Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
265
 

Bilimin gör dediği

Elin adamları neler araştırıyor, biz nelerin peşindeyiz. Elin adamları dediğim de Avrupa kesimi. En son araştırdıkları konu, ’Korkunun futbolda başarı üzerine etkisi.’ Bu araştırmanın sonuçlarına göre; bir futbol takımındaki oyuncu, ne kadar az korku sahibi olursa, o kadar başarıya yakın olurmuş. Gelin görün ki, bir-ikisi hariç hemen tüm önemli kulüplerde bile korku konusunda hiçbir bilinçli araştırma çalışması yaptırılmazmış. Üstüne üstlük bazı kulüplerde disiplin sağlasın diye, yönetici ve antrenörler korkuyu etkin bir enstrüman olarak kullanırlarmış. Böylesi durumda da futbolcunun performansı anormal düşer, tekniğini kullanma becerisi, acemi futbolcu seviyelerine inermiş. Araştırmacılar ilgili konuda bakın ne çarpıcı şeyler söylüyorlar:

‘Antrenör ve yöneticilerin tavır-davranışları, kulübün ekonomik durumu futbolcuda endişe, kaygı ve fobi şeklinde korku türleri gelişmesine yol açabilir. Futbolcunun sürekli kuşku duymasına neden olan yaklaşımlar ve ortam, onun endişe içerisinde yaşamasına etmen olur. Durum süreklilik kazanır, hele hele kötü olasılıkla arkası arkasına gerçek olmaya başlarsa, futbolcunun yakasına kaygı yapışır. Kaygı duygusu futbolcu organizmasının hormon dengesini allak bullak eder. Kas gelişimi ve teknik kapasitede ciddi gerilemeler devreye girer. Endişe ve kaygı ortamında uzun süre yaşayan futbolcu giderek değişik fobiler geliştirmeye, olmadık nesne-durumlar karşısında olağanüstü korku tepkileri sergilemeye başlar. Kaygı duygusu konusunda rehberlik hizmeti almamış bir futbolcunun başarılı performansta süreklilik göstermesi mümkün olamaz. Arada bir başarılı olsa bile, başarı sonrası, ’Ya sakatlanırsam’ kaygısı devreye gireceğinden, başarıda süreklilik mümkün olamaz. Futbolcuların başarısı geliştirdikleri korku türüne ve bu konuda eğitilip eğitilmediklerine bağlıdır. Bilinçaltı olarak değişik korku türlerinin kendisine ilgili kulüpçe yazgı yapılacağı noktasına gelen futbolcunun, o kulüpte kalması mümkün olamaz, her çareye başvurup o ortamı terk eder.’

<ı>Turgay Renklikurt hocamızın ellerine sağlık. O kadar önemli bir konuya değinmiş ki geçen günkü yazısında, bölgemizdeki bazı sporsever, futbolcu ve yönetici arkadaşlar kaçırmışlardır belki diye köşemize aldık.

Bu araştırmanın benim açımdan önemi ise çok ama çok farklı! Futbolculuk, yöneticilik ve antrenörlük yaptığım onlarca yıl savunduğum değerlerin doğrulanması adına çok önemli.

Yıllarca genç oyuncuları koruyup incitmemeye çalıştım. Onlara yanlış davranan, ezmeye çalışan, hakkını vermeyen <ı>‘Futbolcu ve yöneticilerin’ hep ama hep karşısında oldum. Belki de bu yüzden bazı (Yönetici ya da futbolcu) dostlarımız(!)dan zarar gördüm. İnanın bunların hiç önemi yok benim için. Bu araştırmayı okuduktan sonra, vermeye çalıştığım mücadelenin hiç de boş olmadığını bir kez daha yüreğimde hissettim. Önemli olan sadece bu…

Böyle bilimsel araştırmaları takip etme alışkanlığımız maalesef yok. Biz yapmıyoruz, hiç olmazsa araştıranlara saygı duyup, ‘<ı>Bilimin gerçeklerini görelim istedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 24.10.09
 
 

Okumayı, yazmayı, izlemeyi, değerlendirmeyi, kısaca hayatın farkında olarak yaşamayı seven bir kişil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster