Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
554
 

Bilinçli Yaşam

Bilinçli Yaşam
 

Bilinçli yaşam detay gerektirir


İnsanlar meslek sahibi olmak için ilgi duydukları sanatta çıraklığa veya diploma almak için okula başlarlar.

Sanata başlayanlar usta olana kadar, okula başlayanlar diploma alana kadar öğrenirler ve sonrasında yaşamlarını geçindirmek için para kazanacakları işe başlarlar, hayat devam eder.

Ama ne çıraklığa başlayanlar ne de okula başlayanlar hayata ve günlük yaşamdaki sorumluluklara dair bir eğitim görmedikleri gibi bir arayışları da olmamaktadır.

İmza nedir? Senet nedir? Sözleşme nedir? Tapu nedir? gibi mali konularda olmadığı gibi, Ergenlik nedir? Cinsellik nedir? Sağlıklı birliktelik nedir? Nikâh nedir? Doğum kontrolü nedir? Kişilik nedir? Ev ekonomisi nedir? Özel yaşamda, günlük yaşamda iletişim nedir? Sağlıklı yaşam nedir? gibi yaşamın akışında karşılaşılması kesin olan kavramlar ve gerçeklere dair kim neyi nasıl öğreniyor? diye sorulsa, deneme yanılma ve günlük hayattaki gözlem ve deneyimlerden başka kim ne diyebilir ki ! Bu konularda bilinç eğitimi alan var mıdır?

Sosyal, şahsın hukuku, özel yaşam, günlük yaşama dair tüm konularda esas olan görgüdür ve bu nedenle bireyin yaşamının akışı genelde eksiktir.

Bu önemli temel eksikliğin giderilmesi için gerekli program ve uygulamalar ‘Aile ve Toplum Hizmetleri Bakanlığınca’ veya bir 'Sivil Toplum Kuruluşunca' yapılması gerekmez mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ohh nihayet bizim dilimizden konuşan biri çıktı.Bir sürü yazımızda *Bu eğitim eksik* diyoruz kimse tınlamıyor.

Kerim Korkut 
 16.05.2012 16:59
Cevap :
Ortak paydamız...  16.05.2012 17:57
 

(dvm 3) olabildiğince en basite indirgeyerek aktarabilmenin sancısını çekmekteyim ya işte. Zira, daha başlangıcını bile veremiyorum, en basit bir iki şeyi dahi anlatmaya kalktığımda kaç kişi anlıyor, hatta anlıyor mu, görüyoruz işte bir senedir şurada bile! Çok doğru ve önemli bir konuydu, yani bir gerçektir de değindiğiniz. Neyse, insanlık bir şekilde eninde sonunda bilinçlenecek, ama ne zaman, işte onu hala daha henüz bilememekteyiz, çünkü hala daha henüz gerçekleştirememekteyiz. Bir de çünkü, yetişkin olmalarına rağmen yeterince bilinçli olmadığında insanlar, öğretilene direnme de vardır, bildirildiği-açıklandığı-gösterildiği halde anlamak istememe, bilmek istememe, öğrenmek istememe, hatta geçmiş şartlanmışlıklar nedeniyle ciddi ciddi anlayamamak bile, inan(a)mamak, gör(e)memek de vardır işin içinde ne yazık. Teşekkürler bu değerli paylaşımınız için. Selam ve saygılar…

Filiz Alev 
 15.05.2012 16:13
Cevap :
Bireyin öğrenme ihtiyaçlarını bilemeyecek kalıplaşmış olması, eğitim modelinin ürünüdür. Bizim gibi köşeden kenardan kurcalayanlar çoğaldıkça belki önemsenir....  16.05.2012 0:44
 

(dvm 2) Dolayısıyla okullarda da bütün bunların bilinciyle, yani ilim bilincine sahip olarak, ilmin alınmasını sağlayacak “alt yapı” verilebilmelidir asıl. Ki esas “eğitim” de ona denir zaten ve öyle gerçekleşmelidir. Ancak bir de şu vardır tabii… böylesi bir ilme (aslına yani) ve de ilim bilincine de halihazırda kaç kişi ya da o kadar az kişi vakıftır ki, kim verecektir bunu da “nesillere”? Önce yetişkin insanların ve öğretmenlerin de ilme vakıf olması sağlanmalıdır, yetişkin bireylere kazandırılmalı, öğretilmelidir ki, onlar da bunun “alt yapısını” öğretebilsinler, kazandırabilsinler çocuklara ve gençlere. Zira örnek olmak ve toplumsal dinamikler de çok önemlidir ve en etkin şeydir bir bilinç oluşumunda ve o bilincin de ilim doğrultusunda oluşması, kazanılması ve yerleşmesinde. Oysa toplumda erişkin insanlarda henüz o "alt yapı" bile yok daha. Üstelik tam da bu sebeptendir ki, “yanlış bilinçlenme” söz konusudur hatta. Onun içindir ki zaten, ben de ilim muhteviyatını toparlayıp (dvm)

Filiz Alev 
 15.05.2012 16:12
Cevap :
dvm...  16.05.2012 0:41
 

(dvm 1) vardır ve birtakım şeylerin de “usulü” ile “tekniği”… hatta “estetik ve simetrisel içselliği”. Ve bilim, "ilim"in kapsamındadır zaten, olmazsa olmazıdır. Ancak ilim bilimin üstündedir, daha fazlasıdır, ayrıca bir açıdan da ahlaka ve hakka da, yani gerçeğe, yaşamsal ve evrensel akışa, sistemsel işleyişe uygun-örtüşük olandır. Ancak, zaten okullarda ilmin kendisi yani tamamı ya da asıl kısmı öğretilmez değil, öğretil-e-mez de. Belki çok kısmî, yani başlangıç niteliğinde olarak verilebilir, zira kişinin ilme vakıf olabilmesi için zihninsel gelişimini tamamlamış olması ya da başka bir ifadeyle “ilmi alabilmesine yeter ve gerekli olan ‘alt yapıyı’ ikmal edebildiği çağa ve duruma erişmiş olması” şarttır! O da insan ömrünün “ilk” 6,5-7 senelik 4 evresini tamamladığı yaş olan 26-28 yaşlarına tekabül eder. “İnsan maneviyatı ve bilinci yaklaşık 7 yıllık ‘ana’ evreler halinde tekamül eder” (hazır yeri geldi madem, ilme dair sırlardan biridir zira). Ancak o yaştan sonra yani. (dvm)

Filiz Alev 
 15.05.2012 16:09
Cevap :
dvm okuyacağım...  16.05.2012 0:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 610
Toplam yorum
: 2065
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1160
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster