceki sayfada okuduklarını unutmaya başlamasına neden olabiliyordu. Bu kitapta da yine bol miktarda isim, soy-sop-sülale bilgileri ve dipnot görüyoruz. Ben bunları olumsuz bir eleştiri bağlamında belirtmiyor ve ele almıyorum. Kitabın arkasındaki kaynakçayı ve faydalanılan diğer bilgi ve belge odaklarını incelediğinizde, farklılığın ve zenginliğin ayrımına varmamak mümkün değil. Tüm bunların tabii sonucu olarak da ortaya geniş bir bilgi havuzu çıkıyor.

Soner Yalçın, sabetayizmi ele alırken Yalçın Küçük'ün düştüğü hataya düşmüyor. İnsanları, direkt sabetayist sıfatı ile yaftalamamaya özen gösteriyor. Kitabın birçok bölümünde vurgu yaptığı gibi kişilerin kendi ifadelerini -inanmıyor olsa dahi- doğru kabul ediyor. Konunun içeriği ile paralel olarak Selanik, Selanikli olmak tanımlamaları sabetayizm ile sık sık birarada kullanılıyor. Ancak her Selanikli'nin ya da adının sonunda "Efendi" olan her kişinin sabetayist olması gerekmediği yönünde zaman zaman dipnotlar da düşülüyor. Takdir edersiniz ki konunun bu tarafı iki ucu keskin bıçak.

Kitapta ayrıca İslam içerisindeki tarikatlar ve mezhepler konusunda da, yüzeysel de olsa bilgiler veriliyor. Tabi bu çalışmanın konusu tarikatlar değil. Tarikatların içindeki ya da içinde olduğu iddia edilen sabetayistler ve sabetayizm alt başlığı altında Musevilikteki kabala inancı, İsevilikteki hermetik inanışlar, Muhammedilikteki vahdet-i vücut tasavvufu, cifr ve ebcet konuları, masonik yapılanmalar gerek karşılaştırmalı olarak gerekse kendi içinde kısa kısa ele alınıyor.

Konsept danışmanlığını Cüneyt Özdemir ile birlikte yaptıkları ve bu yayın döneminde Kanal D'de gösterilmeye başlanan Sağır Oda adlı diziyi seyredenler ve bu kitabı okuyanlar her iki çalışmada da o, yoğun Soner Yalçın aromasını almakta hiç ama hiç zorlanmıyorlar. Dizi adeta kitabın altyapısı üzerinde devam ediyor.

Çalışmanın sonlarına doğru, yakın tarihimize daha sık vurgular yapan Soner Yalçın; özellikle faizsiz finans kurumlarının ülkemizdeki gelişimi, Albaraka ve Albaraka Türk'ü kuran yönetim kurulu ve idarecilerinin bugünkü konumları konusu, Yasin El Kadı ve AKP iktidarı döneminin yapılanmaları hakkında bilgiler veriyor.

Tabi bunlar, tüm çalışmalarda olduğu gibi doğruluğu ispatlanmış ya da ispatlanamamış iddialardır. Hep söylüyoruz ya edebiyatçılar, yazarlar, çizerler okura bir pencere açarlar. Gerisi okuyucuya, topluma ve tarihe kalır.

Sonuç olarak ifade edebiliriz ki Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı/Efendi-2 kitabı yoğun ve dolu dolu bir araştırmanın sonucu olarak ortaya çıkmış bir çalışmadır. Yazar bu kitabında bana göre politik duruşunu ve dünya görüşlerini diğer kitaplarındakine nazaran biraz daha ön plana çıkarmıştır. Biraz daha subjektif bir tad aldığımı ifade edebilirim. Bu durum zaman zaman eleştiriel ve çok yönlü bakış açım zemininde beni, rahatsız da etmedi değil. Ancak herşeye rağmen son derece ciddiyetle, bilimsel metodlara riayet edilerek, sağlam kaynaklara dayandırılarak ve belgelendirilerek vücuda getirilmiş bu eseri takdir etmemek mümkün değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu tip kitaplar konusunda ldukça güçlü bir kütüphanem olup ilgi duymama rağmen okurken gerçekten çok yoruldum. Soner Yalçın bir ropörtajında "ben kolay yazmadım ki kolay okunsun" demiş, hakikaten öyle olmuş. Öte yandan bazı tespitler Fehmi Koru gibi yazarlar tarafından köşelerinde eleştirildi. Ayrıca sadece soyadı itibari ile Sabetayist damgası vurulan ama aslında hiç bir ilgisi olmayan kişilerin kitapta yer alması sanırım kabul edilebilir bir eleştiri olur. Soner Yalçın bence önemli bir boşluğu dolduruyor, karşı çıkan yada eleştirenlerden de aynı eforu harcayıp böyle eserler meydana getirmelerini bekliyorum.

Savaş ŞAKAR 
 27.10.2006 16:09
Cevap :
Kesinlikle, ben de sizinle aynı fikirlere sahibim. Değerli yorum ve katkınızdan dolayı teşekkür ediyor, paylaşımınızın devamını diliyorum.  27.10.2006 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 914
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3676
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster