Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '15

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
104
 

Beyinler arası ağ kurulabilir mi?- (İnovasyon ve Ağ Teorisi)

Beyinler arası ağ kurulabilir mi?- (İnovasyon ve Ağ Teorisi)
 

Dizinin ilk iki yazısında ortaya koyduğumuz tabloda kişinin sahip olduğu nöronların oluşturduğu ağın (içsel), küresel ağa (dışsal) bağlanması ile ‘bilginin’ daha hareketli bir hal aldığını görüyoruz..

Böyle bir ortamda, özellikle günümüzün lider işletmeleri ya da yöneticilerinin ise sürekli inovasyon kavramını ön plana çıkartmaları ise kaçınılmaz.

Her ne kadar kavramın tanımı üzerinde görüş ayrılıkları olsa da OECD ile Eurostat inovasyonu aşağıdaki şekilde tanımlıyor (2005):

“İnovasyon; yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet), veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iş uygulamalarında, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır.”

Görüleceği üzere tanımın odak noktası “yenilik ve yeni fikirler”.

Peki, “yeni ve iyi fikirler” nereden geliyor??  ya da “yeniliği” nasıl sistemli olarak üretebiliriz?

En azından çağımız koşulları içinde yeni fikirleri daha hızlı üretmeyi başarabilen kişiler, kurumlar, ülkeler ya da her türlü yapı diğerlerine göre maddi ya da manevi anlamda her konuda daha çok söz sahibi oluyorlar.

Bu soruların cevabını arayan Steven Johnson,  İyi Fikirler Nereden Gelir? (Where Good Ideas Come From?-2010) kitabında bu konuyu tartışıyor. (Not: Kitabın İngilizce-Pdf versiyonuna internette ulaşabiliyorsunuz.)

Johnson, yaratıcı düşüncenin evrimini inceleyerek günümüz dünyasının koşullarında zihinlerin inovatif düşünceye ulaşması için eksik kalan parçanın tamamlandığını savunuyor.

Son 10-15 yıl içinde kurulan ağlar ve bireylerin birçok farklı sosyal ağ aracılığı ile birbirine daha çok “bağlanması” sayesinde, kişisel olarak daha yaratıcı ya da inovatif bir düzlem oluşuyor. (İlgilenenler için kitabın görsel bir özeti youtube’da da mevcut. Ulaşmak için tıklayınız.)

Kurulan “bağlantılar” ve bu bağlantılar sayesinde nasıl yeni fikir ya da yeni değerler ortaya koyduğumuzu sadece bireysel anlamda değil, kurumsal ya da makro anlamda da incelemek mümkün. 

Ağ Teorisi (Network Theory) bu konuda önemli bir bakış açısı ortaya koyarak özellikle farklı gruplar, organizasyonlar,  devletler ya da bireylerin birbirleri arasında kurdukları ilişki ağlarını sistemli olarak incelemeye çalışıyor.

Burada kurulan ve incelenen ağlar: arkadaşlık, romantik ilişkiler, danışmanlık ya da tanışıklığa dayanan sosyal ağlar; stratejik işbirlikleri ya da sözleşmelere dayalı formal ağlar, kurum içi personel hareketleri, organizasyon içi ilişkiler gibi informal ağlar ve üyeliklere dayalı ağlar olarak örneklenebilmektedir.

Linkte yer alan ilk resimde formal bir ağ örneği (Boston Bioteknik Bilgi Topluluğu) göreceksiniz. Bu ağda yer alan üçgenler üniversiteleri, kareler hastaneler ve araştırma merkezlerini, daireler şirketleri ve aradaki çizgilerde bu yapılar arasındaki bağlantıları ortaya koymaktadır. İkinci linkte yer alan diğer resimde ise Silikon Vadisinde yer alan şirketlerin kurdukları işbirlikleri sonucunda oluşan formal olmayan ilişkiler ağı ortaya konulmaktadır. Bilindiği üzere Silikon Vadisi, ABD’de yüksek teknoloji alanında üretim ve geliştirme faaliyeti gösteren firmalardan oluşmaktadır. Bir diğer deyişle yeni fikir, ürün vb.inovasyon yoğun bir bölgedir.

Bugün günlük hayatımızda çoğumuzun yakından tanıdığı Intel, Cisco, Google, HP, Apple, Microsoft, Oracle, Nvidia, Facebook, Twitter vb. birçok firma bu platformda faaliyet göstermektedir.

Görüleceği üzere kurumsal anlamda bakıldığında da içinde bulunan ağ, kurulan bağlantılar ve ilişkilerin gücü firmanın inovatif faaliyetlerde başarısında önemli bir rol oynamaktadır.

Kurumsal ya da bireysel her iki açıdan da bakıldığında ne kadar çok ve etkin “bağ” kurabiliyorsak, yeni fikirlerimiz için o kadar çok ilham kaynağımız oluyor.

İşte burada yazının ana konusu olan şu soruya ulaşıyoruz; ‘beyin-içsel’ ve ‘küresel-dışsal’ ağlar birbirleri ile ‘mutlak’ bağlantılar kursalar ortaya nasıl bir yapı çıkardı?

Tabi öncelikli soru, böyle bir şey teknik olarak mümkün olabilir mi?

Bu sorularımızın cevaplarını da sonraki yazımızda hep birlikte arayalım diyerek sözü şimdilik noktalayalım.

 

İbrahim H. KAYRAL

Not: Beğendiğiniz yazıları paylaşmayı ihmal etmeyin :)

 

Kaynak: www.ibrahimkayral.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beyinler arası ağ kurmak bana göre teorik olarak mümkün olsa bile etik olarak olmamalıdır. Çünkü bu yapıldığında bütün beyinler tek bir irade tarafından yönetilir ve bu da insanlığın sonu olur.Maymun örneğinde de ifade ettiğiniz gibi maymun uyutuluyor.Bense ağa bağlı olup uyutulmayı asla kabul edemem. Eminim sizde. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 27.07.2015 21:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 732
Kayıt tarihi
: 07.07.10
 
 

1978 Ankara doğumlu, ekonomi ve işletmeciliğe ilgi duyan eğitimini bu alanlarda devam ettiren anc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster