Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
721
 

Bıçak sırtı (7. bölüm)

Bıçak sırtı (7. bölüm)
 

Annesinin ölümünden sonra oğlunu daha iyi şartlarda (hatta bir şehzade gibi) başka bir aile içinde yetişmesine razı gelen babanın dramını anlatıyor dizi... Kimileri yine duygu sömürüsü yapan bir dizi deyip izlemese de, ben durumun ilginçliğini değerlendirmek için mümkün oldukça izliyorum...

Diziyi kısaca özetlersek; Hamile anne kimliği belirsiz biri tarafından çldürülünce kurtarılan oğlu eski Osmanlı hanedanlığına mensup bir aileye evlatlık verilmiş, baba ise bir müddet mahkum edilmiştir. Katilin baba olmadığı yıllar sonra anlaşılınca serbest kalıyor ve oğlunun evlatlık verildiği ailenin yanında (bir nevi oğluna) şöförlük yapmaya başlıyor. Gerçek sadece (geçen bölüme kadar) üvey baba "Orhan" ve öz baba "Ali"nin yakınları tarafından biliniyor.

Dizide bu konuya bağlı kalınarak (muhtemel dizi olmasından) bir takım duygu sömürüsü sahneler var. Mesela çocuk elin şöförüne aşırı derecede bağlanıyor. Hatta annesiyle(!) mahalle düğününe kadar gidiyor! Şöför ise elin oğluna anasından daha fazla sahip çıkıp kolluyor.

Bu haftaki bölüm ise çok ilginç noktalandı: Üvey baba, şöförün (öz baba oluyor aynı zamanda) ailesiyle bu kadar yakından ilgilenmesine dur demek için çok gerçekçi bir plan uyguladı ve işe yaradı. Çocuk şöförüne şöför gibi davranmaya başlayınca, öz baba (şöförün kendisi oluyor aynı zamanda) birden çocuğuna sahiplenmek istedi... En sonunda DNA, polis, mahkeme dedi ve bölüm bitti!
Şimdi, bu dizi niye izleniyordu? Baba ile oğul arasındaki acıklı durumu sindirmek için! Baba neden oğlundan ayrı yaşamayı kabul etmişti? Daha iyi bir hayat sunamayacağı için! Eee şimdi n'oldu?

Bence şimdi dizi kendi içinde kaosa girdi. (Ya da izleyicilerin kafasını karıştırmak için kaosa itildi!) Madem baba baştan oğluna uzak durmaya razı oldu ve diziye konu oldu da şimdi ne diye oyun bozanlık yapıyor? Diyelim mahkemeye verdi, hakim karşısına çıktı. Hakim sormaz mı: "Kardeşim, bu güne kadar nerdeydin?" Peki mahkemeyi kazanırsa izlediğimiz ilk bölümler boşa gitmiş sayılır mı? Sonuçta kimse istemese de sırf dizi için baba ile oğlun tüm zorluklara rağmen bu şekilde yaşamsına razıydı. Dizi sorumluları şu anda izleyicilere haksızlık yapmıyor mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yaşamak zorunda bırakılmış bir kadının, samimiyetine kapıldığı bir adama verdiği tepkiyi düşünürseniz (kısacası empati yapabilirseniz ki kurmacaların amaçlarından biri de budur), duygu sömürüsü veya mantıksız gelmeyebilir. Son olarak, mahkemede hakim karşısına çıktığında, bunca sene neredeydin sorusuna, önce hapiste, sonra çelişkide diyebilir rahatlıkla. Daha da anlamazsa bu hakim, yukarıda yazdıklarımı söyleyebilir.

mer yak 
 07.11.2007 12:14
Cevap :
Üvey Anne, Üvey Baba'dan çocuğu alarak şöförün daha rahat ilgilenmesini sağladı, sonuçta Baba mahkemeye vermekten vazgeçti! Diğer dizilerdeki gibi diziye daha fazla kafa yormamıza gerek kalmadı. :)))  07.11.2007 19:51
 

Ben "babayla oğulun arasındaki acıklı durumu sindirmek için" izlemiyorum bu diziyi. Bu dizinin amacının da bunun "sindirilmesini sağlamak" olduğunu zannetmiyorum. Kader olgusunu, insanların sevdikleri için katlandığı, bazen mantığa son derece ters düşse de pek insanca olan değerleri, insanın dünyada her istediğini yapamamasına atıfta bulunarak özgürlük kavramını sorgulatmaya çalışan, başkalarının nasıl bir insanın cehennemi olabileceğini anlatan bir dizi. Yani ben bunları aldığım için izlemeye devam ediyorum diziyi. Ali'nin şu ana kadar verdiği karara uygun hareket etmesi (yani çocuğuna yalnızca şoförlük yapmayı kabul etmesi) kadar, sinirlenip mahkemeye başvurmayı istemesi de insanca. Bazı olaylar insanı fevri tavırlara, sonucu ne olursa olsun göze almaya itebilir. Mantıksız ve duygu sömürüsü bulduğunuz yerlerse on sene hapiste çocuğunu düşleyerek, karısını özleyerek, olası tüm senaryoları düşleyerek, lanet ederek geçiren bir adamın ve tüm ömrünü samimiyetsiz ve kasıntı bir adamla.

mer yak 
 07.11.2007 12:10
Cevap :
Bir diziden farklı duygu durumlarında çıkarılabileceğine güzel bir örnek sergilendi teşekkür ederim...  07.11.2007 19:49
 

Bana gore bu diziyi izlenilir yapan kadrosu. Dizinin hikayesi de guzel ama bazen dediginiz gibi celiskiye dusuyorlar. Mehmet Aslantug bir soylesisinde Bicak Sirtini Bir Istanbul Masalini yazan ekip yaziyor deyince, 'Eyvah' dedim icimden. Cunku onlar guzelim Esma ile Selim askini ne hale getirdiler ya.. Iste bu nedenle Bicak sirtindaki celiskilere sasirmiyorum. Neyazikki bu kadro cok iyi bir fikir buluyor, yaratmiyor cunku orjinal hikayeler yabanci bir filmden aliniyor. Ondan sonra bir oyle ceviriyor, bir boyle ceviriyor. Ne tutarsa...Ama oyuncular tek kelimeyle mukemmel...

Tuba 
 26.10.2007 2:28
Cevap :
Dizi oyuncuları harikulade, dediklerinize hak veriyorum...  27.10.2007 7:57
 

Bu diziyi hiç izlemedim.Ama sayenizde genel bir fikir edindim.Dizinin maalesef hiç izlenecek bir tarafı olmadığı kanısına vardım.Çevremde pek çok arkadaşım var bu diziyi izleyen.Sadce Nejat İşler ve Mehmet Günsür için izlediklerini söylüyorlar.Bende o kişileri beğenmediğime göre,dizi benim için hiçbir anlam ifade etmiyor,demektir.Hatırla Sevgili'yi izlemelisiniz.Bir dönem filmi olarak,oyuncu kadrosuyla da bir hayli başarılı ve izlendikten sonra da insanın ruhunda iz bırakmayı başarabilen nadir dizilerden biri.Sevgilerimle.

Dolmakalem 
 24.10.2007 8:50
Cevap :
Her kesime hitap eden çeşitli diziler mevcut, sonuçta herkes kendisi için en güzelini seçme hakkına sahip! Bahsettiğiniz dizi güncel bir belgesel özelliği taşıyan güçlü bir yapım... Ona ayrıca değinmeyi düşünüyorum...  27.10.2007 7:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 4606
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Tıp doktoru ve iki senedir online sağlık danışma hizmeti veren  sitesinin yöneticisiyim. Sık ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster