Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '11

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1410
 

Big Brother yoluyla teknik takip yapıp bizi gözetleyenler yeni dünya düzeninin sahibi olacak

Big Brother yoluyla teknik takip yapıp bizi gözetleyenler yeni dünya düzeninin sahibi olacak
 

"Amerikalıların özgürlük için arslanlar gibi kükrediğini görmüşsünüzdür; şimdi güvenlik için koyun gibi melemeye başladılar" -Norman Vincent Peale (1898 -1993) 

George Orwell’ın "1984" adlı siyasi romanını okuyanlar bilirler. Ben şahsen bu romanı okuduğumda 1984 yılını 2-3 yıl kadar geçmiştik. 1949 yılında 1984 yılının nasıl olacağını fantastik bir şekilde anlatan yazarın bunu tutturamadığını düşündüğüm olmuştu. Oysa orda bahsedilen dünyanın geleceğinin nasıl şekilleneceğinin tahmini şeklindeki bir ütopyaydı. 

Romanda dünyadaki herkesin “Big Brother” adlı büyük bir bilgisayar tarafından bilgilerinin toplandığını ve takip edildiğini, dünyanın üç yönetim bölgesine bölündüğü, her üç devletin birbirileriyle olan savaş ve barış durumlarına göre tarihlerinin değiştirildiği ve insanların da artık yeni yazılan tarihe inandırıldığı müthiş bir propaganda hücumu altında olduğu anlatılmaktadır. 

Bu romandaki ütopyaya göre insanlar yöneticilerin korkusu ile sinmiş, özgürlükler kaldırılmış, ahlâki ve insani duygular yok edilmiş, düşünme ve düşündüğünü söyleme yasaklanmış, yaşam tüm güzelliklerini yitirmiştir. Hiç kimse birbirine güvenememektedir. Çoğu kişiler casustur. En yakınlarını yönetime gammazlama bir ödev haline getirilmiştir. Bireylerin kişilikleri tamamen silinmiştir. 

Leviathan kelimesini duymuşsunuzdur. Thomas Hobbes (1588 – 1679) bu kavramı "Leviathan, bir din ve dünya devletinin içeriği, biçimi ve kudreti" kitabında şöyle açıklar: "Onları halkını yabancıların istilasından koruyabilmenin, birbirlerine zarar vermekten engellemenin, kendi sanayilerini ve yeryüzünün meyvelerini güvence altına almanın yolu bütün gücü ve kudreti bir tek insan ya da insanların meclisine vermektir. Böylece bütün güç tek bir insanda toplanır. Bu “devlet” ya da Latince “civitas” olarak adlandırılır. Bu da devletin karşımıza büyük “leviathan”‘ın yani bir canavarın çıkmasına neden olur. Halkların üzerinde oluşturulan sanal tehditler, güvenlik sorununun çözümünü gerektirir. Bu da güvenlik adına bireylerin özgürlüklerini daraltmanın temel gerekçesi olarak gösterilmektedir. 

11 Eylül 2001 hemen sonrası dönemde, özellikle de kişisel özgürlüklerin ve özgürlük içinde kademeli bir düşüş başlangıcı olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz. ABD’nin bir Leviathan olarak ortaya çıkması ile özgürlükler bir çırpıda kaybolur. Bu durum ABD ile başlamış ve onun dünyadaki müttefikleri olan devletlerde de başlatılmıştır. Vatandaşlar hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi biriktiren, iktidar ve devlet bürokratlarının aşırı özel bilgilere sahip olduğu totaliter bir devlet haline gelen ABD, kendi gizli eylemleri için çok az bilgiyi vatandaşına vermiştir. Ve bugün, modern yönetimlerin bu elektronik çağda daha çok, her zamankinden daha çok ülkeyi polis devleti haline dönüştürmeye başlamıştır. Onlar daha önceki “Polis devleti" hükümetlerinin sadece hayal olabileceği bilgilere yeni teknoloji ile erişebiliyorlar. 

Günümüzde, süper bilgisayarlar ve devrimci yeni modellerle bilgi toplamak ve veri tabanları elde etmek; hükümetler, yani bürokratlar ve politikacılar için daha önce olması hayal edilemeyecek ölçüde veriyi bir arada toplar. Her vatandaşın bilgilerine ulaşmak hükümet istihbaratı tarafından çok daha kolay hale gelir, bu da korkutucu boyutlara ulaşır. Gerçekten, istismar için çok büyük potansiyeldir bu durum. 

2002 yılında, örneğin, ABD hükümeti de dahil olmak üzere, çok çeşitli kaynaklardan birey hakkında bir önleyici şekilde bilgi toplamayı programa aldı. "Toplam Bilgi Bilinci" adı verilen bir takip ve izleme sistemi oluşturmayı önerdi. 

SGK ve vergi kayıtları,  

Telefon arama kayıtları,  

Kredi kartı işlemleri,  

Bankacılık işlemleri,  

Uçak veya gemi rezervasyonları,  

Biyometrik veri tabanları,  

ABD’de ve Türkiye’de ev ve iş aramaları gizlilik kanununa göre haber verilerek ve izin alınarak yapılırdı. Ama şimdi bunun görmezlikten gelinmesi gerekçesi hazır: Terör ve güvenlik. George Orwell mezarında dönüyor olmalı. Şimdi şahıslar üzerinde bu muazzam veri rezervi sisteminin artık sağlam olması ve zaman içinde büyümesi yönünde açık işaretler vardır. 

ABD daha önce bunları sadece kendi vatandaşları için yapardı. İlk olarak, 2003 yılında başlatılan iç güvenlik ağı ile yerel yönetimlere kişisel ve iş kayıtları, sürücü lisansları, yerel vergileri, hem Amerikalılar hem de yabancıların hakkındaki bilgilerin merkezileştirmesi için izin verdi. 

İkinci olarak, 26 Ekim 2001 tarihinde ABD Başkanı George W. Bush tarafından kanun haline imzalanan ABD Patriot Act hükümleri, terörist olarak belirlenmiş grupları ile bağlantısı olabileceği olasılığına karşılık yabancı uyrukluları görmek için herhangi bir bireyin iş, kişisel ve hatta kütüphane kayıtları, telefon aramaları, mektup ve e-posta takiplerinin altyapıları oluşturuldu. Bugünkü, Obama yönetimi bu hükümler geçerli ancak Obama yönetiminin, önceki Bush yönetiminden biraz daha farklıdır. 

Üçüncü olarak, pasaport ve sıkı istihbarat taramadan beri Amerika Birleşik Devletleri içinde ve dışında seyahat eden her bireyin, Anayurt güvenliği adına uluslararası seyahat için bir gereklilik olup olmadığını anlamak adına onun tüm hareketleri kaydedilmeye başlandı. ABD hükümeti için sonraki mantıklı adım böylece bireyin gelir, satın alma ve yer değiştirmeleri ile ilgili dakika dakika bilgileri toplayarak, bu bilgileri dünyanın geri kalanına da uygulanacağı ve dünyada ABD hükümetine bağlı istihbarat örgütlerin verilerinin de aynı merkezde toplanacağı yapıya dönüşmektedir. 

İnsanlar hiç olmadık yerde çekilmiş resimlerinin, hiç olmadık bir kişiyle telefon görüşmesinin, hiç olmadık bir anda göndermiş olduğu elektronik postasının bir yetkili veya herhangi bir şantajcı tarafından önüne koyulması ile karşı karşıya kalabilecektir. Bu kayıtları tutanların bu bilgilerle neler yapabileceğini henüz görmedik. Bu güçlerin devletleri dahi yönetebileceğine şahit olacağız. 

Gerçekten de, hükümetlerin bu kitle gözetim sistemleri 2020 yılına kadar büyüyecek, “ Yeni Dünya Düzeni” de bu eksende yürüyecektir. 

CYBER BIG BROTHER her şeyi bilemez ama herkesi çok iyi izler. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Facebook ve twitter vb. ortamlar insanlar hakkında bilgi toplama ve onları düşüncelerine göre kategorilere ayırabilmeyi ayrıca algı yönetimininde çok rahat bir şekilde yapılabilmesini sağlamaktadır. İnsan beyni öyle tuhaf ki yoldan geçen birinin şahsi resmini kimse zor kulanmadan alamazken, insanların bilgisayarda milyonlara tüm özelini sunabilmesi işin geldiği boyutu gösteriyor. Big brother aslında kendi içinde birçok minik kardeşler kümesinden oluşuyor. 'Normal' görüntülerle...Kaleminize sağlık. Saygılarımla

Gök Tengri 
 18.05.2011 15:23
Cevap :
Teşekkürler Gök! Uzun zamandır yazmıyordum o nedenle yorumuna cevap da geç geldi.. Yorumuna teşekkürler.. Sevgiler..  12.07.2011 16:45
 

anayasasinin her maddesi ozgurluge vurgu yapan bir ulkede home land sequrity denilen yeni bir birim var. yetkilerinin tumu hem anayasa hemde insan haklarini hice sayar mahiyette. eylul sonrasi olusturuldu. Gerekce isaretin gibi teror. Ama fisleme yok densede var!Aslinda kredi kartin ile azi disini bile gormek mumkun!Ilerlemis teknigin cok kucuk bolumunu gorebiliyoruz tumu sir! Ulkede ornekleriyle dogrusu cok iyi ornek. Ne diyelim uyuyanlar uykudan uyanana dek! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 08.01.2011 1:04
Cevap :
İşe ABD'den başlandı, dünyanın diğer yerlerinde de devam ediliyor. Türkiye'de de durum çok farklı değil..Sürekli gözetlenmek insanları sağlıksız yapacağı kesin.. Özgürlük diye ortalığı yıkanlar, terör yaratıp onun korkusuyla insanları nasıl esir etiğinin de birer göstergesi. katkına teşekkür ederim. Sevgiyle  10.01.2011 11:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 3819
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster