Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
172
 

Bilimi Mahalle Baskısından Kurtarmak !

Bilimi Mahalle Baskısından Kurtarmak !
 

Peki nasıl olacak bu ? Darwin'i yasaklayarak ve okullarda Din temelli eğitim verilerek mi ?


Tayyip Erdoğan, yine her yerde konuşuyor. Konuşma yapması, yaptırılması,  bir devlet teamülü müdür, yoksa eski alışkanlıklardan mıdır, yoksa gerçekten birileri gerçekten bir devlet adamı yada Erdoğan konuşma yapsın diye mi sürekli belli toplantılara çağırırlar ve karılarına geçip dinlerler. Bilemedim. Ama bana sorarsanız, normal gibi gözükse de devlet adamlarının özellikle sivil toplum kuruluşlarında konuşma yapması gereksiz. Ama eğer onların kurumunu, kuruluşunu ilgilendiren bir devlet yetkilisi ise konuşan, bu normaldir. Çünkü  projeler, problemler tartışılır, çözüm yolları aranır, devlet ile sivil örgüt arasında bağ sağlanır, falan filan. Ama Başbakan iken, toplantıdan toplantıya geçen ve sürekli konuşan Erdoğan aynı hızda kitlelerin karısında konuşmaya devam ediyor.

Eğer birileri davet etmişse, o devlet yetkilisi de bu davete icabet eder, gider ve konuşma yapması istenir. O da çıkar konuşur. Bu alışık olduğumuz bir manzaradır. Ancak, günlük siyasetin oralara taşınması manidar olduğu kadar da bana gereksiz gelmektedir.

Erdoğan, bu son konuşmalardan birini Tübitak’ta yaptı. Takip edenler bilir. Yine gündem oluşturacak konulara değindi. Peki ne dedi ? Çok ey söyledi. Ancak, bir-iki konu var ki, tartışmaya gerçekten açılmalı bence..

“7,8 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARA BASKI REJİMLERİNDE OLDUĞU GİBİ KORO HALİNDE BİR EZBERİ OKUTMAK”

Türkiye’deki eğitim sistemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan,

“Bizde eğitim, ilkokuldan başlayarak üniversite son sınıfa kadar bir formatlama süreciydi. 7,8 yaşındaki çocuklara baskı rejimlerinde olduğu gibi koro halinde bir ezberi okutmak özgürlükle ya da özgür zihinler yetiştirmek ile bağdaşabilir mi? Kimin hangi okula gideceğine, devlet karar verebilir mi? Düşüncelerinden dolayı bilim insanlarının özgürlerini elinden almayı hatta onları sürgüne göndermeyi ilimle bu toprakların kültürü ile birikimi ile denk düşürebilir miyiz? "demiş....

Peki, burada bir virgül atalım. Sormaya, çözümleme yapmaya başlayalım.

Erdoğan’ın bahsettiği ‘7-8 yaşlarındaki çocuklara koro halinde söyletilen ezber’, hepimizin bildiği ‘Andımız’dır. Herkesin bildiği üzere Akp tarafından bu Andın okunması yasaklandı ve tarihe kaldırıldı. Neden kaldırıldı ? Kaldırılmasını kim istedi ? Gerekli miydi ? Andımız, çocukların zihnini köleleştirir mi ? Kaldırınca, bu zihinler özgürleşti mi ? Andımız ile özgür zihinli bireyler yetiştirmenin ne alakası var ? Bunu kaldırmak, Cumhuriyet ile hesaplaşmanın ilk adımlarından mıydı ?


Tüm bunlar tartışılabilir, tartışılmalıdır. Ancak neden kaldırıldığı sorusunun cevabı çok yönlüdür. Bunun içinde Cumhuriyet ile hesaplaşma da vardır ? Andımızı pkk’nın istemediği ve kaldırılmasını talep ettiği de.. Bunu bir kalemde geçelim. Ancak, Erdoğan’ın “Kimin hangi okula gideceğine, devlet karar verebilir mi?”  sorusunu pek manidar buldum. Belki de sonucunu  düşünmeden söylemiştir. Zira, bugün devleti yöneten Akp hükümeti, eğitim sistemini çok kere değiştirdikten sonra, ilk öğretimi bitiren çocuğun “imam hatip liselerine” gitmesini istiyor, Anadolu lisesi sıralamalarında listede olmamasına rağmen, çocuğun kaydını bu liselere yapıyor. Eğitimden sorumlu yetkililer, çocuğunu bu okullara göndermek istemeyen ailelere de ‘ceza-i müeyyide’ ile karşılaşacağını söylüyor.. Hani nerede demokrasi ve ileri, özgür  eğitim sistemi ?

 “BİLİMİ MAHALLE BASKISINDAN DA KURTARIP DAHA ÖZGÜR BİR ZEMİNE KAVUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”

Beyin göçüne değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bilim insanı özgür değilse, kendisini emniyete hissetmiyorsa, bilimden ziyade maişetini dert ediniyorsa ilim sahibi olmanın yüksek payesini hissedemiyorsa tarihte hep olduğu gibi kalkar daha uygun şartlara göç eder. Bilimi, devletin, siyasetin müdahalesinden yargının müdahalesinden olduğu kadar mahalle baskısından da kurtarıp daha özgür bir zemine kavuşturmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda ben TÜBİTAK’ı da ilim camiasının bu bilim insanlarının yüz karalarından aktarma süreci olarak görüyorum. Bilgiyi ülkemiz için insanlarımız için önemli bir yönetim amacı olarak kullanma noktasında hedef olarak görüyorum. Oradan elde edilecek hasılanın da çok önemli kaynak olduğunu ifade etmek istiyorum” dedi.

Pardon ama;

  • Mecburi eğitimi 4+4+4 şeklinde yapan kim ?
  • Neden hala bu ülkede kız çocukları okula gönderilmez ?
  • Bu ülkenin birçok yerinde neden hala düzenli bir eğitim sistemi hatta okul yok ?
  • Neden bu ülkede sayıları onbinleri bulan ve yıllarca önce mezun olmalarına rağmen, hala bir okula atanamayan öğretmen var ?
  • 11 yıllık iktidarları döneminde, milli eğitim sistemini 10 kez değiştiren kim ?
  • Okullara mecburi din eğitimi getiren (ve ders saatini artıran) ve her okulda bir mescit açılmasını zorunlu gören kim ?
  • Arapça ve Osmanlıca'yı zorunlu ders haline getiren kim ?
  • Devlet okullarını "imam hatif liselerine" döndüren kim ?
  • Anadolu liseleri için sıralama yapan öğrencileri, sıralama listesine almamalarına rağmen, imam hatip liselerine gitmeleri için zorlayan, hatta velinin izni, öğrencinin kabulü olmadan direkt ihl'lere kayıt yapan kim ?
  • Din dersini ana okullarına sokmak, bireyi daha o yaşlarda formatlamak değil midir ?
  • Özgür birey yaratmak, onların hangi dersleri okuyacağını, hangi dilleri, dersleri zorla öğretmekten mi geçer ?
  • Bu ülkede, sizin döneminizde, düşüncelerinden dolayı, yalnızca muhalif olan ve cezalandırılan, hapse atılan bilim insanı olmamış mıdır ?
  • Bu ülkede laik sistemi savunduğu için üniversiteden atılan yada sürülen bilim adamı yok mudur ?
  • Bu ülkede, üniversite camiasının demokratik yöntemi ve hakla verdiği oylarla fazla oy alanın seçilmesi gerekeni değil, az oy alıp, sizinle aynı düşünceyi paylaşan insanlar, dekanlığa, rektörlüğe atanmamış mıdır ?
  • Türkiye’de ki sivil bilimin yüz akı olan Tübitak’a siyasi müdahaleler neden oldu ?
  • Ses kayıtlarının gerçek olduğunu söyleyen bilim adamları neden görevlerinden alındı ?
  • Yakın zamanda, insanın oluşumunu tartışılan ve Darwin’i o sayının konusu yapan bilim dergisi neden toplatıldı ve bu konu yasaklandı ?
  • Bilim insanları neden başka ülkelerde çalışmayı daha uygun buluyorlar ve bu ülkeden çekip gidiyorlar ? Beyin göçü neden bu kadar fazla bu ülkede ?
  • Neden bu ülkede, siyasi mekanizmaların bütçeleri bilime ve bilim adamının araştırmalarına aktarılan paralardan daha fazladır ?
  • Neden uluslar arası bilim literatürlerinde Türk bilim adamlarının isimleri yoktur yada az sayıdadır ?
  • Neden bilim adamı, akademisyen olmak isteyenlere kpss gibi bir saçma zorunluluk dayatılmaktadır ?

YOKSA BUNLAR BAŞKA ÜLKEDE OLDU DA, BEN Mİ YANLIŞ BİLİYORUM..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben eğitim sistemimizin oldum olası ezbere dayalı bir sistem olduğunu düşünüyorum. Nitekim (haklı) yazınızın son bölümünde "neden uluslarası literatürde Türk bilim adamlarının ismi pek geçmiyor" diye soruyorsunuz. Evet eğitim sistemimiz çoktan çöktü ve içleri boş, ezberci nesiller yetiştirmekten başka bir şey yapmıyoruz. Ancak ne var bu gerçeği sadece bir kişiye veya bir siyasi partiye endeklersek asıl sorunu göremeyiz. Bence şimdilerde AKP olduğu için eğitim sistemimiz niteliksizleşmedi aksine zaten sistem cumhuriyetin kuruluşundan beri niteliksiz olduğu için AKP gibi dini öğretiyi referans kabul eden bir siyasi parti iktidar olabildi. Kısacası sorun yalnızca andımız meselesi değil. Biz oldum olası tarihimizi ve kültürümüzü kutsamaktan, yüceltmekten başka bir şey yapmadık. AKP öncesinde uluslararası literatürde sözü edilen kaç tane bilim adamımız vardı ki? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 26.12.2014 23:28
Cevap :
Söylediklerinizin büyük bir kısmına katılıyorum. Ancak, Cumhuriyet döneminin eğitim sitemini, günümüze göre eleştirmek çok kolaycılık olur. Zaten bugünkü iktidarın da ön görüsü hep budur. O zamanın şartlarına göre, zaten kısa zamanda çok şey halledilmiş, eğitim sistemi de "nasıl kısa zamanda okur-yazarlık oranı artırılabilir, nasıl daha büyük kitlelere ulaşabiliriz " döngüsü üzerine kurulmuş. Yanlış mıydı ? Bugüne göre belki. Ancak unutmamak gerekir ki, savaşlardan, yıkımlardan, kıyımlardan çıkmış bu ülkenin, o yıllardaki toplam ülke nüfüsu 13-15 milyon civarında. Evet okur-yazar oranı Cumhuriyet öncesi %2-3'lerde iken, 1930'larda %15'lerin üzerine çıkmıştı. Bu da başarının olduğunu gösterir. Günümüze gelirsek, her iktidara gelenin ilk el attığı "milli eğitim" sistemidir. Hükümetler bahsettiğiniz (ve katıldığım) o ezberci sistemi değiştirmek yerine dayatmacı bir eğitim sistemini getirmek istemelerinden dolayı, bugün eğitim sistemimiz topal eşek gibidir. Kendisine faydası yoktur.  01.01.2015 12:38
 

Sayın Çam; kendisi şunu da dedi geçenlerde, bu konuşma yapma konusundaki eleştirilere karşı,bilirsiniz belki:"Konuşmaya devam edeceğim. Alıştığınız Cumhurbaşkanlarından değilim, asla olmayacağım." Bu tavır bana "başkanlık" sisteminin sinyali gibi geliyor sanki. Selamlar...

Retor 
 26.12.2014 21:10
Cevap :
Kesinlikle öyle. Göstere, göstere 'başkanlık sistemini' halka dayatıyorlar. Ve biz de bunu koyun gibi izliyoruz, sesimizi çıkartamıyoruz. Oysaki, fikir, beyin ve eylem birliği yapmamız gerekmez mi ? Ayrıca, bir de şunu sormak gerekir diye düşünüyorum. Önceki, alışık olduğumuz Cumhurbaşkanları nasıldı ? Hangisinin devlete 'vesayetçi' bir yaklaşımı vardı ? Atatürk'ün bile buna tam yetkisi ve hatta imkanı varken bile, kararları hükümetin almasını isterdi. Çoğu zaman, bazı içinden çıkılmaz durumlara müdahale etmesini isteyen hükümete (İnönü hükmeti)i 'bu işi meclis çatısı altında çözün' talimatını veren de kendisidir. İsteseydi, kendisi başkan olamaz mıydı ? Vesayeti başlatamaz mıydı ? Bu neyin hırsı, neyin kavgası ?  01.01.2015 12:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2514
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster