Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '16

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
2372
 

Beynin "Kişiye özel" Tedavisi

Beynin "Kişiye özel" Tedavisi
 

Ennegram&İnsan


Özet:
 
Bir zamanlar sufi dergahlarında mürşidin müridi tanıması amacıyla uygulanan bir yöntem geçtiğimiz yüzyıl içinde batıya taşınarak güncellendi ve enneagram adını aldı. 
İnsanları 9 farklı kişilik olarak tanımlayan enneagramda her kişiliğe ait özellikler tıpkı depresyon ve anksiyete bozukluklarında olduğu gibi beyin serotonin, noradrenalin ve dopamin etkinliğindeki farklılıklarla açıklanmış*.
 
Hastalıkların stres ile olan yakın ilgisi ve stresin kişiliğe özel yakınmalara neden olması dolayısıyla ''tedavilerde kişiliğin belirlenmesi ardından beyin amin (nörotransmitter) etkinliklerine göre ilaç seçimi yapılabilir mi ?'' sorusuna yanıt arandı. Nöroloji polikliniğinde; başağrısı, başdönmesi, uykusuzluk, unutkanlık, yaygın vücut ağrıları, gibi yakınmalarla gelen hastaların tedavilerinin belirlenmesinde kişilik özelliklerini de dikkate alan ilaç seçimi yönteminin başarılı olduğu görüldü.
 
Kişiliğin Hastalıklar Üzerine Etkisi ve Enneagram:
 
Olay, durum ya da kişi; hayata bakış penceresinden değerlendirilip uygun olup olmadığına spontan bir akış içinde karar verilir. Uygun onayı olumlu, uygun olmayan onayı olumsuz sonuçlara neden olur. Olumsuzlukların bir diğer ifadesi ''stres''tir. Stresi yaratan, kişinin hayata bakış açısıdır. Beyin bilgi birikimi ve kişilik özellikleri, hayata bakış açısını belirleyen 2 temel özelliktir.
Bilgi birikimi; yaşanılan çevrenin ve eğitimin öğretileri ve deneyimlerden oluşur. Bu bilgiler iki uçlu değer yargılarını oluşturur(iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış, günah-sevap vb..). Değer yargıları ise duyguları tetikler.
Hemen her duygu her insanda hissedilebilir ancak kimi duygu ya da duygular o kişinin kimliği haline gelecek kadar sık ve güçlüdür. Baskın duygu tipini kişilik özellikleri belirler.
Duygunun bedende ''his''edilmesi, homestaz'ın bozularak allostaz'a geçişinin ifadesidir ki hormonal ve sinirsel yollarla vücudun çalışma sistemini düzenleyen beynin -stres sonucu- hastalıklar üzerindeki etkisini ifade eder.
Enneagram, insanın yapısında bulunan duygu(kalb), düşünce(kafa) ve içgüdü(beden) merkezlerinin ilişkilerinde oluşan dengesizlik sonucu 3 temel duygunun açığa çıktığını belirtir; öfke, korku ve kibir(yada gurur).
 
Enneagram Kişilik Tipleri
 
İçgüdü merkezinde oluşan dengesizlik öfke duygusunu açığa çıkartır. Oluşan 3 farklı kişilik tip 8, tip 9 ve tip 1 olarak ifade edilir.
 
Tip 8
Sekizler, kendi kendine yeterli ve güçlü olmaya, yaşadığı çevrede büyük bir etkiye yol açmaya duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Dokuzların ve Birlerin aksine, öfkelerini derhal ifade ederler. İyilik halinde kendinden emin, enerjik, dürüst, doğru, kararlı, sahiplenici, korumacı, cesur, destekleyici, cömert, açıksözlü, sadıktırlar. Kötü yönleri ile duyarsız, baskın olmaya çalışan, ben-merkezli, aşırı saldırgan, talep edici, vakit ve enerji isteyen, kibirli, kavgacı, paylaşmayı sevmeyen, uzlaşmaz, hata bulucu olabilirler.
Beyinlerinde serotonin etkinliği düşüktür. Bu nedenle duygu-durumları değişkenlik gösterir. Tepkili ve agresiftirler.
Norepinefrin aktivitesi düşüklüğü nedeniyle anksiyete düzeyleri de düşüktür. Düşünerek hareket eden, kendinden emin bir hal içinde olurlar.
Dopamin etkinliği yüksektir. Bu nedenle özgüveni yüksek, kararlı, enerjik ve dayanıklı bir hale bürünürler.
 
Tip 9
Dokuzlar, uyum içinde yaşamaya, başka insanlarla kaynaşmaya ve çatışmadan kaçmaya duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Bütün Enneagram tipleri içinde diğer tiplerle özdeşleşmeye en eğilimli tiptirler. Dokuzlar ortama uyarlar, hareketlerini başkalarının ihtiyaçlarına göre ayarlarlar ve kendi gerçek ihtiyaçlarını unuturlar. Öfkelerini çoğu kez dolaylı olarak (pasif agresif tavırlar ve inat ile) ifade ederler.
İyi hallerinde kabullenici, şikayet etmeyen sabırlı akıllı, bilge, empati kurabilen, kibar, yumuşak, nazik, destekleyici yargılamayan, dost canlısı, aşırı diğergâmdırlar. Kötü hallerinde ise pasif-agresif (öfkesini dolaylı olarak gösteren) inatçı, apatetik, iddiasız, savunmacı, obsesif, takıntılı, dalgın ve kafası karışık, unutkandırlar.
Beyin serotonin etkinliğinin yüksek olması nedeniyle naif ve mutlu bir görüntü çizerler. Sıklıkla kendilerini iyi hissederler.
Norepinefrin etkinliği düşük olması nedeniyle anksiyete düzeyleri düşük, düşünerek hareket eden bir hal içinde olurlar.
Dopamin düzeyleri düşüktür. Enerjileri, özgüvenleri, harekete geçme hızları düşüktür. Çelimsiz görüntüdedirler.
 
Tip 1
Birler, kendilerini geliştirme ve doğru biçimde yaşama ihtiyacının motive ettiği kişilerdir. Genellikle titiz ve zor beğenen kişiler olmalarına karşın, bazıları fiziksel düzgünlükten ziyade politik, dînî veya etik prensiplerle daha fazla ilgilidirler. Birler kurallara uyarlar. Kendi kendilerine uyguladıkları kısıtlamaların ve diğer insanların dilediklerini yapmakta özgür davranmalarının bir sonucu olarak kızgınlığa kapılırlar. İyi yönleri ile etik, ahlâkî değerlere önem veren, idealist, üretken, güvenilir, âdil, dürüst, öz-disiplin sahibi, işini iyi yapan, yardımsever, titiz, objektiftirler. Olumsuz yönleri ile, yargılayıcı, esnek olmayan, hükmedici, kontrol edici, endişe verici, tartışmacı, muhalif, kusur bulucu, uzlaşmaz, inatçı, aşırı ciddî, başkalarını eleştiren tipte görüntü çizerler.
Beyin serotonin etkinliği orta düzeydedir. Stabil, nötr bir duygu-durum içindedirler.
Norepinefrin etkinliği düşük olması nedeniyle anksiyete düzeyi düşük, temkinli ve düşünmeden hareket etmeyen yapıdadırlar.
Dopamin etkinliği orta düzeyde olup yeterli derecede enerji ve özgüven sahibidirler.
 
Duygu merkezinde oluşan dengesizlik kibir ya da gurur duygusunu açığa çıkartır. Oluşan 3 farklı kişilik tip 2, tip 3 tip 4 olarak ifade edilir.
 
Tip 2
İkiler, sevilmeye, değer verilmeye ve pozitif duygularını diğer insanlara ifade etmeye duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Karşılıklı-bağımlılık (ihtiyaç) bütün tiplerde bulunmasına karşın, İkiler karşılıklı-bağımlılığa özellikle eğilimlidirler. İkiler; insanların yaşamlarında farklılık oluşturmak, hoş, iyimser ve dikkatli görünmek isterler. Olumlu yönleri ile sevecen, sıcak, cömert, şevkli, dikkatli, ilgili, değerbilir, anlayışlı, konuşkan, dost canlısıdırlar. Kötü yönleri ile ikiler, dolaylı, aşırı yardımsever, duygularını aşırı açığa vuran, hükmedici, aşırı sahiplenici, samimiyetsiz, aşırı fedakâr, çıkarcı, başkalarını kullanabilen, isterik olabilirler.
Beyinlerinde serotonin etkinliği yüksek olduğundan kendilerini iyi hissederler. Sıklıkla nazik ve mutluvbir görünüm çizerler.
Norepinefrin etkinliği orta düzeydedir. Ilımlı anksiyöz, orta derecede dikkat özelliği gösterirler.
Dopamin etkinliği de orta düzeyde olup yeterli derecede enerjik, isteğini ortaya koyabilen ve özgüvenlidirler.
 
Tip 3
Üçler, saygı görmeye, başarılı, üretken ve verimli olmaya duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Pozitif bir ışık altında görünmek isterler ve nasıl hissettiklerinden ziyade dış görünüşlerinin nasıl olduğuna odaklanma eğilimindedirler. Olumlu yönleri; enerjik, verimli, iyimser, çalışkan, dışarıdan zorlama olmadan çalışan, pratik, sorumlu, güven ve güç verici, yetenekli... Olumsuz yönleri; ben-merkezli, kendi görüşlerine çok önem veren, kibirli, yüzeysel-derinliksiz, intikamcı-kinci, aşırı rekabetçi, aldatıcı-yalancı, savunmacı, fırsatçı...
Beyin serotonin aktivitesi orta düzeyde olup stabil-nötral duygu-durum halindedirler. 
Norepinefrin etkinliği de orta düzeyde olup ılımlı anksiyöz, dikkatlidirler.
Dopamin aktivitesi yüksektir. Özgüvenleri yüksek, iş bitirici, enerjiktirler.
 
Tip 4
Dörtler, hislerini anlamaya, eksik olanı ve hayatın anlamını araştırmaya ve sıradan olmaktan kaçınmaya duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Hayalci ve sanatsal bir kişiliğe sahip olma anlamında “romantik”lerdir. Dörtler duygularını ifade etmeye ve özel görülmeye ihtiyaç duyarlar. Kim oldukları ve neye sahip oldukları konusunda memnuniyetsizlik içindedirler. İyi yönleri İle bireysel, kavrayışı güçlü, ifade yeteneğine sahip, yaratıcı, sıcakkanlı, destekleyici, kültürlü ve kibar, şefkatli, nazik ve yumuşak huylu, akıllıdırlar.Kötü yönleri ile dörtler, çabuk öfkelenen, çekingen, yalnızca kendiyle ilgilenen, kıskanç, duygusal, ihtiyaç içinde olan, kolay incinen, züppe, sıkıntılı, depresyon içinde, eleştirel, zevklerine aşırı düşkündürler.
Beyin serotonin etkinliği düşük olması nedeniyle duygu-durumları dengesiz, agresif, tepkilidirler.
Norepinefrin etkinliği orta düzeyde olup ılımlı anksiyöz, orta düzeyde dikkatlidirler.
Dopamin aktivitesi düşüktür. Bu nedenle özgüvenleri zayıf, enerjileri düşük, çelimsizdirler.
 
Düşünce merkezinde oluşan dengesizlik korku duygusunu açığa çıkartır. Oluşan 3 farklı kişilik tip 5, tip 6, tip 7 olarak ifade edilir.
 
Tip 5
Beşler, bilmeye ve anlamaya, kendi kendilerine yeterli olmaya ve kuşatılmış yada işgal edilmiş hissetmekten kaçınmaya duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Beşler insanlar tarafından korku verici ve aşırı duyarlı bulunurlar, bilgi biriktirirler ve kendi düşünceleri yada ilgilendikleri konularla başbaşa kalmayı severler. Olumlu yönleri; objektif, odaklanabilen, akıllı, bilge, nazik, önyargısız, yeni fikirlere açık, kavrayışlı-çabuk anlayan güvenilir, serinkanlı, meraklı-öğrenmeye istekli, sezgili, öngörü sahibi.. Olumsuz yönleri; tartışmacı, kibirli, cimri, eleştirel, karamsar, çekingen, inatçı, yargılayıcı, elindekileri kendine saklayan, toplumdan uzak, soyutlanmış...
Beyinlerinde serotonin etkinliği orta düzeyde olup stabil-nötral duygu-durumundadırlar.
Norepinefrin etkinliği yüksektir. Anksiyöz, makina misali çalışan akıl, yüksek dikkat özelliği kazandırır.
Dopamin aktivitesi düşüktür. Bedensel enerji, güç ve özgüven zayıftır.
 
Tip 6
Altılar, güvenliğe duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Fobik Altılar korkularını açığa vurup onay almak isterlerken, kontrafobik (korktuğundan kaçınmayıp üzerine giden) olanlar meydan okuma ve çatışma eğilimi gösterip korkularını gizleler. Fobik ve kontrafobik özellikler çoğu durumda aynı kişide de görülebilir. Fobik Altılar genellikle temkinli, uyumlu, bağımlıdırlar. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak her türlü otorite sahibinden korunma yolları ararlar. Kontrfobik Altılar korkularını saldırgan ve meydan okuyan bir dış görünümün ardına gizlerler ve otoriteye isyan ederler. Altıların çoğu, fobik ve kontrafobiğin bir bileşimidir.Olumlu yönleri; sadık, uyanık ve teyakkuzda, meraklı, ilgi gösteren, şefkatli, merhametli, zekîce ve iyi konuşan, pratik, sorumluluk sahibi, destekleyici, dürüst.. Olumsuz yönleri; kaygılı, kontrol edici, önceden tahmin edilemez, şüpheci-paranoyid, savunmacı, katı-esnek olmayan, sabırsız ve aksi, iğneleyici, zalim, gaddar...
Beyinlerinde serotonin etkinliği düşüktür. Bu nedenle duygu-durum dengesizdir. Tepkili ve agresiftir.
Norepinefrin aktivitesi yüksektir. Anksiyöz, dur durak bilmeyen bir zihin, yüksek dikkat özelliğine sahiptir.
Dopamin etkinliği orta düzeyde olup yeterli enerji ve özgüven sahibidirler.
 
Tip 7
Yediler, mutlu olmaya, dünyaya katkıda bulunmaya, acı ve ıstıraptan kaçınmaya duydukları ihtiyaç tarafından motive edilirler. Yediler çok plan yaparak ya da kendilerini sürekli meşgul tutarak korkuyu inkâr eder veya bastırırlar.
İyi yönleri ile yediler; istekli, enerjik, canlı, eğlenceyi seven, rahat, teklifsiz, hayal gücü gelişmiş, çekici, meraklı, sevimli, gamsız ve neşeli, eli açıktırlar. Kötü yönleri ile yediler; ben-merkezli, dürtüleriyle hareket eden, âsî, manik-yerinde duramayan-aşırı hareketli, fikirlerinde inatçı ve tartışmacı, savunmacı, dikkatini çabuk kaybeden, güvenilmez, kendine zarar verecek işler yapabilen kişilerdir.
Beyinlerinde serotonin, norepinefrin ve dopamin etkinlikleri yüksektir. Enerji dolu, girişken, konuşkan, mutlu, anksiyöz, özgüveni yüksek özellikler gösterirler.
 
Kişilik Tipine Göre Uygun İlaç Seçimi
 
Bu tablo kişiye uygun ilaç seçimi konusunda referans olacaktır. İlk yakınmaların başlamasıyla birlikte etkinliği en düşük olan nörotransmitteri güçlendirici tedaviden kişiler fayda görülür. Tablonun daha da şiddetlenmesiyle etkinliği düşük olan 2.nörotransmitteri de güçlendirmek gerekir. Daha ileri olgularda antipsikotikler hemen tüm tipler için önerilebilir.
 

Tip

Serotonin

Norepinefrin

Dopamin

Sekiz

Düşük

Düşük

Yüksek

Dokuz

Yüksek

Düşük

Düşük

Bir

Orta

Düşük

Orta

İki

Yüksek

Orta

Orta

Üç

Orta

Orta

Yüksek

Dört

Düşük

Orta

Düşük

Beş

Orta

Yüksek

Düşük

Altı

Düşük

Yüksek

Orta

Yedi

Yüksek

Yüksek

Yüksek

 
Tip 8 için dopamin etkinliği olmayan bir preparat, SNRI yada SSRI seçilebilir. Bu kişilikte olan insanlar ilaç kullanımını ''zayıflık'' olarak görürler. Haksızlığa tahammül edemediklerini belirtirler. Tepkilerini bir eli belde, diğer elini sallayarak gösterirler. Yüksek dopamin etkinliği nedeniyle her an saldırıya hazır görünümdedirler. Kafasına koyduğunu yapan, tuttuğunu koparan tiplerdir.
 
Tip 9 yüksek serotonin etkinliği nedeniyle SSRI ve SNRI preparatlarını tolere etmekte zorlanırlar. NRI, NDRI yada dopaminerjik bir preparat tercih edilebilir. Bupropion en ideal ajandır. Tepkisiz, kendi halinde olan tip 9'lar klasik ''içine atan'' insan modelini oluştururlar. Öfke patlamaları, migren krizi, epileptik atak, psikotik atak, kolik sancısı ile başvururlar.
 
Tip 1 için ilk tercih NRI olmalıdır. Düşük doz SNRI yada SSRI preparatlarını tolere edebilirler. Buspiron'dan çok fayda görürler. Uyku bozukluklarında valdoksan tercih edilebilir. Tip 8 gibi haksızlığa tahammül edemediklerini belirtirler. Sıklıkla dikkat eksikliği-unutkanlıktan yakınırlar. Sıkça öfkelenip belli etmek istemezler. Koroner yoğun bakım ünitesinin müdavimidirler.
 
Tip 2 SSRI ve SNRI grubu ilaçları tolere etmekte zorluk çekerler. Dopaminerjik ajanlardan, özelikle MAO B inhibitörü olan rasagiline'den fayda görürler. Tip 2'lerin gerçek ilacı yakın ilgi-sevgidir.
 
Tip 3 NRI preparatlarından, özellikle reboksetinden fayda görürler. Diğer grupların az yada çok yan etkisiyle karşılaşırlar.
 
Tip 4 Serotonin ve dopamin etkinliğini artırabilen her preparattan fayda görürler. Sitolopram+rasagilin kombinasyonu idealdir. Prematür ejekülasyon en sık bu tipde ortaya çıkar. Kadın 4'ler ise hızlı orgazm olurlar. Serotonin düşüklüğü nedeniyle kolay sinirlenir ve çabucak yatışırlar.
 
Tip 5 Bupropion'dan ya da rasagilin'den fayda görürler.
 
Tip 6 ilk tercih sitolopram olmalıdır. Huzursuz bacaklar sendromu tanısı konan ve dopamin agonisti kullanan tip 6, anksiyete bozukluğu belirtileriyle geldi. Kullandığı ilaçları keserek sadece sitolopram verilmesi ile tüm yakınmaların düzeldiği gözlendi. (normal şartlarda serotoninerjik ajanların HBS'nu şiddetlendirdiği bilinir). Anksiyolitik olarak buspiron'dan fayda görürler.
 
Tip 7 anksiyolitik etkinliği olan; antiepileptik ajanlar, hidroksizin, düşük doz maprotilin'den fayda görürler.
 
Sonuç:
Kişilik tipleri dikkate alınarak yapılan ilaç seçimi sonucunda yan etkilerin en az düzeyde ortaya çıktığı, çoğunlukla tedaviye hasta uyumunun sağlandığı, tedaviyi sonlandırırken ilacı bırakma belirtilerinin en az düzeyde ortaya çıktığı gözlendi. Yakınma ve hastalıkların genetik bilgilerden kaynaklandığı ancak nöropsikiyatrik olgularda tedavilerinin sadece belirtilere değil kişiliğe göre de belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldı.  
 
Dr Güçlü Ildız
Nöroloji Uzm.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1183
Kayıt tarihi
: 25.06.07
 
 

Nöroloji uzmanıyım. Tedavilerin hastalık belirtilerine göre değil kişiye özel olması gerektiğini ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster