Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
546
 

Bilinçdışı savunmalar (savunma mekanizmaları)

Bilinçdışı savunmalar (savunma mekanizmaları)
 

Hepimizin gündelik hayatında canını sıkan veya kabul etmek istemediği, rahatsız olduğu şeyler vardır. Bunlar bazen bilinçli olup fark ettiğimiz şeyler olmakla beraber çoğu zaman da bilinçsizdir. Bir şey, biz farkında olmadan bilinçaltımızı rahatsız etmiştir. Bu sebeple de bilinçaltımız bu olumsuz duygularla başa çıkmak için bir takım yollara başvurmak durumunda kalır. Bunu kendini korumak için yapar. Yapmadığı takdirde savunmasız kalır ve farklı psikolojik sorunlar çıkmasına sebep olur. Burada Freud'un enerji yasasını hatırlamak gerekir; "enerji yok olmaz". Yani elbet bir yerden çıkar; ya duygudan, ya bedenden ya da biliçten. İşte bu sebeple id (ilkel dürtüler) ile süperego (toplumsal norma ütopik uyum sağlama çabası) arasında kalmış ego'muz bilinçaltında kalan kısmı ile savunmasız kalmayalım diye kendince oluşturduğu savunma mekanizmalarını hizmetimize sunmuş. 
 
Savunma mekanizmaları her şey olabilir. Freud belli başlı bazılarını bizimle paylaşmış. 
Bunlar: bastırma (ki en çok bu kullanılır(tüm savunma mekanizmaları önce bastırma ile çalışır, bastırır sonrada mantığa uydururuz gibi)), mantığa bürüme, yansıtma, yadsıma, yer değiştirme, karşıt tepki geliştirme,gerileme, yüceltme, düş kurma, özdeşleşme, yapma bozma vb.
Bu bahsedilen savunma mekanizmalarına örnek vermek gerekirse (daha açıklayıcı olacağı inancındayım); 
-mantığa bürüme: benliğin kabul etmediği davranışlara makul açıklamalar bulma (çıkma teklif ettiği kız tarafından reddedilen çocuğun ''zaten hoşlanmıyordum, yalnızlık daha iyi'' şeklinde düşünerek bu olumsuz durumu akla uygun hale getirmesi)
-yansıtma:benliğin kabul etmediği duygu, düşünce ve davranışı karşısındakine yükleme, mal etme (cinsel duyguları çok yüksek olan bir erkeğin, onunla konuşan her kız hakkında ''bu da ne yollu beni ayartmaya çalışıyor'' diye düşünmesi ile kendi duygularını sanki o kızların duygularıymış gibi kızlara yansıtması).
-yer değiştirme: kabul görmeyen dürtülerin, kabul görülebilir kişi veya nesneye yönlendirilmesi (iş yerinde patronuna aşırı sinirlenen birinin eve gelip eşini dövmesi gibi)
-yadsıma: benliğin kabul etmediği, kaygı yaratan bir şeyi yok saymak (annesi kanser olan bir kişinin, annesini sağlıklı kabul etmesi ve öyle hareket etmesi).
-karşıt tepki geliştirme: benliğin kabul etmediği bir dürtünün, düşüncede ve davranışta tam tersini aşırı derecede ifade etme (aşırı homofobik kişiler bunun en iyi örneğidir).
-yapma bozma: suçluluk duygusu hissettiren ve bunun ortaya yarattığı hoş olmayan duygu ve düşüncelerden dolayı kişinin bunu telafi yoluna gittiği ritüeller veya davranışlar (karısını aldatan bir erkeğin, karısına aşırı ilgi göstermesi alakasız zamanlarda ona çiçek götürmesi, hediye alması vb böylece kişi o suçluluk duygusundan arınmaya çalışır).
-gerileme: kaygı yaratan bir durum karşısında kişinin en güvende olduğu ana geri dönmesi. Bu genelde kişinin çocukluğu olur. (yetişkinlerin aşırı kaygı uyandıran durumlarda çocuksu öfke göstermesi veya çocuk gibi konuşması).   
 
İnsan o kadar karmaşık bir canlı ki bunun dışında oluşan bir çok savunma mekanizması daha sayılabilir. Döngü şeklini almış durumlarda bunlar çok net karşımıza çıkar. Önemli olan bunları saptayabilmek, farkındalığı sağlamak. işte bu noktalarda kendimize sormamız gereken sorular var. 
 
Bunlardan hangilerine sahipsiniz ve hangi konularda bunlara başvuruyorsunuz? Bunları belirlemek çok önemli. Demek ki siz o konularda bazı yaralayıcı tecrübeler edinmişsiniz. Bu tecrübeler en çok da çocukluk yıllarında edinilmiştir. Kendinizde sorgulamalar yapıp bilinç öncesi veya bilinç düzeyindekileri açığa çıkarmanız ve telafi etmeniz mümkün. Bilinçaltı için ise destek almak şart. Bu savunma mekanizmalarını az ve öz kullanıyorsanız (bunları kullanmak psikolojinizi, günlük rutininizi, ilişkilerinizi, işlevselliğinizi bozmuyorsa) bu çok doğal ve olması gerekendir fakat sürekli ve aşırı derecede bir kullanım rahatsız edici ve ilerleyen zamanda zarar verici olabilir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 928
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

sosyolog  & psikoloji master ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster