Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1053
 

Beyaz yalanlar...

Beyaz yalanlar...
 

Bazen karşımızdaki insanları kırmamak adına, yalancıklar söyleriz.. Bunlara beyaz yalanlar diyoruz affediciliği kolay olsun diye..

Peki yalanın beyazı siyahı olur mu?... Oluyor işte..

Peki bu beyaz yalanları daha çok kimler kullanıyor?... Bayanlar mı?... Baylar mı?

Genelde bayanlar daha çok kullanıyor diye bilinse de beylerin de bu konuda bayanlardan aşağı kalır tarafı yok...

Bayanlar daha fazla beyaz yalanlara başvuruyorlarmış fakat baylardan daha ustaca saklayıp renk vermedikleri için ortaya çıkmıyormuş..

Beyaz yalanlar söyleyen herkesin mutlaka kendini haklıya çıkartacak geçerli bir sebebi vardır.Nasıl iki kere iki dört ediyorsa, beyaz yalanın da sebebi bu hesap kadar gerçektir...

-Neden bu yalanı söylemeye gerek duydun?... Diye sorulduğunda...

-Seni üzmemek adına yaptım hayatım...

-Eee yalan söyleyerek üzdün zaten sen beni!!!!....

-Bunlar küçük yalanlar hayatım, ilişkiyi kurtarıcı yalanlar bu kadar büyütmene gerek yok...şeklinde haklı sebepler sıralanır...

Bayanlar daha çok birbiri arasında daha çok buna başvuruyorlar.

Kadın şişman bir arkadaşına

‘’Aaaa ne kadar zayıflamışın ve giydiğin çok yakışmış’’ diyebilir gerçekle alakası olmasa bile, ya da

''Seni dün çok aradım ama telefonun cevap vermedi'' dediğinde karşındaki

''Yooo arasaydın görürdüm hiç telefonumda mesaj yok ki'' der..''

Karşı taraf bu sefer kıvırtmak için ...

'' Aaa demek o zaman yanlış numara aradım sanırım '' diye kaçamak cevaplar vermeye çalışır..

İngiliz ruhbilimci Dr. Jez Rose’un yaptığıaraştırmaya göre yalan söyleyenlerin sergiledikleri davranışlardan anlayabilirmişiz..

Yüze dokunma: Söylediklerinin yalan olduğunu gizlemek isteyenler sürekli yüzüne dokunuyor, burnunu kaşıyor, ağzını eliyle kapatıyor ve sık sık dudaklarını ısırıyor.
Yapay gülümseme: Doğal gülümseyenlerin gözlerinin içi gülerken, yalancıların yüzünde yapay bir gülümseme beliriyor.
Gözünü kırpıştırma: “Gözler kalbin aynasıdır” sözünün doğruluğunu yalan söyleyenler bir kez daha ispatlıyor ve sık sık gözlerini kırpıştırıyor.
Gözlerini kaçırma: Göz kontağı da kuramayan yalancılar göz göze gelince hemen başını çeviriyor. Sürekli kapıya bakan bu kişiler yalanı söyledikten sonra kaçıp gitmek istiyor.
Tereddüt: Yalan söyleyen insan detaylarını kafasında kuramadığı için tereddütte kalıyor, konuşması yavaşlıyor, cevap verirken uzun süre düşünüyor.
Ayağını yere vurma: Yalan söyleyenler ayaklarını sürekli yere vuruyor, kıpırdatıyor ve sandalyesinde sallanıyor.
Kollarını kavuşturma: Yalan söyleyen insan hemen kendini korumaya geçiyor ve kollarını kavuşturuyor.
Tik sergileme: Yalan söyleyen insan her zamanki davranışlarından uzaklaştığı için tiklerini kontrol edemiyor.
Kızarma: Yalan söyleyince kalp atışları hızlanan kişinin yüzü kızarıyor.
Garip tepkiler: Yalancı kendi söylediklerine odaklandığı için karşısındakinin söylediklerini duymuyor. Kaşlarını kaldıran, hayretle ağzını kapatan yalancılar garip tepkiler ortaya koyuyor.
Konunun dışına çıkma: Eğer karşısındaki “kurban” yalan söylediğini anlarsa yalancı hemen konunun dışına çıkarak kendini kurtarmaya çalışıyor.
Konuyu değiştirme: Yalan söyleyene direkt bir soru sorulursa buna verecek bir yanıt olmadığı için “saçların bugün ne kadar güzel olmuş” gibi bir sözle konuyu değiştiriyor.
Huzursuzluk: Yalan söyleyenler kulaklarına dokunuyor, parmaklarını çıtırdatıyor, yüzükleri ya da saçlarıyla oynuyor.
Tutarsızlık: Tipik bir yalancının en önemli özelliği vücut diliyle sözlerinin birbirini tutmaması.
Ses titremesi: Yalan söyleyenlerin ses tonu alçalıyor, aşırı yükseliyor ya da titriyor.
Hızlı konuşma: Yalan söyleyenler hızlı hızlı konuşuyor.
Terleme: Yalancıların hem avuçları, hem de tüm vücudu terliyor.
Yutkunma: Yalan söyleyenler yutkunmaya başlıyor. Erkeklerin sürekli kravatını gevşetmesi yalan söylediklerini ortaya koyan başlıca özellik.
Dudaklarını ıslatma: Yalan söyleyenler sürekli ağızları kuruduğu için dudaklarını ıslatıyor.
Aşırı dostça yaklaşım: Yalan söyleyenler bu sırada inandırmak için büyük güç sergilediği için karşısındakine her zamankinden samimi davranıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu kelime de bir renk diimi :) evet veya hayır değil " kimbilir" ara nokta işte bir tane :) renksiz gibi duran ama arkasında neden veya nedenler olan belki fırtınaların estiği bir kelime.. :))

erol aslan 
 14.03.2007 13:02
Cevap :
doğrudur efendim..  14.03.2007 13:49
 

söylenmiyor demedim, herkes söylüyor bir renkte yalan. ama her yalanın bir nedeni bir sebebi vardır , ihmalkarlık, ilgisizlik, kültür vs. vs.. sizin veya benim veya bir başkasının da burada bulunma nedeni yokmudur ?

erol aslan 
 14.03.2007 12:37
Cevap :
Kimbilir ?  14.03.2007 12:56
 

yalan beyazı pempesi ve siyahı ne olursa olsun veya tüm düşünce ve fikirlerde kadın - erkek ayrımı yanlış geliyor bana:) kendi düşünceme göre yanlış anlamayın. Madem bir elmanın iki yarısı; o zaman özü bir zaten her iki tarafında yaptığını düşünüyorum:) tiyatro perdesi gibi perde arkasını bilmiyoruz ki:))) (yazılarını okumaktan benzetme gücüm arrttı sayende :) )

erol aslan 
 13.03.2007 19:07
Cevap :
:) Ne derseniz deyin o yalanlar söyleniyor...:)  14.03.2007 12:24
 

Evet harika ve son derece aydınlatıcı bir yazı. Yalanın bu kadar çok belirtisi olduğunu bilmiyordum. Sadece bir tane biliyordum ve şimdi eklemek istiyorum: Yalan söyleyen kişi, sağ (tasarlayan) beyinciği kullandığından gözleri sol üst köşeye kayarmış. :)

OynamıYorum 
 08.01.2007 11:55
Cevap :
:) Teşekkürler katkınız için.  08.01.2007 15:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3725
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster