Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '07

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
3309
 

Beyaz yalan var mıdır gerçekten?

Beyaz yalan var mıdır gerçekten?
 

Evet insanlık var oldu olalı bir yalandır gider. Oysa hemen her dürüst kişinin söylemi nedir? "Ben yalanı hiç sevmem". Doğru sevmeyiz de gerçekten. Ama sevmememiz söylemediğimiz anlamına mı gelir gerçekten. Hiç sanmam. Gelin şu an için dürüst olalım yaşamımızda hiç yalan söyleyip, söylemediğimizi bir tartalım. Sonuç? Söyledim ama.... diye başlayan cümleler olacaktır muhtemelen.

Çocukluğumuzda bize ilk öğretilenlerden biridir yalan söylemenin ne kadar yanlış olduğu. Ancak yaşadıkça yaşadıkça görürürüz ki bize öğretenler dahil bir çok yerde başvuruyorlar bu oyuna. Kimi beyaz yalan diyor, kimi mecburdum diyor, kimi de zaten yaşam tarzı haline getirmiş oluyor. Peki söylenmeli midir en azından beyaz yalan dediğimiz yalan....

Şu satırları yazan ben bile şu an için "evet" desem hakkımda ne düşünürler diye aklımdan geçirdim. Ama serde en azından şimdi için dürüst olmak var ya aklımdan geçeni yazacağım tabii ki. EVET söylenmeli beyaz yalan.

Karşımızdaki kişinin iyiliği bu yalanımıza bağlıysa, bu yalanla bir insanı bataktan kurtaracaksak, bu yalanla çocuğumuzu iyi yönde motive edebileceksek EVET EVET söylemeliyiz bence bu yalanı. Ama her şeyde olduğu gibi bunun da farkında olmalıyız ki dozunu aşmayalım. Çünkü incecik bir çizgidir bunun sınırı. Ne zaman dozunu aştığını beyaz yalanın gerçek yalana döndüğünü farketmeyebilirsin. İşte o zaman büyüklerimizin dediği gibi o yalan gelir dolanır ayağına bağ olur, kurtulamazsın vebalinden.

Bir kaç örnekle canlandıralım gözümüzde isterseniz. Hani çocuklarımız küçükken sordukları sorular vardır ne yapacağınızı, ne diyeceğinizi bilemediğiniz.. Doğruyu söyleseniz aklı iyice karışacak, yalan söyleseniz gün gelip gerçeği görecek. Ne yaparız işte o zaman beyaz yalana başvururuz. Sanki başımızdan geçmiş gibi kendimizle bütünleştiririz sorduğu soruyu. Mesela, çocuk çok korkmuş ve bu korkusundan utanmıştır diyelim. Genelde yeni yetişirken 8-9 yaş civarında olur bu. Ne deriz böyle çocuğa saçmalama, korkulacak ne var desek onun korkusunu yenmiş olur muyuz? Hayır. Ama sanki bizde o yaşlarda aynı şeyden korkmuşuz gibi bir olay uyduruveririz anında. Çocuk artık korkusunun normal bir şey olduğunu, utanılacak bir durum olmadığını hissedecektir. Zira annesiyle aynı duyguyu selini paylaştığını düşünmektedir. İşte size yalan ama beyaz yalan. Bunun gibi niceleri değil mi?

Şimdi arkadaşlarımıza gelelim. Yine soruyorum beyaz yalan söyledik mi? Ben Evet diyorum. En azından sağlık konusunda yapıyorum ve yapılır diye düşünüyorum. Düşünün ki arkadaşınızın babası ağır hasta. Ne olacağı belli değil. Komada. Arkadaşınız çok üzgün. Hatta ümitsiz. Ancak ayakta durması gerekiyor. Arkadaşınıza üzülmemesini, böyle durumlardan nicelerinin kurtulduğunu, hatta inandırıcı olsun diye benim bilmem kimim de (halam, babam, teyzem) böyle olmuştu ama kurtuldu ve nice seneler yaşadı demez misiniz? Ben derim ve sizde benzer bir şeyler söylemişsinizdir değil mi? Çünkü bu söylemin o anda onu rahatlatacağını, ancak uzman kişi olmadığınız için verilmiş bir söz olmadığını bilirsiniz. O da biliyordur zaten, ama inanmak onun da işine gelecektir.

Okul ve iş hayatını ise hiç katmıyorum. Çoğu kez alan razı veren razı şeklinde yalanlar karşılıklı hep söylenmiştir bence. Torpil yapan müdür torpil yapmadığını, kaytaran öğrenci veya kaytaran işçi bir hastalık nedeniyle gelemediğini beyan etmemiş midir? Dolayısı ile öyle veya böyle hepimiz hepimize mutlak ve mutlak bir yerlerde yalan söylemişizdir. Ancak en önemli unsurun bu yalanların kendiniz dahil hiç kimseye zararı olmamasıdır. Zararlı yalana geçildiği takdirde bunun adının iftiraya kadar uzandığını hepimiz biliriz. Dedikodu, iftira önce bizi bizden alıp, enerjimizi en alt seviyeye çeken yegane unsurlardır. Ehh biz bu durumda olunca da karşımızdakilere ne verebiliriz ki değil mi?

Evlilikte yalan hiiiç olmaz değil mi? sevgili dostlarım. En azından biz bayanlar eşimiz üzülmesin diye hiiiç yalan söylemeyiz. Mesela "aman hiç beğenmedim şimdi almayalım sonra alırız boşver" gibi bir cümleyi kaç kişi kullanmamıştır acaba. Evet aslında sevgi evinin içinde bu tür yalanlara yalan bile demeyiz biz. Çünkü sevdiğimiz için yapıyoruzdur. Ama kendimiz? Kendimizi es geçtiğimizin ne zaman farkına varacağız dersiniz. İşte burada beyaz yalan dahi olsa zararı olan bir yalandır bu. Zira yıllar yılları kovaladıkça yüreğimizde bir yerlerde yanlış yaptığımızı görürüz. Bakarız ki söylediğimiz yalana değmemiştir yaşadıklarımız. Erkeklere gelince doğrusu beyaz ya da değil yalanını itiraf eden erkek tanımadım henüz. Ancak gördüğüm bir şey var ki; "ben asla değişmem" derler ama yıllar geçtikçe her iki tarafın değiştiği görülür de erkekler bir türlü itiraf etmezler değiştiklerini. E bu da bir yalandır bence.

Tabii örnekler, listeler çok aslında. Ama daha fazla meşgul etmeyeyim sizleri diyorum ve yalansız, berrak, duru bir su gibi geçireceğiniz bir yaşam diliyorum sevgili arkadaşlarım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben şöyle bakıyorum: Beyaz yalan ne zaman söylenir? Birinin bir şeyle ilgisi vardır, ama onu üzmemek kırmamak için o şey ona söylenmez değil mi? Saklanılan şey kime aittir? Söylenmeye kişiye ait değil midir? Bana beyaz yalan söyleyen biri, bana ait bir şeyi kendi kararıyla saklamaktadır. Bir önceki yorumda, beyaz yalan söylemenin yaratacağı, insanın ayaklarının yerden kesilmesi durumu dışında, ayrıca, beyaz yalan söyleyen kişinin verdiği kararın yanlış olma olasılığı olduğunu da ekliyeyim. Bir, bana ait bir şey saklanmaktadır İki, saklama kararının arkasındaki iyi niyet, yanlış karardan dolayı, kötü sonuçlara yol açabilir. Yani risk taşır. Riski üstlenmeye ne gerek var? Son derece ince ve usülünce de olsa gerçek sahibi tarafından bilinmelidir. Yanlış kararımızın günahı bize aittir, gerçeğin günahı ise kimseye ait değildir. Selamlar.

Erdal Aydın 
 29.11.2007 20:43
Cevap :
Felsefi arkadaşım, anlaşıldı ki siz gerçek ama illa da gerçek diyenlerdensiniz. Saygı duyuyorum görüşünüze, bu biraz da kişilikle alakalı tabii ki. Ve ben doğrusu bu yazıyı yazarken genelde sağlık konusunda düşünerek beyaz yalan olmalı demiştim. Ben sağlık konusunda çok hassas olduğum için ve en ufak bir arızada enerjim çok aşağılara düştüğü için bana beyaz yalan söylenmesini, moralimin yüksek tutulmasını tercih ederim. Dedim ya biraz da kişiliğe bağlı. Saygılar....  01.12.2007 17:19
 

Beyaz yalan varsa, bir de kara yalan mı vardır? Renkten analoji yapıyorsak, o zaman, mesela şeker pembesi (güzel bir renk değil mi?) yalan da vardır. Başka türlerde de yalanlar var... Yalan özgür irade işidir. Kara yalan tedavi gerektirir. Zorunlu bırakılarak yalan söyleyen yalan söylemiş olmaz. Yalan özgür iradeye bağlıysa, yalan söylememek mümkündür. Beyaz yalan da söylemeyin. Beyaz yalan söylemenin alternatifi, sessiz kalmaktır. Beyaz yalanlar tehlikelidir. Çünkü, bu yalanda, güvendiğin biri seni yanıltır. Bunu anladığın, onun ne zaman beyaz yalan söyleyip söylemediği konusunda güvensizliğe düştüğün zaman, o ilişki artık bitmiştir. Gerçeklik ve hakikilik çok önemlidir. İnsan hayali yaşayamaz gerçeği yaşar. 'Önemsiz' konularda bile böyledir. İnsanoğlu neyin peşindedir binlerce yıldır? Gerçeğin. Ama yanıbaşınızdaki bunu size çok görüyorsa, alsın başını gitsin.

Erdal Aydın 
 28.11.2007 21:10
Cevap :
Teşekkürler yorumunuz için. Tabii ki gerçekler her zaman için en iyisi. Ancak öyle anlar vardır ki insan gerçeği söyleyemez ve karşındaki de bunu istemez zaten. Veya şöyle söyliyeyim kişiden kişiye değişir bu. En azından benim için beyaz yalan veya dediğiniz gibi pembe yalan olmalıdır. Tabii ki söyleyen kişi ve konu çok önemli. Hayati durumlarda desem daha doğru olacak. Yoksa günlük yaşamda yalanın ne beyazı, ne pembesi, karası hiçbiri.....  29.11.2007 6:34
 

Ne kadar da mutluyuzdur, mesela. Hep böyle düşlemişizdir evimizi, işimizi, eşimizi, arkadaşlıklarımızı...Uğradığımız hayal kırıklıkları, haksızlıklar karşısında kendimizi aldatmacalarımız ? Yıllar geçiverir kendimizi kandırmacalarla. Ta ki...bardak ağzına kadar dolana dek. Artık almayana dek. Vücudumuz sinyallerini verene dek...ayarı iyi tutturmak gerek. kendimize zamanında dur demeyi bilmek gerek.yaşamadan öğrenmek pek mümkün olmasa da... sevgilerimle niliş

Neşe İleri 
 27.11.2007 16:27
Cevap :
Evet ya, nasıl atlamışım. Bence en önemliside bu zaten. Kendimize söylediğimiz beyaz yalanlar. Dediğiniz gibi dolup taşana kadar bıkmadan doldururuyoruz. Taştığı zaman ise eyvah eyvah hayal kırıklıkları yaşıyoruz. Oysa bunu yapan biziz. Ancak zamanla öğreniyoruz özellikle kendimize söylediğimiz beyaz yalanların iyilik değil kötülük olduğunu....Teşekkürler sevgili Neşe Evrim  27.11.2007 19:43
 

evlilikte olur. Erkek kadına kadının beğenilerinde sürekli hak verirken, (beğenmese başa bela olacak hanımlar var:)) anne çocuklarını babaya karşı savunurken (Hani en son babalar duyar, deriz ya) bembeyaz yalanlar söylenir. Bir de iki dostun arasını yapmak için söylenen yalanlar beyazdır. Sevgi ve saygılarımla..

murat ertaş 
 26.11.2007 20:59
Cevap :
Teşekkürler. Beyaz yalanın var olması gerektiğine sizin de inandığınıza sevindim. saygılar  27.11.2007 5:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1157
Kayıt tarihi
: 08.11.07
 
 

1957 yılının Kasım ayında dünyaya gelmişim. Neşeli, hayatı seven dolayısı ile insanları seven biriyi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster