Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '13

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
558
 

Bilgi gerektiren işler için üniversite mezunu olma şartı aranmalı

Bilgi gerektiren işler için üniversite mezunu olma şartı aranmalı
 

Gerek kamuda gerekse özel sektörde iş ve görevlerin doğru dağıtılmadığını düşünüyorum. İnsanların çoğu kendi işini, mesleğini yapmıyor başka, bir de işe uygun eleman da çalıştırılmıyor. Bilgi gerektiren işlerde ilkokul diploması bile olmayan kimseleri görebiliyoruz.

Adam bir firmanın müdürü. Tahsilin ne kardeş? Ortaokul terk. Anonim Şirket nedir?  Böyle yüzlerce iş yeri var. Adam işyerinde bekçiymiş. Kalorifer dairesine de bakmaya başlamış (özellikle kamuda halen var) Doğalgaza dönülmüş, yine adam bakıyor. İyi ama doğalgaz tesisatı bakımı, kontrolü uzmanlık gerektir miyor mu? Eğitimli birinin bu işi yapması lazım değil mi? Ara sıra meydana gelen yangınlar, doğalgaz facialarının bir nedeni de bu olabilir mi?

Hiçbir işi o işin eğitimini almış, uzmanı olan kişi haricinde kimse yapamaz, yapmamalıdır. Türkiye’de çalışma ilkelerine uygun bir istihdamdan bahsedilemez. Herkesi bir yerlere doldurmuşlar işte. İşyerleri ucuz işçi çalıştırmak ve hatır gönül için mesleğine eğitimine bakmadan akraba ve tanıdıklarını dolduruyorlar. Tabii ki bedelini ödüyorlar; piyasa ile rekabet edemeyip batıyorlar. Çok iyi oluyor, acayip seviniyorum! Ama bunların sayısı o kadar çok ki sadece kendilerine zarar vermiyor ekonomiyi de olumsuz etkiliyorlar.

Bu genelde şahıs ve aile işletmelerinde oluyor. Adam benim işim sana ne istediğimi çalıştırırım diyor. Batınca da suçu vergiye, finans sistemine, büyük balıklara atıyor. Be Allah’ın adamı küçük işyerlerinde yıllık vergi ortalama 1000 lira. Aylık 100, günlük 3 lira. Günde 3 lira kazanamayacağın işyerini hiç açma. Vergi dediğin şey ağza alınmaya bile değmez. Sen kazığı personel alımında yiyorsun. Ucuz eleman sana para kazandırmaz.

Tabii ki bu furya işsizliğin de tavan yaptığı günümüzde yüksek tahsil yapanları vurdu. Adam ilkokul mezunu şirket müdürü, dışarıda Boğaziçi mezunu boşta. O şirket mutlaka batıyor, Boğaziçi mezunu da işsiz kalıyor. Ağaç Hareketi ekonomi sisteminde eğer yeterli değilseniz kendi şirketinizde bile müdür olamazsınız. Ekonomi yönetiminin şirketlerin kuruluş ve çalışmaları ile ilgili kurallar getirmesi lazım.

“İş benim kardeşim, kendi işimin patronu olurum, istediğimi de çalıştırırım; para benden çıkıyor” İş senin olabilir ama ürettiğin malı da ben tüketiyorum. Yani sen kamuya yönelik hizmet yapıyorsun. Dağdaki ayılara ayakkabı üretiyorsan diyeceğim yok.

Şimdi artık bir yerleşim olmuş; adam yıllardır çalışıyor, işinden görevinden alamazsın. Ama bundan sonrası için belli iş ve mesleklerde belli bir eğitimi, tahsili zorunlu yaparsın. İlkokul mezunundan muhasebeci olur mu? Benim 80’lik dedem de ilkokul mezunu, onu oturtalım. Türkiye’de çalışma hayatını kontrol altında tutan bir ekonomi yönetimi yok Maalesef. Benim saf oğlum da bir firmanın üretim departmanında görev alırım diye Amerikalarda mastır yapıyor. Hey oğlum hey, o firmaların üretim departmanları Deli Hüseyinlerin okuldan kaçan serseri çocuklarıyla dolu. Kaz çiftliğinde kazlar kâhya olmuş, haberin yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Kerim Korkut: Eskiden meslek diploması mı vardı,tarih şahittir, bu günden daha güzel işler yapılmış.Mimar Sinan'ın diplomasında ne yazıyordu,bak seninde gıpta ile baktığın eserler onun.Bu zamanda " Uydur ellezine minel becer,"Bu konuda gerçekleri yazıyorsunuz.çoğunluğun sesi oluyorsunuz.Giymeli yeşil bir Urba, başa geçirmeli beyaz bir takke.İstersen sende dene.Bu kadar basit..Selam,çok,çok selam..Korkut bıkmadan,usanmadan yazmaya devam..Sağlığın nasıl, yağmurla aran iyimi.Bana ne ondan,bundan bana haber verilsin Kerim Korkut'tan...

Mehmet Burakgazi 
 28.02.2013 12:06
Cevap :
Sağ olasın şairim.  01.03.2013 18:35
 

Değerli Kerim Korkut, “Bilgi gerektiren işlere” nasıl hazırlanılmaktadır? Endüstriyel verimliliğin (Taylorizm) kurucusu, Amerikalı Taylor, Sağlık sorunları yüzünden üniversite eğitimini bırakarak, 1874’de makinist çıraklığına başladığında, eğitimini de bırakmaz, akşam okulunda devam eder. İşçi olarak girdiği Çelik Şirketi'nde başarılı çalışmalarıyla altı yılda “başmühendis” olduktan sonra da, 1883’te devam ettiği akşam okulundan Makine Mühendisliği diploması alır. Şirkette idâreci olunca da, Endüstriyel verimliliğin artması için geliştirdiği çeşitli fikirleri uygular ve 1890'da tasarımlarının patentini alır. Çıkarılacak ders; Taylor, işin uygulaması, pratiği ile teorisini birlikte öğrenerek başarılı olmuştur. Osmanlı, Alaylılar (çıraklıktan gelenler) nedeniyle batmış; Cumhuriyet, Mektepliler (teorisyenler) nedeniyle topallamaktadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 26.02.2013 13:50
Cevap :
Bu özlü yorum için şahsınıza teşekkür ederim beyefendi.  26.02.2013 20:07
 

Doğru tespitler. Saygılar

Mehmet Emin Yolsal 
 26.02.2013 13:26
Cevap :
Teşekkürler.  26.02.2013 20:20
 

Dünyanın en zor işi nedir? Bir çocuk yetiştirmek değil midir? Peki, günümüzde çocukları kimler yetiştirirler? Anne ve babalar, hatta neneleri dedeler, teyzeler, amcalar değil mi? Canına tükürdüğüm dünyasında köpek kuaförü olmak için bile diploma, sertifika, bilmem ne aranırken, çocuk yetiştirmek için herhangi bir eğitim, uzmanlık veya bilmem ne arandığını duydun mu? Duyamazsın! Çünkü anne ve baba olabilmek için en ufak bir eğitime gerek duyulmaz! Neden duyulmaz? Çünkü eşşekler bile çocuk yetiştirebilirler düşüncesiyle biti kanlanan her insan oğlu ve kızının çocuk doğurabileceklerine, onları layıkıyla yetiştirilebileceklerine inanılır da ondan. Sen kalkmışın şimdi ortaokul terk birinin anonim şirket müdürü olmasına kafayı takmışsın. Kalörifercide eğitim arıyorsun. Peki, üniversite mezunu eşşeklere ne diyeceksin? Doçentin ve profesörün eğitim düzeyine bakıyor musun? Bana sorarsan bunları kafana takma, kafana göre takıl. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 26.02.2013 11:32
Cevap :
Yorumunuzu ibretle defalarca okudum ve ülkem adına ümitsizliğim arttı. Oysa sizi ilk okuduğum zaman gözlerim parlamıştı. Ama işte dünyayı kurtaracak fikirlere sahip olmanız yetmiyordu, çağların ötesinden gelen bir sesin size görev vermesi de gerekiyordu. 4 yıldır yazıyorum,yanımda bir kişi bile yok ama ben hala Türkiye'yi kurtaracak insan olduğuma inanıyorum. Bu nankör insanlar, bu AKP köleleri kurtulmasınlar diyorum. Onlara güvenmiyor,onları HZ.Hüseyin'i Kufe'ye çağırıp katlettiren yalancı Kufe'lilere benzetiyorum. Ama işte ben taşıdığım yüce insanlık değerleri tarafından görevlendirildiğime inanıyorum. Başarılı olup olmamayı hiç düşünmüyorum.Bu mücadele son nefesime kadar sürecek. Bunlar dava yazılarıdır. Sadece okunmak için tek kelime bile yazmam. Yaşarsak siz de görürsünüz. Bu ülke bir Kerim Korkut görecek!  27.02.2013 20:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6032
Toplam yorum
: 14985
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster