Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '11

 
Kategori
Teknoloji
Okunma Sayısı
770
 

Bilgisayar öldürür, Facebook süründürür mü?

Bilgisayar öldürür, Facebook süründürür mü?
 

‘’Ey teknoloji beni hasta ediyorsun’’ başlıklı araştıma yazısını okudunuz mu bilmiyorum. Bugün Hürriyet’in ‘’turuncu’’ adlı ilavesinin Bilgisayar kullanımı ve Facebook için aynen şunlar yazıyor: 

Uzun süre bilgisayar kullanmanın baş ağrısı, bulanık görme ve göz kuruması gibi problemlere neden olduğunu bilmeyen yoktur. 

Ve bunun da bir adı var artık. 

Bilgisayar bitkinliği sendromu. 

Risk altındakiler de ofis çalışanları, bankacılar, borsacılar ve bilgi işlem sorumluları... Bütün gün bilgisayar başında gözünü kırpmadan çalışanlar. … 

Gözün normal kırpma frekansının ciddi oranda azalmasına neden olan bilgisayar. Öncelikli olarak göz kuruluğuna neden oluyor. Bu sendrom kendini ayrıca göz yorgunluğu, baş dönmesi, baş ağrısı, bitkinlik, boyun, sırt, omuzlarda ağrı şeklinde kendini gösteriyor. 

Bilek rahatsızlıklarının en temel nedeni artık bilgisayar mouse’ları… 

Tam 1976 dan 1989 a kadar 13 yıl fiili ve yoğun olarak bir büyük kuruluşun Bilgi İşlem’inde çalışan, diğer yıllarda da bütün görevi bilgisayar başında olan biri olarak bunun hepsine katılmak mümkün değil. Bilgisayar bitkinliği sendromu uydurma bir teşhis. Böyle bir yorgunluk yok. O yıllarda, öğlen tenis veya futbol oynar, öğleden sonra bilgisayarın başına döner, gece yarısına kadar da çalışırdık. İşçi arkadaşlarımızın ne zor şartlarda çalıştığını görünce, bizim bilgisayar başında çalışmamızın şans olduğunu düşünürdük . Böyle bir şey yok ama göz kuruluğu yaptığı bir gerçek. Bu nedenle gittiğim Acıbadem hastanesi bile 1996 yılında bunu o zamanlar anlayamamıştı. Mouse’un bilek ağrısı yaptığını iddia etmek de, herhalde uzun süre araba kullanan birinin, ayak tabanlarının yorgunluğundan şikayet etmesi gibi bir şey herhalde. Balon. 

Bunun bir tek çaresi vardır ki biz bunu yıllar önce keşfetmiştik, arada bir kalkar, ofis içinde dolaşır, gelirsin. Kimseyi yerine zorla kadı oturtmuyor, başında gardiyan da yok!... Üstelik bu zamanda artık bilgisayarsız yapılan bir iş de yok. 

Konuyla ilgili diğer bir bölümde ‘’Facebook korku yaratıyor’’ başlığı ile yer alıyor. Yazıyı Demet Cengiz Bilgin yazmış. 

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre her 10 kişiden biri Facebook’un kendilerinde korku yarattığını, 10 kişiden üçü de arkadaşlık isteklerini reddettiklerinde suçluluk hissettiğini söylemiş. 

Araştırmaya katılan kişilerin %12 si arkadaşlık isteği almaktan hoşlanmadığını, %63 de arkadaşlık isteğine yanıt vermeyi ertelediğini belirtiyor. 

Araştırmanın başkanı Dr.Kathy Charles sonuçların birtakım paradokslar ortaya çıkardığını söyleyerek, Facebook’ta olmanın büyük bir baskı oluştururken, kullanıcıları arasında yararları konusunda önemli bir duygu karmaşası ve kararsızlık yarattığını vurguluyor. 

Son paragraftaki analizin benzerini dün Hürriyet yazarı Mehmet Yılmaz da dile getirmiş ve tüm ısrarlara rağmen, bugüne kadar Facebook’a üye olmadığını yazmıştı. 

Facebbok’ta herkesin en az 100-200 arkadaşı olduğunu görüyorum. Bakın bakalım bunların kaçı aktif. Kaçıyla yazışıyor, kaçıyla görüşüyorsunuz?. Ben söyliyeyim. En fazla 10-20. 

Demek ki konu İskoçların meşhur cimriliği ile alakalı değil. Arkadaş isteğindeki cimrilikleri ve erteleme istekleri de boşuna değil… 

Teknoloji'yi gerektiği gibi kullanmasını bilirsen, onun nimetlerinden istifade edersin. Bilgisayarı da, paylaşım sitelerini de adam gibi kullanmanın kimseye bir zararı olmaz. Ne bilgisayar öldürür, ne Facebook süründürür. Bunlar artık yaşadığımız çağın bir gereğidir. Herşeyin aşırı ne kadar zararlıyla bunların da aşırısı o kadar zararıdır. 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 943
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster