Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '11

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
681
 

Bilinçaltının seçimleri

Bilinçaltının seçimleri
 

which way


Bilinçaltı çalışması sırasında, olası yollar içinden uygununu seçmeye yardımcı olan bilinç, malzemeyi sunan ise bilinçaltıdır. NLP, hipnoz, regresyon, Işık köprüsü veya bilinçaltı uygulamalarından hangisi seçilirse seçilsin, bu kural değişmez. Değişim, uygulama şekillerinde kendini gösterir. Benim çalışmasını yürüttüğüm bilinçaltı uygulamasındaki farklılık, çalışmanın büyük bir bölümünün konuşma yapılmadan gerçekleşmesindedir.. Zihnin blokajı ile karşılaşılırsa ancak o zaman başlangıç kısmında bir konuşma yaşanır. Bir de ana neden keşfedildiğinde, eğer danışan yüzleşme ve çözülmeye hazırsa, burada sözcükler devreye girer. Bunun dışında, derinleşmenin ve tetha frekansının kesintiye uğramaması için, sesli uyaranlar minimumda tutulur. Bu uygulama sırasında zihin saf dışı bırakılıyor gibi görünse de, aslında işbirliği zemini bulunarak onunla uzlaşma yoluna gidilir. Aksi takdirde, bilinçaltının bekçisi rolüne soyunan zihin, onun rızası olmadan yapılan her hamlede, savunma mekanizmalarını devreye sokarak çalışmayı sabote edecektir. En iyi sonuç, zihnin kendisini tehdit altında algılamadığı, dolayısıyla uygulayıcıya güven duyduğu zaman elde edilebilir. Bilinçaltı çalışmalarında, biri danışanın edilgen olduğu, hatta uygulayıcı bile çalışmayı sadece enerji akışına göre devam ettirdiği seçim olmak üzere, 4 ana yol vardır. Diğer 3 yol, danışanın az veya çok aktif katılımı ile gerçekleşir. Bu yolların hiçbirinin diğerine göre üstünlüğü yoktur. Sadece uygulayıcının yaklaşımını belirlemesi açısından, seçilen yolu algılayabilmesi önemlidir. Şimdi bunları inceleyelim: 

Unutma/Silikleştirme: Eğer çalışma konusu ağır bir travmayla bağlantılıysa ve kişi buna ait imgeler, semboller, anılarla yüzleşmek hatta gözlemlemek istemezse, bilinç bu yolu seçtirir. Böylece kaldıramayacağı bir duygusal veya zihinsel deşarjın yükünden ürkebilecek zihni yatıştırır ve işbirliği zemini yaratır. Uygulama sırasında danışan ya belli belirsiz semboller, his ve görüntüler algılar ki-bunlar unutulmuş ya da silikleşmiş kopuk parçalar gibidir, ya da hiç bir şey hissetmez ve görmez. Sanki ağrı kesici almış gibi, uygulama süresince olayın geçmişte yarattığı ruhsal, duygusal veya zihinsel acıyı yavaşça boşaltır. Bazı durumlarda zihin, uygulayıcının bile olayla ilgili belirgin his ve görüntüler algılamasını engeller. Ama uygulayıcı, herhangi bir şey algılamasa da, akışı hissettiği sürece enerji vermeye devam eder. Her halükarda uygulama bittiğinde, travmayı yaratan olayın kaydı hala bilinçaltındadır ama ağırlığı azalmış, verdiği acı belirsizleşmiştir. Bu yolu seçen kişiyle, talep edildiği takdirde derin bir çözümleme elde edebilmek için birkaç çalışma daha yapmak gerekecektir.  

Değiştirme/Çarpıtma: Kişi kendini şu anda yaşadığından çok farklı zaman mekan veya kişilikte görebilir. Bilinç bu yolu seçtiğinde, yaşanan sorunu, kişinin şu anki kimliğinden soyutlayarak ancak sorununa ait ipuçlarıyla paralellik gösteren sembolleri seçerek anlatır. Geçmiş yaşam ya da psikodrama benzeri görüntüleri bu kapsama sokabiliriz. Genelde sahneler, rüyalarda gördüğümüz kadar renkli, bazen çarpıtılmış ya da abartılmıştır. Özellikle odaklanılması gereken semboller de işte bu çarpıcı sahneler içinde dikkatimizi çekmeye çalışırlar. Dikkat edilmesi gereken, çağrışımların ve sembollerin zihinsel ve bilinçaltı katmanlarından geçerken ne kadar çarpıtıldığı ya da nelerin zihin tarafından değiştirilerek sunulduğunun saptanmasıdır. Nasıl rüyalardaki sembolleri birebir yorumlamıyorsak, burada da seçilen bazı sembollerin evrensel, bazılarının toplumsal ancak azımsanmayacak bir kısmının da kişiye özel olduğu bilgisi göz önünde tutulmalıdır.  

Gözlemleme/Geri çekilme Bilinç gözlemleme yolunu seçtiğinde genellikle uygulama bir geri çekilmeyle sonuçlanır. Buradaki etki med-cezir gibidir. Kişi sonuçlarını yaşadığı sorunun ana kaynağının kıyısına kadar gelir. Bilinçaltında gömülü soruna ait görüntüleri gerçeğe çok yakın sahnelerle ya da bir önceki yolda anlatılan değiştirme ve çarpıtma yolunun hafif bir versiyonu ile algılar. Yine de değiştirme ve çarpıtmada olduğu gibi farklı mekan ve zamandan çok, zamanı ve mekanı net tanımlayamadığı ancak kimlik bilgilerinin pek değişmediği bir yöntem seçer. Bir başka deyişle, şimdiki kimliği ile sorunun merkezine yaklaşır ve sonra bir geri çekilme hissi yaşayabilir. Genellikle, sorunu bilinçaltı düzeyinde değil, gündelik hayatta mantıkla inceleyip çözümü lineer zaman içinde çözme eğilimli analitik beyinleri baskın kişilerin yatkın olduğu bir seçimdir. Analitik beyinli kişiler, tetha beyin frekansında uzun süre kalmayı başaramadıklarından ve sorunu algılamak onların zihinlerini devreye soktuğundan. genelde bu noktada tekrar düşünen zihin frekansı olan alfaya geçiş yaparlar. Bu da çözümün uygulama içinde tamamlanmadığı geri çekilmeyle sonuçlanır. Bu durumda danışan. ya zaman içinde belli bir noktaya kadar çözümleri izleyecek ya da bir sonraki uygulamada gözlemleyerek bulduğu sorunun merkezine doğrudan giderek. nihai çözümün gerçekleştiği yolu denemeye hazır hale gelecektir.  

Yüzleşme/ Çözülme Kişi onu şu anda rahatsız eden ana nedeni keşfetmiş olsun ya da olmasın, bazen dönüşüme o kadar hazırdır ki, uygulama sırasında önce nedeni keşfeder, gözlemler, alması gereken dersi görür. Ardından sorunla yüzleşme aşamasına geçer. Ana nedenin taşımakta olduğu, zihinsel, duygusal ve ruhsal enerji yükünü boşaltarak bir çözülme yaşar. Çözülme, dönüşümün en belirgin aşamasıdır ve bunu gerçekleştirdiğinde uygulama içinde dönüşümün çoğu da tamamlanmış olur. Bazen, çözülme kısmı küçük etkilerle başlar ve uygulama sonrasında kişinin hayatına çektiği benzer durumlara verdiği tepkileri gözlemleyerek çözülmeye devam ettiği görülür. Ancak yüzleşme ve enerji boşalımı yaşanan her uygulama, ister uygulama anında olsun ister sonrasındaki süreçte, kişinin dönüştürmeyi başlattığının ve tamamlayacağının göstergesidir. Nadiren ikinci bir uygulamaya ihtiyaç duyulur. Tüm aşamalardaki dikkat çeken nokta, enerji yükünün boşaltılmasında yoğunlaşır. Dolayısıyla, bilincin bize hangi yolu seçtirdiğinden çok, enerjinin dönüştürülüp dönüştürülmediğine odaklanırız.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 03.09.11
 
 

1969 yılında İstanbul'da doğdum. Şişli Terakki Lisesi'nin ardından, İstanbul Üniversitesi Turizm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster