Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1197
 

Beytüşşebap'da, Silopi'de, Cizre'de, Pervari'de hain saldırı...

Beytüşşebap'da, Silopi'de, Cizre'de, Pervari'de hain saldırı...
 

Merhaba değerli okurlar,

Saldırı, saldırı, saldırı...

Roketatarlarla saldırı...

Bombalarla saldırı...

Uzun namlulu silahlarla saldırı...

Mayınlarla hazırlanan hain pusular, hain tuzaklar...

Artık alışdık bu tür haberlere...

Nerede oluyor tüm bu olaylar?

Ağırlıklı olarak, ülkemizin doğu ve güney doğu anadolu bölgesinde...

Başka neler oluyor o bölgelerimizde?

Neler olmuyor ki......)))

Hint keneviri yetiştiriliyor...

Uyuşturucu kaçakçılığı yapılıyor...

Silah kaçakçılığı yapılıyor...

Yani her türlü, gayri kanuni, gayri meşru işler yapılıyor...)))

İyi de nerede kanunlarımız, nerede yasalarımız?

Nerede uygulayıcılar?

Geçenlerde, hint keneviri yetiştirip, başında nöbet tutarken, bir anda panikleyip, askere ateş açan, sonrasında çıkan çatışmada öldürülen o insanlara da yazık oldu bence...

Çünkü, onlar kimbilir kimin işçisiydi...

Açlık kötüdür, allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin...

Aç oldunuz mu, işsiz oldunuz mu, herşeyi yaparsınız...

Kırgızistan'a 21 milyon doları hibe olarak veren AKP'ye sormak gerek...

Bu parayı ülke insanı için niçin kullanmadınız?

Evet, o olayda, ölen insanlar, askere ateş ettikleri o silahları nereden bulmuşlardı?

Silahlar temizmiydi, yoksa, bir takım olaylarda kullanılmış mıydı?

Yine, bu olay sonrasında, o hint kenevirinin yetiştirildiği arazinin kime ait olduğu araştırılmışmıdır, o şahıs hakkında işlem yapılmış mıdır?

Muhtemelen, o kargaşada, bu sorular belki de yetkililerin akıllarına bile gelmemiş olabilir...

Ölenler öldüğüyle kalmışdır ve olasıdır ki hint keneviri üretimine de devam edilmektedir...

İnsanın sorası geliyor...

Orası Teksas mı diye?

Silahlar, bombalar, mayınlar, roket atarlar...

TSK'ya ait bombaları, mermileri, silahları, çatılarda, denizin dibinde, toprak altlarında, tabiri caizse havada, karada ve suda bulup çıkaran AKP iktidarı, doğu ve güney doğu anadoluda, askere kurşun sıkan silahları nasıl oluyor da bulamıyor...

Onlar vurup, sınırdan kaçıyor denemez...

Çünkü, onlar sınırın çok içlerinde de bu eylemleri yapıyorlar...

Bence siyasiler, sorunu Kandil'de Mandil'de aramasınlar...

Mutlaka oraların da etkisi var ama, hiç kusura bakmasınlar.

Biz ülkemizin içindeki asayişi sağlamaktan, inanın uzağız ve aciziz...

Ne yazık ki, siyasiler, caydırıcı cezalar ortaya koymayarak, bir noktada bize dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın anlayışı ile, olayları mecrasında sürdürmeye devam ederken, gariban vatandaşın ocağına ateş düşürmeye devam etmektedirler...

Ve siyasiler unutmamalı ki, bundan 15-20 sene önce, 300-400 kişiyle başlayan bu olaylar, her güçen gün daha da artmaktadır...

Bu nedenle, teşbihte hata olmasın, ihmaller ve vurdumduymazlıklar sonucu , bin yıl yaşasın diyerek büyütülen o yılan, uzun sürmez, kendilerini de ısırmaya başlayacaktır...

Bugün için, Cizre'de, Pervari'de, Midyat'da, Beytüşşebap'da, İstanbul'da, Silopi'de bazıları, ateş saçan, yürekleri yakan o silahları ellerine alacak ve takır takır sayacaklar, gariban vatandaşlar, ya şehit olacak, ya da gazi, sonrasında da biz topu Kandil'de arayacağız...

Hadi canım sende, bu düpedüz, gerçekleri görmek istememektedir........

Kim serbest bıraktı ve meşrulaştırdı sivil vatandaşın silahlanmasını.........

Silahı, devletin asayişinden sorumlu olan kurum personellerinin kullanması gerekmez mi?

Biz silah kullanmasını, taşımasını bilen insanlarmıyız ki?

Bir anda sinirlendik mi, bir anda sevindik mi, olay orda kopar, çekeriz silahlarımızı başlarız saydırmaya...

Artık o namlunun ucundaki kurşun kime gider, neresine gider, allah bilir...

Hergün bunun onlarca örneğini, basınımızda okuyoruz, dinliyoruz, görüyoruz...

Sonrasında, allah rahmet eylesin, şehitler ölmez, vatan bölünmez, gibi söylemlerle hareket etmeyi, yazmayı, çizmeyi, çok iyi beceririz, becermesine de, ama hiç kimse o SİLAHLARIN TOPLANMASI konusunda harekete geçmez, caydırıcı cezalar koymayı düşünmez..

Özellikle, doğu ve güneydoğu anadolu bölgesinin düğünlerinde hep okuruz, zaman zaman da TV'larda izleriz...

Dolarlar saçılır, kaleşlerle hava taranır, hem de Milletvekillerinin gözü önünde...)))

Bu kaleşler, kimindir, meşru yolla mı devletten satın alınmıştır, yoksa kaçak yolla mı ülkeye sokulmuşdur bilen yok...

O ateşlenen kaleşler, korucu kardeşlerimizin silahlarımıdır, eğer öyleyse, devletimiz, o silahları nerede kullanmaları gerektiğini o insanlara öğretmemiş midir?

O boşa sıkılan mermilerin hesabı o emaneti taşıyan insanlardan soruluyormudur, bilinmez...

Gerçi sorulmuş olsa dahi, olasıdır ki, teröriste sıkdık deniyor ve geçiliyordur...

Buradan yetkililere seslenmek isterim...

Çatışmalar dursun, şehitler olmasın istiyorsak, öncelikle, öyle önüne geçene silah satışını yasaklayın bir...

Satışı yapılan, kayıtlı silahları toplayın iki...

Silah kaçakçılığını önleyin, üç...

Gayri meşru yollarla elde edilen ve muhtemelen terör olaylarında kullanılan silahları ise, öyle ne çağrıyla getirin demekle ve ne de, öyle dağlarda tepelerde aramakla, ararken de mayın patlaması sonucu şehit vermek ya da gazi olmakla elde edemezsiniz dört...

Bu silahları, zaman zaman geceleri ya da sabaha karşı evlere yapılacak olan arama mahiyetli baskınlarla, bulabilir ve toplayabilirsiniz...

Elbette, gece terörist, gündüz ise vatandaş olanlar, silahlarını evlerine getirmeyecektir...

Onlarda devletin istihbaratçıları kanalı ile istenirse adım adım izlenerek, ne zaman nereye gittikleri tespit edilebilir...

Tıpkı halkalı bombacılarında olduğu gibi...

Ve sonrasında da, yakalanan bu kişiler ve silahlarla ilgili araştırmalarınızı yaparsanız bir yerlere ulaşabilirsiniz...

YANİ SONUÇ OLARAK ŞUNU İFADE ETMEK İSTERİM...

SİLAH, DEVLETİN ASAYİŞ GÜÇLERİNİN, YANİ, TSK VE EMNİYET GÜÇLERİNİN ELİNDE OLMASI GEREKEN BİR ALETTİR...

HANGİ GEREKÇE İLE OLURSA OLSUN, VATANDAŞIN ELİNDEKİ TÜM SİLAHLAR TOPLANMALI VE TOPLUMUMUZ, SİLAHLARDAN ARINDIRILMALIDIR...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de beğendim yazınızı.inanın hepimizin bildiğive düşündüğü şeyleri yazmışsınız ama sonuç:((ben şundan korkuyorum yakında şehit haberlerine de alışırsa bu millet.hani zamma,rüşvete,kuyruk çilesine v.s'ye alıştığı gibi.ya duyduğunda dönüp bakmazsa televizyona,ya gazetede gördüğünde okumadan geçerse,ya bunu kanıksarsa....neden kimse birşey yapamıyor.ruhum isyan ediyor..benimde oğlum var ..neden bir kalleşin namlusunda yitip gitsin neden?şehit olanlar da benim oğlum ,kardeşim neden kalleşçe yittiler ve asıl kalleş olanlar kimler?????

daldabir 
 06.07.2010 1:20
Cevap :
Merhaba Sayın Cantürk, Öncelikle yorumunuzla verdiğiniz katkı nedeniyle Size de teşekkür ediyorum. Evet,genç bir anne olarak,hissiyatınızı anlıyorum.Elbette,hiç kimse,evladını yitirmek istemez.Hele hele,birilerinin oğullarının gemileri sakin sularda yüzsün, birilerinin oğulları, güven içerisinde ticaret yaparak para kazansın diye, sade vatandaşın evlatlarını, şehit vermesini,elbette,hiç bir anne kabul edemez.Ve tepki gösterilecek bir husustur.Eğer ki onların çocukları da,tıpkı gariban vatandaşın evlatları gibi,sınır boylarında askerlik yapıyorlarsa,sözümü geri alıyorum.Ama değil,kimisi paralı askerliği bekliyor,kimisi,yalılarının karşısında denizde yapıyor,kimisi para karşılığı sahte çürük raporları alıyor ve sonuçda,kurşunlara hedef olarak şehit olmak,gazi olmak,gariban vatandaşın gariban kınalı kuzularına kalıyor.İşte işin en acı yönü bu.Bu kıyak kesimin evlatlarının başına bir iş gelmediği, onların canları yanmadığı sürece de, bu sorun çözülmez. Başkentten selamlar....  06.07.2010 21:29
 

Sınır ötesi harekatlar maalesef ülkemize yarardan çok zarar getiriyor.Zaten PKK semoatizanları hatta teröristler o kadar fazla ki sınırlarımız dahilinde, önce onları bitirebilsek çok mesafe alırdık. Benim bu konuda AKP den yana ümidim yok. Onların PKK dan daha öncelikli gördükleri konular var ve bu gidişin nereye olduğunu da maalesef hepimiz biliyoruz. Senaryo belli.Allah ülkemize yardım etsin.

beyazışık 
 05.07.2010 14:30
Cevap :
Merhaba hanımefendi, Öncelikle yorumunuzla verdiğiniz katkı nedeniyle teşekkür ediyorum..... Bir zamanlar, devlet bütçesine katkı sağlansın diye, yapılan silah satışları, kendini bilmezlerin elinde, bir çok masum insanımızın canını yakmıştır....Bu yanlışdan mutlaka dönülmelidir....Ayrıca, terörle mücadelede de silah kaçakçılığı son derece önemli...Bizleri sıkıntıdan kurtaracak olan, caydırıcı cezalardır....Ama AKP, halen cezaların hafifletilmesinden yana tavır koyuyor...Bunun için, AKP, terörle mücadelede başarı sağlar mı, bende ümitsizim açıkçası....))) Onlar, cezaları hafifleterek, o kesimlerden oy geleceğini düşünmektedir....Nasıl olsa onların çocukları riskli alanda değiller.....Açık denizlerde onlar gemilerini yüzdürürlerken, ticaret yaparak para kazanırlarken, olan gariban vatandaşların çocuklarına oluyor..... ))) Başkentten selam ve saygılar....  05.07.2010 22:21
 

Hakikatleri dile getirmişsiniz. Elinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 05.07.2010 11:56
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ediyorum İsmail bey, EVET, SİLAHLAR YASAKLANMALI VE BUNUN ARDINDAN DA, SİLAH BULUNDURANLAR, YAPILACAK YENİ YASAL DÜZENLEME İLE EN AĞIR BİR ŞEKİLDE, ÖRNEĞİN 10 YILDAN BAŞLAYACAK HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALIDIR....... Başkentten selamlar,  05.07.2010 12:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 524
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 865
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster