Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '13

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
219
 

Beyin sizsiniz!

Günlerden her gün

Vakitlerden her akşam

Herkes pılı pırtıyı toplamış çekilmiş köşesine

Dışarısı soğuk sıcak fark etmiyor

Sözler vestiyere asılan bir mont, şemsiye yahut bir çanta misali kapının girişine asılıyor

Derin bir sessizlik hakim

Burası dünyanın cenneti sayılan bir ülkenin herhangi bir evi

Herkes birbiriyle kan bağıyla bağlı olsa da birbirini tanımıyormuş gibi davranmak zorunda

-Sus konuşma

-Ses yapma

-Çekil önümden

Ya da beni odamda kimse rahatsız etmesinler, bakışlarla ifade ediliyor

Çıt yok !

Çünkü ekran dikte ediyor ; “gözünü benden alanın gözünü oyarım! “

Ve her vaktin kendine esir alan seyrentisi başladı bile

Adına ister aptal kutusu deyin

İster dolu vakitleri boş vakitlere çevirici deyin

İsterse uyuşturma edavatı

Ne derseniz deyin o hakimiyetini kuruyor, karşısına geçenler düşünemiyor, yönlendiriliyor,

kendilerinden başka bir şey olduklarına inandırılıyor, uyutuluyor vs vs.

Bir insan her akşam bir kutu karşısında yutkunmadan nasılda öylece saatlerini harcayabilir. Yetmez de

bu ziyan duruş, gün içinde okulunda, işinde o dünyalı olmayan bir takım kahramanların dedikodusuyla

gün geçirir.

Behzatı gördün mü, kuzey güneyden esiyor, sülüman bu gece kiminle yatacak,eşim bilmez ben hiç

bilmem diyorsanız yeteneksizsiniz. O ses benim diyebilmeniz için bugün ne giyineceğinize siz karar

vermemelisiniz. Karnınız ve nefsiniz acıktıysa; yemekteyiz.

Suskunlarla susarken bazı akşamlar insan kendini sağır zannedebilir, emredenin yolundan gidip

esir olduğuna kesin kanaat getirebilir ve eyvah ki şanslı masayı koyarlarsa yol ortasına işte böyle

herkes düşebilir. Kayıp şehir de kaybolabilir ve öyle bir geçer zaman ki; insan bunu yolun sonuna

geldiğinde anlayabilir. Önce unutma beni sonra affet beni ama ne yaparsan yap izle beni. Aslında

iyi yönden değerlersek bu izlentileri; siyah dayınız yoksa artık var, soğuklarda krem ihtiyacınızda

krem le karşılanıyor, harem kuruldu, beşyüz bine bile yakın birileri. Benim için üzülme evimiz böyle

şahane(!).Daha da genişletirsek aileyi dahil olmayan kalmaz bu işe. Üç beş adamın kahve sohbeti

gibi memleket kurtarmaları ve futbolu evlattan yakın sandırmaları girince devreye kalakalırız biz

istikametsiz bir halde gümbürtüye gitmeye.

Efendim maalesef çok saçma bir yazı çıkıyor ortaya (!) neylersiniz ki ahval bu olunca hal bundan öte

olmuyor. Yazımın başında belirttiğim gibi bu cennet ülke Türkiye efendim. Cennet ülkede sefamız

olsun diye bedenin üstünde bulunan, başın içinde yer alan, büklüm büklüm yapıyı iyi kullanmak

gerekiyor.

DENİZHAN BURHAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Paylaşıyorum ki farkına varsın insanlar hallerinin... Harika bir yazıydı, kutlarım.

Adil Serkan SATI 
 22.03.2013 9:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 123
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

Basın Danışmanı. Medya tanıtım uzmanı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster