Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
493
 

Bilinçaltımız Bu Dili Konuşuyor

Bilinçaltımız Bu Dili Konuşuyor
 

Düşünün ki, Çin'desiniz  ve bir Çinliye kendi dilinizde bir şey anlatmaya çalışıyorsunuz.

Ne kadar başarılı olursunuz?

Tabii ki, beden dilinizle anlatabildiğiniz kadar anlatmaya çalışırsınız ancak karşı taraf sizi bir yere kadar anlayabilecek.

Sonuçta yine hüsran.

Aynı durum bizim zihin ve bilinçaltı dediğimiz bilinç durumlarımız içinde geçerli.

Göz retinamız beynimize dakikada 10 milyon bit değerinde bilgi aktarıyor.

Bilinçaltımız ise dakikada 40 milyon bit dış etkenlerden maruz kaldığı bilgiyi işleme alıyor.

Düşünebiliyor musunuz, bu kadar bilginin sadece 40 bit değerindeki oranını bilinçli zihnimiz işleyebiliyor.

Korkunç bir oran bu!

Bu kadar bilgi bilinçdışı düzeyimizde işleme alınıyor ve biz hangilerinin bize hizmet ettiğini ve hangilerinin bize hizmet etmediğini bilemiyoruz.

Buna ek olarak, bilinçli zihnimizle iletişime geçerken bilinçdışı zihnimizin anladığı dili bilmiyoruz!

Hadi bakalım gel de çık bu işin içinden!!!

Sonra, bakıyoruz hayatımız darma duman.

Sonra, kendi kendimize soruyoruz.

Ben ne yaptım da bu hale düştüm?

Bizim bu hale düşmemizin sebebi bilinçdışı zihnimize anladığı dilden konuşamıyor ve derdimizi anlatamıyor olmamızdandır.

Peki, çözüm nedir?

Bilinçaltının konuştuğu DİLİ öğrenmemiz gerekir.

Bu dil metaforsembol ve resimlerden oluşur.

Bilinçli zihnimiz algıladığımızı analiz eder, sorgular ve muhakemesini yapar.

İster sözsel ister şekilsel olsun her bir bilgiyi sorgulamadan işleme almaz.

Bilinçaltı veya bilinçdışı zihnimiz ise kelimelere pek aldırmaz.

Ancak, algıladığımız metaforlardan, sembollerden ve resimlerden arşivde tuttuğu bilgilere istinaden anlam üretir.

Onları sorgulamaz ve yargılamaz.

Sadece daha önce yüklemiş olduğumuz anlamlara eşdeğer anlamlar üretir ve hayatımıza sunar.

Eğer onun anladığı bu dilden sorular sorar ve onun cevaplarını bire bir anlamaya başlarsak hayatımızda oluşan engellerin sebebini de bir bir bulur ve ayıklarız.

İşte bu dil hem dünyanın en zor hem de bir o kadar kolay bir dili.

Tam bir ikilem değil mi?

Çok zor, çünkü bilinçdışı zihnimizin arşivi dünyanın en zengin kütüphanesidir.

Oradan aradığımız cevapları barındıran arşivlere bir girdik mi çıkmamız imkansız değil ama çok zordur.

Çok kolay, çünkü bir kere o dili öğrenmeye başladık mı o sonsuz sayıdaki bilgileri didiklemeden bize hizmet etmeyenlerin ilk baskılarını bulur ve ona bağlı tüm yeni baskılar domino taşı gibi birbirini yıkar gider.

Gördüğünüz üzere, bilinçaltı dilini öğrenmek fiziksel realitemizde konuştuğumuz dilleri öğrenmekten farklıdır.

Çünkü her bir bireyin bilinçaltı aynı alfabeden oluşan bir dili farklı kelimelerle ve farklı cümlelerle konuşur.

Biz danışmanların en büyük zorluğu bireyin yaşadığı engelleri oluşturan bilinçaltı dilinin hangi kelime ve cümlelerle anlam yüklenmiş olduğunu bulmaktır.

 

Yazar/Theta Master Eğitmen

Tuncay Yeşilpınar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 194
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1078
Kayıt tarihi
: 15.05.16
 
 

Yazar/Theta Master Eğitmen Sahip olduğu sertifikalar: _Theta Master/EFT Master/Healig Codes Maste..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster