Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
6585
 

Beyaz zambaklar ülkesinde

EĞİTİMLE İLGİLİ ROMANLAR (18)

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

Yazarı: Gregory S Petrov 

Roman Hakkında:

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, küçük ve geri kalmış bir sömürge ülkesi olan Finlandiya’nın kısa süre içinde eğitim ve kültür hamlesiyle nasıl kalkındığını anlatan klasik bir eserdir. Rus yazar Grigoriy Petrov’un çeşitli zamanlarda çıktığı Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan bu kitap, kısa sürede bir çok dile çevrilerek dünyanın her tarafına yayılır. Kendini milletine ve ülkesine adamış bir avuç aydın ve din adamının, karış karış her köyü gezip, gönül tokluğu ve öz verili çalışmalarıyla insanları motive ederek, nasıl kalkınma hamlesi başlattıklarını anlatmaktadır.

Romanın Edebi Özeti:

Çar I. Aleksandır’ın sağlığında, Fin Kültürü’nü ve Medeniyeti’ni yükseltmek isteyenlerin başına, Snelman geçer. Snelman ve arkadaşları, halk öğretmeni sıfatıyla bataklıklar ülkesi olan Finlandiya’yı yılmadan çalışmak suretiyle Beyaz Zambaklar Ülkesi’ne çevirir. Kendilerini milletine ve ülkesine adamış olan bir avuç fedakar insan, karış karış her köyü gezip, özverili çalışmalarıyla insanları motive eder, gaflet uykusundan uyandırır ve ülkede kalkınma hamlesi başlatır.


Romanın Eğitimin Öğeleri Açısından İncelenmesi:

I. ÖĞRENCİ


Romanda bu öğeye yer verilmemiştir.


II. ÖĞRETMEN


Snelman, zamanının en iyi filozofu ve en meşhur siyaset adamıdır. En büyük şöhreti de Fin kültürünü ortaya çıkaran bir halk öğretmeni olmasıdır. Snelman, fin aydınlarına, güzel bir örnektir. Yanına birkaç genç öğretmen, rahip, avukat, memur alarak halkın arasında eğitim ve öğretimin yayılması amacıyla adeta bir seferberlik ilan eder. Halka nasıl çalışması gerektiğini, eşlerine, birbirlerine nasıl davranmaları gerektiğini, çocukların nasıl eğitilmesi gerektiğini öğretir.


Snelman, kışın kızak ayakkabıları ile, ilkbahar ve yazda kayıkla, bazen yaya olarak Finlandiya’yı bir ucundan diğer ucuna kadar dolaşarak halkını aydınlatır. Nerede bir ihtiyar, genç, zeki kimselere rastlasa onlarla sohbet eder, kitap dağıtır. Gittiği yerlerdeki zeki insanları uyandırır, zihinlerini açar. Yaz tatillerinde, çevredeki öğretmenleri bir yere toplayarak kurslar düzenler.


Snelman ve Fin aydınları orduya gereken önemi verir, eğitim ve öğretimleriyle yakından ilgilenir. Snelman ve arkadaşları şehir, köy, kasabalarda yüzlerce konuşma yapar. Nerede halk toplanacak olsa Snelman da orada olur.


Ülkede tanınmış olan eğitimciler ve psikologlar tüm ülkeyi dolaşarak, çocukları nasıl yetiştirmek gerektiğini anlatır. Ziraat Mühendisleri, halka en iyi fidanların, meyve sebzeleri nasıl yetiştirileceğini, ünlü psikologlar da bütün anne-babalara çocukların en iyi şekilde nasıl eğitileceğini anlatır. Kampanyalar düzenleyip eski kitapları toplar, en iyilerini seçerek gezici kütüphaneler oluşturur. Bunları da köylere kadar ulaştırır. Her hafta Pazar günleri, halka yönelik edebiyat, sağlık, iktisat ve ahlaki konularda sohbetler yapar. Halkı bilinçlendirir.


III. ÇEVRE


Avrupa’nın kuzeyinde bulunan, sert bir iklime sahip olan Finlandiya, bataklıklardan oluşur. Halk hiçbir zaman bağımsız olamamıştır. Komşu ülkelerin sömürgesi olarak yaşamıştır. Finlandiyalılar; düşünce, ekonomi ve ahlaki yönden geri bırakılmıştır. Finler çok az okuma-yazma bilir. Finlerin; aydınlarının, öğretmenlerinin ve rahiplerinin sayısı parmakla gösterilebilecek kadar azdır. Cahil, yalancı, ahlaksız memurlar; vakitlerinin çoğunu dairelerinde ve bürolarında değil, meyhanelerde, eğlence yerlerinde geçirir. Çalışmayı istemezler, görevlerine karşı ihmalkardır. Halka karşı kibirli ve gururludur. Asker ocağı maddi ve manevi temizlikten yoksundur. Nefret edilen bir yerdir. Subaylar yaptıkları küfürleri çeşitlendirmekle övünür. Gençler sağlam kafalarıyla değil, sağlam bacaklarıyla övünür. Etraf topa endeksli, top beyinli gençlerle doludur. Finlandiya bataklıklardan oluştuğu için sıtma, verem yuvasıdır. Çocukların beden sağlığına dikkat edilir. Fakat ruh sağlığı, ruh temizliği ihmal edilir. Çocuklar ruhsal yönden açtır.


Anne babalar, çocuklarına farklı söyleyip farklı davrandıkları için çocuklar anne babasına güvenmez. Kolaylıkla yalan söyler. Milyonlarca insan cahildir, her yerde içki, kumar, hırsızlık, kavga, nefret, küfür hakimdir. Halk kendine yapılan haksızlığa karşı çıkmaz. Çünkü adaletsizliklere alışmış, bütün bunlar halkın hayatında gelenek halini almıştır. Snelman halkın böyle davranmasına, haksızlığa boyun eğmesine çok kızar.


IV. EĞİTİM PROGRAMI


Yeni kuşaklara, artık iyice eskimiş, ihtiyaçlara cevap vermeyen, miadı dolmuş yönetim biçimleri zorla uygulanmamalıdır. Yeni nesiller için yaşadıkları çağın geleneklerine göre daha yeni, daha akla uygun, daha adil ve daha sağlam temellere dayanan yönetim şekillerinin uygulanması kaçınılmazdır. Devlet yapısında oluşan çatlaklar önemsenmediği için devletler yıkılır. Kendisini değiştirip yenileyemeyen millet ve devletlerin hakimiyetleri ortadadır. Bir elinde tarih ışığı, diğerinde istiklal aşkı bulunan milletler yükselmeye adaydır. Milletlerin bütün çoğunluğu ne haldeyse, yönetenler de aynen onların bulunduğu hal üzeredir.


Asker ocağında, erlere mahsus oyunlar, eğlenceler, okuma geceleri düzenlenir. Başka ülkelerin manzaraları slayt ile gösterilir ve gerekli açıklama yapılır. Snelman ve arkadaşları, tüm faaliyetleri, halkla birebir ve yakından ilgilenerek yapmıştır.


Romanın Değerlendirilmesi:


Snelman, Fin kültürünü ortaya çıkaran bir halk öğretmeni olarak şöhret kazanmıştır. Snelman Fin aydınlarına güzel bir örnektir.


Kendini milletine ve ülkesine adamış bir avuç aydın ve din adamının, karış karış her köyü gezip, özverili çalışmalarıyla insanları motive ederek kalkınma hamlesi başlatmaları o kadar da kolay bir iş değildir. Bu kadar zorlu bir işi ancak bu işe tam anlamıyla gönül vermiş; insanlara faydalı olacağına ve başarılı olacağına inanmış insanlar yapabilir. Bataklıklar ülkesini, beyaz zambaklar ülkesine çeviren bu insanlar takdire şayan kimselerdir.


Sonuç:


Her şeyden önce okullara önem vermişlerdir. Her Fin erkeği ve kadını okuma-yazma bilir.


1907 tarihli bir kanunla sarhoş eden her türlü içkinin satışı yasak edilmiştir. Finlandiya’da Avrupa için uygarlığın kaçınılmaz ürünü sayılan o sokak ahlaksızlığından eser bile yoktur.


Kısa sürede ülkenin her tarafında büyük-küçük Snelmanlar ortaya çıktı. Bir-iki nesil sonrasında tamamıyla yeni bir Fin memuru imajı oluştu. Memurlar bilgi, anlayış ve ahlak yönünden yükselerek dünyaya örnek oldu. Şimdi Fin Halkı, devlet memurlarıyla övünmektedir.


Kışlada subaylar erlere karşı kötü davranışlarını değiştirip, hakaret etmeyi, sövmeyi tamamen bıraktılar. Kışlalar, artık millet için korkulu bir rüya olmaktan çıkmış, takdir edilen yerler olarak anılmaya başlamıştır.


Fin ailesi gaflet uykusunda uyanmış, büyük hızla ilerleyip gelişmeye başlamıştır. Zenginler, bina bağışında bulundu. Pek çok öğretmen, avukat, hakim, doktor, memur kahvede iskambil oynamaktan, içki içmekten vazgeçtiler, kitapla barıştılar. Beş-on yıl içinde pek çok köyün çehresi değişti. Doğum oranı ve çalışanların sayısı arttı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şemsettin Hoca, Grigorly S Petrov adını Gregory S Petrov olarak vermelisiniz Ya da tamamen Türkçe okunuşuyla "Girigori Petrof" olarak. Bana göre kendi dillerindeki gibi yazılışı daha uygun. Emeğiniz için teşekkürler, Selamlar ve saygılar,

Zeynel Cebeci 
 24.03.2008 12:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Hemen düzelteceğim. Selam ve saygılarımı sunuyorum. 24.03.2008. Şemseddin Koçak.  24.03.2008 17:07
 

Beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu "Beyaz zambaklar ülkesi Finlandiya"...Okurken, uzun süre 'olsa olsa birisi Türkiye'yi anlatıyor Finlandiya takma adıyla diye düşündüm. Başından sonuna tüm sorunları, olumsuzlukları bu kadar birbiriyle örtüşen iki ulus olur mu? Olmuş...Ama onların Snelman'ı da olmuş, kıymeti bilinmiş. Çabalar hedefine ulaşmış. Benzerliklerimiz son çeyrek de ayrışmaya başladı. Biz de önderimiz Mustafa Kemal'in çizgisinden hızla uzaklaştırıldık. 1950 li yıllarda başlayan çabalar bizim Snelman'ımızın çabalarını artık geriye yönlendirmeye başladı, set çekenler başarıyı yakaladılar. Selamlar, H.H.Dulun

H.Hüseyin Dulun 
 16.09.2007 12:45
Cevap :
Merhabalar. Çok teşekkür ederim Hüseyin Bey. Bizim de Snelmanlarımız var. Snelman kadar başarılı olamasalar da. Eğitim ile ilgili romanlar dizisinde, kısa da olsa, böyle öğretmen, yönetici ve diğer insanları anlatacağım. Örneğin, Sıdıka Avar'a ve Dağ Çiçeklerim adlı anılarına bugünlerde yer vereceğim. Arkasından, Dağın Öteki Yüzü adlı kitap yer alacak. Bu tip kitapların, öğrenciler, öğretmenler ve okuyucular üzerinde çok olumlu etkiler yaptığını görüyorum. Bu nedenle, özellikle, öğretmenlerimizi ve okul müdürlerimizi bu kitaplardan haberdar etmek istiyorum. Esenlikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum. 16.09.2007. Şemseddin Koçak.  16.09.2007 13:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 414
Toplam yorum
: 274
Toplam mesaj
: 97
Ort. okunma sayısı
: 1871
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi Planlaması ve Ekonomisi A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster