Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '20

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
38
 

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

Dostum Erdoğan Ünser sürpriz yapmayı sever. Öğretmen Lisesi mezunlarına hediye edilmek üzere Beyazıt Kitabevi yayınları tarafından çoğaltılmış Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabından bir tane hediye edince heyecanlandım ve ilk fırsatta yeniden okumaya başladım. Kitap bildiğiniz gibi Rusya ve İsveç arasında bulunan Finlandiya’nın var olabilmesinin eğitimden geçtiğini fark edip halk ile aydınlarının el ele vererek güzel şeyler başarabilmesinin öyküsünü anlatıyor. KitapM. Kemal’in dikkatini çekince Cumhuriyetin ilk yıllarında öğretmen liselerinden ve subay okullarından mezun olanlara hediye edilmesi kararlaştırılmış.

Kitap papazlık eğitimi almış bir Rus olan Grigoriy Petrov’un makalelerinden oluşmakta, yazar komünist devriminden sonra ülkesinden ayrılıp Bulgaristan ve Sırbistan da sayısız konferans vermiş, gazetelerde makaleleri yayınlanmıştır. Bunların toplandığı yaklaşık elli kitabından, adı geçen kitabın 1923 yılında tamamlanan son kitabı olduğu belirtiliyor. Kitap bir çok ülkede sayısız baskı yaparak insanları aynı emel etrafında toplandığında neleri başarabileceğini örneklerle göstermektedir..

Ancak okurken bana garip gelense yüz yıl önceki Finlandiya’ya övgüler yağdıran kitabın hala gündemde kalabilmesiydi. Sahi biz bu sürede ülkemiz adına gurur duyulacak eserler yapamadık mı? Bataklık ve kayalıklardan oluşan Finlandiya’nın müze ve tiyatro fotoğraflarına bakıp hayıflanacak mıyız? Doğrusu buna inanmak istemiyorum. Hüzünle hafızamı yokladım, dünya klasiklerini tercüme kampanyası yaparak okullara kazandırma, köy enstitüleri kurarak köy çocuklarıyla köylerin kalkınmasını sağlama, askerlik yapan gençleri eğiterek terhis sonrası köy okullarında eğitmen olarak istihdam etme, sıtma ile mücadele, ziraat okullarında sebzecilik meyvecilik ve hayvan yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi, mühendislik okullarında mezun olan gençlerin yaptığı köprüler, demir yolları devrim arabası, GAP projesi, dağları delen tüneller, bir taşla birçok kuşun vurulduğu barajlar, türkü ve folklor derleyen Anadolu erleri, en küçük ilçelere bile ulaşan anaokulları, teknik liseler, Anadolu ve fen liseleri az şey midir? Anadolu’da bir öğretmenin gelmesiyle değişen köyler, kasabalar, ilçeleri hala konuşulmaktadır. Bu başarı hikayeleri araştırılıp hayırla anmak adına kitaplaşmayı hak etmiyor mu?

Sapsarı Anadolu bozkırları yüz yıl içinde yeşillendiyse bu Türkiye Cumhuriyetinin eğitime verdiği önem yüzünden olmuştur. Ülkemizin makûs talihi eğitimle yenilmiştir. Artık şanslı yeni nesil için bu çabaları kayıt altına alma, tarihimize kaydetme, kitaplaştırma-anıtlaştırma görevi başlatılmalıdır.Eser sahiplerinin, emek verenlerin örnekleştirilmesi genç cumhuriyetin kadirşinaslığı olmalıdır. Bizlerin bu ülkenin geleceğine alın terini dökenlere bunları borçlu olduğumuza inanıyorum. Bu görevi de en iyi Milli Eğitim Bakanlığı yapar diye düşünüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 22
Kayıt tarihi
: 25.07.20
 
 

herkese iyi günler dilerim,Isparta doğumluyum, emekli teknik öğretmenim.Doğayı,kitap okumayı  ve ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster