Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

03 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
213
 

Bilinçli seçmen ülkenin geleceğidir…

Bilinçli seçmen ülkenin geleceğidir…
 

Seçmenimiz, kendisinin “asıl”, seçilenin “vekil” olduğunu asla unutmamalıdır. Seçimin bir “vekâlet verme “olduğu bilinci ile sandığa giden bir seçmen ne istediğini bilen insandır.


Yaşamımıza kattığımız her değer seçimlerimizden oluşur. İş seçiminde eş seçimine kadar, evimizdeki eşyaların seçimine kadar verdiğimiz kararlar bizleri ya mutlu yapar ya da mutsuz.

Hayat seçimlerden ibarettir. Hatalı bir seçimden kaliteli bir yaşam oluşturamazsınız. Yani kalitesiz bir üründen kaliteli bir çıktı alamazsınız.

Yanlış seçim ya sizi yolda bırakır ya da olmadık yerde darda bırakır.

Bundan dolayıdır ki hayatımızı, çocuklarımızın geleceğini belirlemek çok titiz bir seçim gerektirmektedir.

Özellikle de söz konusu ülkemizin geleceği ise;

İnsanımızın eğitim durumu nasıl olursa olsun yüreğinde ki güzel duyguları en iyi ve doğru şekilde seçimine yansıtmalıdır.

Çünkü verdiği bir oyun ülkenin kaderini doğrudan etkileyeceğini ve bundan geriye dönüş olmayacağını, oyunu kullanırken düşünmelidir.

Sandığa giren her oy çok değerlidir. O oyun altında koskoca bir gelecek bulunmaktadır. Bundan dolayı seçmen olmanın, futbol takımı tutmak kadar basit bir iş olmadığının ve hesabının çok ağır olacağının bilmelidir.

Seçmenimiz, kendisinin “asıl”, seçilenin “vekil” olduğunu asla unutmamalıdır.

Seçimin bir “vekâlet verme “olduğu bilinci ile sandığa giden bir seçmen ne istediğini bilen insandır. Günün hangi saatinde olursa olsun vekâlet vereceğin insana ulaşabiliyorsan, sorunundan ya da sorunlardan haberdar edebiliyorsan doğru seçim yapmışsın demektir. Bunun içinde tercihini yaparken bir değil bin kere düşünmek gerekmektedir. Vekâleti verdikten sonra dört yıl geri dönüşü yoktur.

Sorumluluk taşıyan ve ülke yönetiminde kendisini sorumlu hisseden bir seçmenin görevi öncelikle aday adaylarının içerisinde parası çok olanı değil, en kalitelisini seçmek ve onun için mücadele etmektir.

Seçim bittikten sonra bile seçmenin vatandaşlık sorumluluğu bitmemelidir.”Ben oyumu kullandım, benim görevim sona erdi.”Diye düşünmemeli ve bir köşeye çekilmemelidir.

Seçilen vekilin, seçim esnasında yaptığı ziyaretlerde vaat ettiği sözleri tutup tutmadığını, ulaşılabilir olup olmadığını, kendisini seçenlerle beraber aynı nefesi alıp almadığını, acıda, sevinçte “asıl” olanların yanında olup olmadığını, mecliste kritik oylamalar da elini vicdanına koyarak, hiçbir etki altında kalmadan vatandaşı düşünerek, ülke çıkarını düşünerek oyunu kullanıp kullanmadığını, mecliste, liderinin değil de kendi kişilik gücü ile hareket edip etmediğinin de takipçisi olmalı, sözünde durmayan vekili de zamanı geldiğinde azletmesini bilmelidir.

Şu gerçek asla unutulmamalıdır ki; bizim adımıza mecliste karar verip kanun yapacak vekillerimizin kalitesini onları seçen seçmen kalitesi belirleyecektir. Günümüzde her seçmenin donanımlı olduğunu, bilinçli olduğunu ve ülke gerçeği konusunda bilgi sahibi olduklarını kabul etmemiz gerekmektedir. Bu hem demokrasinin gereğidir hem de günümüz iletişiminde herkesin bilgiye ulaşama kaynaklarını kullanmalarından dolayıdır.

Özetle bizim kalitemiz ne ise, bizim seçtiğimiz yöneticilerimizin de kalitesi o kadar olacaktır.

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 367
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster