Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
8940
 

Bilim Allah’ın varlığını ispatlıyor…

Bilim Allah’ın varlığını ispatlıyor…
 

Bilim Allah'ı Buluyor.


Merhaba değerli Milliyet blog okurları,

Son zamanlarda oldukça fazla karşılaştığım bir konu üzerine yazmak istiyorum. Din mi, bilim mi sorusu sorularak başlayan tartışmalar, yazılar çok mu revaçta, benim mi çok dikkatimi çeker oldu bilemiyorum. Bilim ve din birbirine zıt alanlar değil ki insanlar birini seçmek zorunda kalsın. Aksine oldukça iç içe. Bilim zaten Allah’ın varlığını ispatlıyor. Evreni ve içindeki tüm varlıkları incelemenin ve Allah'ın yaratma sanatını keşfederek insanlığa açıklamanın yolu "bilim". Dolayısıyla din, bilimi Allah'ın yaratışındaki detaylara ulaşmada bir yol olarak benimser ve bu nedenle bilimi teşvik eder.

Evrenin genişlemesi, bigbang ile evrenin yoktan var edilmiş yani yaratılmış olması, rüzgarların aşılayıcı olma özelliği, denizlerin birbiriyle karışmaması, dünyanın yuvarlaklığı, atmosferin katmanları, atmosferin ozon tabakasında süzülmesiyle dünyanın korunması, dağların jeolojik işlevi(sabitleyici etkisi), zamanın göreceliği, yağmurdaki ölçü ve bunlara benzer pek çok bilimsel gerçek Kuran’da ayetlerle insanlara 1400 yıl önceden bildirilmiştir. Bunları detaylı şekilde sonraki yazılarımda anlatacağım. Bilimin oldukça yakın bir zamanda keşfettiği bu gerçekler birer Kuran Mucizesi’dir. Günümüz teknolojisi ve imkanlarıyla ancak bulunabilen bu bilgilerin 1400 yıl önce indirilen Kuran’da yer alması, Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu bize ispatlaması açısından da, dinin bilimle ne kadar iç içe olduğunu anlatması açısından da çok önemli.

Din, bilimsel araştırmaları teşvik ettiği gibi, dinin bildirdiği gerçeklere göre yönlendirilen bilimsel araştırmalar da çok hızlı ve kesin sonuçlar getirir. Çünkü din, evrenin ve canlılığın nasıl var oldukları sorusuna en doğru ve en kesin cevabı veren tek kaynak. Dolayısıyla doğru bir noktadan başlanarak yapılan araştırmalar, evrenin ve canlılığın var oluşuna ait sırları en kısa sürede, en az emek ve enerji harcayarak açığa çıkaracaktır. 20. yüzyılın en büyük bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Albert Einstein'ın da söylediği gibi "dinsiz bilim topaldır", yani dinin yol göstermediği bilim ilerleme gösteremez, kesin sonuçlara ulaşması çok zaman alır ve hatta çoğu zaman sonuç alınması mümkün olmaz. Bilim ancak Allah'ın sonsuz kudretini, evrendeki yaratılış delillerini araştırma amacını benimser ve bu amaç doğrultusunda çalışırsa doğru sonuçlara ulaşabilir. Rotası doğru çizilirse, yani doğru yönlendirilirse bilimin gerçek amacına en kısa sürede ulaşması sağlanabilir. Aksi taktirde yüz elli yıl ara geçiş fosili arayıp, bulamayınca hilelere başvurmak, bulunamayacağından emin olunca da bunu körü körüne savunulan bir batıl inanç şekline dönüştürmek gibi bilimle alakası olmayan bambaşka bir yola girilmesi kaçınılmaz. Bunun örneklerini de gördük yakın zamanda. Daha sonraki yazılarımda bunları da ayrıntılı olarak açıklayacağım.

Allah insanları, gökyüzü, yağmur, bitkiler, hayvanlar, doğum, coğrafi özellikler gibi konularda araştırma ve inceleme yapmaya çağırmaktadır. Dahası bilgi desteğini de ayetlerle insanlara vermektedir. Bakın bunu keşfeden bir bilim adamlarının cümlelerini aynen aktarıyorum:

“… Bence genetik ve din arasında hiçbir çatışma yok, bilakis din, bazı geleneksel bilimsel yaklaşımlara vahiy ekleyerek bilimi yönlendirebilir ki bunlar da Kuran'da var olan sözlerdir, asırlar sonra geçerli olduğu gösterilmiştir ve Kuran'daki bu bilgi desteği Allah'tandır.” (Prof. Joe Leigh Simpson, obstetrik, jinekoloji, moleküler ve insan genetiği alanlarında profesör)

“Kuran'da doğru astronomik gerçekleri bulduğum için çok fazla etkilendiğimi söyleyebilirim ve bizim gibi evrenin en ufak parçasını dahi inceleyen modern astronomlar için özellikle. En küçük parçayı dahi anlamak için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Çünkü teleskoplar kullanarak tüm evreni düşünmeden sadece gökyüzünün en küçük kısımlarını görebiliyoruz. Öyleyse Kuran okuyarak ve soruları Kuran'dan cevaplayarak evren araştırmalarım için gelecekteki yolumu bulabileceğimi düşünüyorum.” (Prof. Yushidi Kusan, Japonya, Tokyo Rasathanesi Direktörü)

Pek çok bilim adamı bu gerçekleri keşfetmiş ve dile getirmişlerdir. Hayatının büyük bir bölümünü ateist olarak geçiren, hatta dünyanın en ünlü ateistlerinden biri olan Anthony Flew dahi halen ateist olduğu dönemde şu itirafta bulunmuştur:

“İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. Sadece evrenin bir sonunun ve başlangıcının olmadığını kabul ettiğimiz sürece, evrenin şu anki varlığının mutlak bir açıklama olduğunu savunabiliriz. Ben hala bu açıklamaya inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.”

Şunu da eklemek isterim ki Anthony Flew, daha sonra, 81 yaşında DNA’daki kompleks yapı üzerine Allah’a iman etti ve insanlardan özür diledi:

“Elbette insanları etkiledim, bu yüzden vermiş olabileceğim büyük zararı gidermek istiyorum ve bunun için çaba göstereceğim.” (Anthony Flew)

 Ben mümkün olduğunca özetleyebilmek için örnekleri sınırlı tutmak zorunda kaldım. Başka bir yazımda bunları da daha detaylı yazmak istiyorum.

Sonuç olarak din ve bilim çelişmez. Tam aksine din, bilimi teşvik eder. Allah insanları bağnazlığa değil, düşünmeye, araştırmaya çağırır. Allah'ın insanları, üzerinde düşünmeye çağırdığı konulardan bazıları ayetlerde şöyle bildirilmektedir:

 Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok. Yeri de (nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik. (Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için 'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir. Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik. Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. (Kaf Suresi, 6-10)

O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (Mülk Suresi, 3)

İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı? (Tarık Suresi, 5)

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi? (Gaşiye Suresi, 17-20)

Hepinize selamlar,

Mediacat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Konu çok önemli. Bir yerde buluşmamız lazım.Yazarımıza çok hak veremeiyorum. Aksi yönde de çok yayın var, onları da okuduğunda bana hak verecektir.Şimdi o tür yayınlara ulaşmak çok kolay.Esas demek istediğim,buluşmamız gereken nokta şurası; Einstein'in şu sözü herkese rehber olmalı:''Bize akıl almaz gelen gerçekte var.Doğanın sırlarının altında,anlaşılmaz soyut ve açıklanamaz bir şey duruyor.Anlayamadığımız herşeyin ötesindeki bu güce hürmet benim dinimdir'' Bu sözü anlamağa çalışmalı herkes.Birleştirici birşey.

ekonomi 
 02.01.2013 9:48
Cevap :
Merhaba, kusura bakmayın geç cevap yazabildim. Aksi yönde yayınları ben üniversite hayatım boyunca hatta daha sonraki yıllarımda da okudum. Einstein'ın bu sözündeki "Doğanın sırlarının altında,anlaşılmaz soyut ve açıklanamaz" kavramı kafamızda soyutlaştırıp karmaşıklaştırmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Tek bir proteinin oluşumu, gözün yapısı, bedenimizdeki mucizevi dengeler, fosil kayıtları,insanın yaratılışındaki hassas dengeler, evrenin yaratılışndaki hassas dengeler, DNA'nın yapısı daha burada sayamadığım bir çok konudaki araştırmalarım beni hep aynı gerçeğe götürüyor.Bunların kendi başına bu kadar düzenli olması mümkün değil. Kendi başına bırakılan herşey kötüye,düzensizliğe gider. Ama bu düzen hep devam ediyor. Bir yaratan ve sonrasında da evirip çeviren var. Allah var. Ve Kuran Allah'ın sözü. Ben düşünen, araştıran,objektif insanları seviyorum. Benimle aynı düşüncede olmayanlara da aynı nezaketi göstermeyi de seviyorum.Yorumunuz için teşekkürler, selamlar.  13.01.2013 17:52
 

allah razı olsun.bu tür yazılarınızı internet ortamında çoğaltın inşaallah.insanıda bilimide yaratan allah yine yarattığı kainat kitabında lutfettiği akıl ve gönül vesilesi ile yollar işaretler sunacaktır.ve sunmuştur.kainatta tesadüfe tesadüf edilmez.

gürsel taşçı 
 17.12.2012 11:28
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkürler, Allah razı olsun...  23.12.2012 18:27
 

Selamlar. Emeğinize sağlık. Bilim adamları Allah'ın koyduğu kanunları buluyor, inanan insanlar o kanunları koyanı buluyor. "Eureka" diyerek coşkuyla bağırması gereken bizleriz aslında:)) İnkar amacıyla, bilime "rağmen" savunulan evrimi kanıtlamak amacıyla yeraltı katmanlarını âdeta yeryüzüne taşıyan Darwinistler'in buldukları her fosil yaratılışın delili oldu. Buna karşılık canlıların birbirinden evrildiğini gösteren bir tane bile arageçiş form fosili bulamadılar. Ne oldu?.. Allah inkârı îmana hizmet ettirdi. Ettiriyor da inşaALLAH. -İnançlı bilim adamlarını tenzih ediyorum.-İnsanlar bilim vesilesiyle Allah'ı buluyorlar...

Allah'a Yöneliş 
 07.10.2012 13:15
Cevap :
Selamlar, sizin de ellerinize, gönlünüze, emeğinize sağlık. Yazılarınızı takip ediyorum ve çok beğeniyorum, maşaAllah. Değerli yorumunuzun altına aynen imzamı atıyorum, çok teşekkürler, sevgiler...  09.10.2012 0:17
 

Yazınızı çok beğendim. Bence bu dünyaya geliş amacımız Allah'ın varlığını ve yarattıklarını anlayabilmek.

Gaye Haraççı 
 07.10.2012 13:10
Cevap :
Merhaba, ben de sizin gibi düşünüyorum. Zaten Allah bir ayette, insanları Kendisi'ne kulluk etmesi için yarattığını bildiriyor. Değerli yorumunuz için çok teşekkürler. Elinize, gönlünüze sağlık. Selamlar, sevgiler...  07.10.2012 16:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1297
Kayıt tarihi
: 02.01.10
 
 

İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. İstanbul Ataşehir'de oturuyorum. Çalışma hayatıma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster