Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Nedim Bahçekapılı

http://blog.milliyet.com.tr/fikih

06 Ocak '21

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
58
 

Bilginin Kielenmesi

 

 

Prof. Dr. Nedim Bahçekapılı

Bilginin Kirlenmesi

Peygamberler neden üniversitelerde yetişmez

İranlı mütefekkir Ali Şeriati, Arap yarımadasının coğrafi kaderiyle  kültürel kaderini birbirine benzetir.   Üç tarafı   denizlerle çevrili yarımada sudan mahrum olduğu kadar, kuşatılmış bulunduğu İran, Yunan ve İbrani medeniyet havzasının tesirinden de uzaktı.  Yarımadanın coğrafi yapısı bu etkileşime müsaade etmedi.

 Hz. Peygamber işte böyle bir yarımadada dünyaya geldi. Doğduğu coğrafya gibi O’nun da hayatı görünürde mahrumiyetlerle kuşatılmış, doğmadan önce babasını,  altı yaşında annesini kaybetmişti. Mekke’de doğan çocuklar teamül gereği çölde iki yıl süt annenin yanında kalırken, salgın hastalık yüzünden Peygamberimiz için bu süre neredeyse beş yıla kadar uzadı. Sonuçta anne şefkatini ancak bir yıl soluyabildi. 

 

Daha sonra gençliğe adım attığı yıllarda  ilahi kader bir kez daha O’nu çöle çekti. Böylece şehir kültürünün kalıplarından uzak bir ortamda gelişiyordu. Koyun çobanlığı ve ardından Hira’daki inziva hayatı..   İlahi takdir  sanki  O’nu, insanın kişiliğini oluşturan anne, baba, okul, çevre-toplum gibi etmenlerden uzak tutmaya özen gösteriyordu.    Öyle ya,  yaşadığı çağın bütün batıl kalıplarını kıracak ve insanlığın en büyük devrimini gerçekleştirecek bir insanın kişiliği,  bu batıl kalıplar içinde şekillenemezdi. Allah O’nun  Yunan modeli bir filozof ya da İran moddeli bir tabib olmasını murad etmedi. Bunun için, O’nu çağının insanları basmakalıp şekillendiren bütün teamüllerinden,   her türlü beşer müdahalesinden uzak tuttu, bizzat  kendi   eğitti. O’nun büyük ruhunu hiçbir medeniyetin ve dinin eğitimiyle zedelemedi. Yukarıda sözünü ettiğimiz mahrumiyetler, aslında tarihte en büyük rolü üstlenecek bu kişiye sağlanmış bir ayrıcalık ve üstünlüktü.

 

Özünde iyiliği ve kötülüğü barındıran  insanoğlunun oluşturduğu bütün beşeri yapılar tarihi süreçte bozulur, kirlenir ve artık  kurtarıcısını kendi içerisinden çıkaramaz. Merhametiyle varlığı kuşatan Allah, bu noktada gidişata müdahale ederek, insan eliyle oluşan kayıt ve kalıplardan korunmuş Peygamberleri vasıtasıyla toplumu, zihinleri ve bilgiyi arındırır-temizler.

Bu sebeble Peygamberler okullarda-üniversitelerde yetişmez. Çünkü onların misyonu, kirlenen toplumları ve  kurumları  olduğu kadar, kirlenen bilgiyi de arındırmak-temizlemektir. Onlar bozulan toplumların oluşturduğu bütün kalıpları kırmak ve insanlığı kurtuluşa ulaştırmak için gönderilmiştir. Peygamberimizin “ümmi” olmasının sırrı da burada aranmalıdır.

 

Hz. Muhammed’den sonra peygamber gelmeyecektir. Ancak O’nun insanlığa getirdiği ilahi mesaj-Kur’an,  kıyamete kadar Allah’ın koruması altında, bu misyonu sürdürecektir.  Kur’an’ı kılavuz edinen toplumlar  hata-sapıklık üzerinde birleşmez. Türlü hastalık-afet ve sıkıntılarla sınanan günümüz toplumları keşke dönüp Kur’an’a bir bakabilseler..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 76
Kayıt tarihi
: 05.01.21
 
 

Özgün düşünceye saygılı, bilimsel kriterlere riayet etmek prensibimdir. Tarih felsefesi, hukuk ve i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster