Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
423
 

Bilginin Bilgi Seviyeleri

Bilginin Bilgi Seviyeleri
 

Bilgi bir konuda bebek saflığıyla akılda bulunan tüm soruları sorulması ve o sorulara mantıklı neden sonuçlu cevaplar bulunmasıyla edinilir. Alakası bir konu olmakla birlikte çocukları ile yetişme sürecinde birlikte olup, onun cevaplarına sonsuz bir sabırla cevap verebilen ebeveynler tarafından yetiştirilen çocukların durumların diğerlerine göre çok şanslı olabileceklerini düşünmüşümdür hep.

Aslında eğitim de böyledir. Bir konuda ezber yapma, yüzeysel öğrenme,  o konunun gerçekte ne denli önemli olabileceğinin, gelecekte yararlarına inanılmayan bilgileri beynin neden-sonuç ilişkisi kuramadığı veya faydacılık açısından öğrenilmeye çalışılan hususların aslında gereksiz olduğuna inanıldığından olsa gerek; birçok şey öğrenilmemiş olur.  Görsel, işitsel ve deneysel veriler faydacılık ile desteklenmediğinden ya da verilen bilgi sadece sözel kaldığından genellikle bilgi üretim ve yaratıcı düzeye bu süreçler geçilmeden asla ulaşamaz. Örneğin her gün evde salonumuzun ışıklarını açıp kapatmak için kullandığımız bir anahtarla ilgili sadece açma kapatma ile ilgili işimize yaradığımız kadar öğreniriz. Ancak günlük olarak; defalarca açıp kapattığımız anahtarı hemen her gün takan ve bununla ilgili bir ihtiyaç hisseden birisi o ürünü farklı şekilde kullanmak isterse o ürünle ilgili tüm verilere ve muadillerini ihtiyaç duyar. İş üretim aşamasına gelince ise daha birçok bilgi devreye girer. İhtiyaç hissetmeden buluş, o konuda hemen hemen her şeyi istisnasız öğrenmeden üretim olmaz. Hele ki üretimin amacı kar elde etmekse daha birçok bilgi de devreye girer.

Bilgi işe yarar anlamda kullanılan her bilgi gerçekten de uzun uğraşlar sonucu elde edilmiştir. Nihai ürüne dönüşecek bir bilgi ise sanıldığından çok daha kıymetlidir.  Adeta sır niteliğindedir. Özellikle deneysel, görsel,  veriler elde etmek için birçok uğraş verilmesi gerekir. Öyle ki binlerce deney yapmak ve bu konuda birçok bilgiye hem sahip olmak hem de o bilgiye ulaşacağımız yerleri doğru bilmemiz gerekir. İşte o noktada devreye teknik lisan bilgisinin yanı sıra gezi gözlem devreye girer ki bu da sıradan bir insan için oldukça zordur, birisi tarafından finanse edilmesi gerekir. Bu finans sağlansa dahi doğru bilgi, doğru kişi, doğru zamanlama ile elde edilebilir. Bu “doğrulara” ulaşmak dahi sıradan insan için binlerce yıla denk zaman kaybı demektir.

Hayatın evreleri gibi bilginin de evreleri vardır. Eskiler buna; “öyle hop deyince hutbeye çıkılmaz” derler. Geçen yıllarda bir elektrik kesintisi yaşandı ve tüm gün elektrik olmadı. Köylerde hayatta bir değişiklik yaşanmasa da fabrikalar üretim yapamadılar ve konu tam olarak kimse tarafından net olarak açıklanmadığı gibi yapılan açıklamalar da kimseyi tatmin etmediğini sanıyorum. Özellikle konuya hâkim olan kimseler açısından dahi bu durumu açıklamak son derece zor ve binlerce değişken ve binlerce ihtimallerden oluşan bir problem haline gelebiliyorsa sıradan birinin durumu anlamaması gayet doğaldır. Konu ancak o konuda binlerce bilgiye ve ihtimali göz önüne alabilen ve daha önce o konuda sayısız iş yapmış ve uluslararası literatür de dahil olmak üzere bu işin tarihi gelişimini de bilen ve birçok bilimi aynı anda kullanıp onu bir potada eritip işe yarar bir açıklama yapabilecek kişi tarafından açıklanabilirdi. Bu ise gerçekte sanıldığından zordur. Çok iyi, üst düzey matematik, fizik, kimya metalürji, meteoroloji ve hatta topoğrafya bilgisine de sahip olunduktan sonra belki tam bir açıklama yapılabilir. Aslında diğer bilgiler disipliner yapılar birbirinden bağımsız olduğundan ve her bilim kendi alanında iyice ayrıldığından tek bir kişinin böyle bir sonucun sebebini tam söylemesi beklenemeyebilir.

Gerçekten işe yarar bilgi çok değerlidir ve bu işte emekleri olanlarca diğerlerine verilmesi beklenmemelidir. Ancak üretimde olduğu gibi bilgide de aşamalar ve sır olarak saklanması gereken yerler illa ki vardır. Çoğu kez, belki de hiçbir zaman bunları bırakın ticari işletmeleri okullarda dahi bulup da bize “buyurunuz” demelerini beklemek abesle iştigal veya kendi kendini kandırma olur. Ata yem veren ata biner. Bilgi en değerli hazinedir ve savaşları kazandıran, özgürlük sağlayan bir ulusun gerçek hazinesidir. Bu hazinenin gönüllü olarak başka ülkelere ikram edilmesine hiçbir devlet veya kurum razı olmaz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1691
Toplam yorum
: 268
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 179
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ihti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster