Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1444
 

Bilişim-Yazılım

Bilişim-Yazılım
 

Boğaziçi Üniversitesi resimlerinde hep eski taş binaları ile bahçesindeki çimlere gurup grup oturmuş, sereserpe uzanmış öğrenciler görünür. Bu görünüm üniversitenin sembolü gibi olmuştur. Bu görünümün arkasında dünyanın en güzel manzaralarından birisi vardır. Bir yana baktığınızda boğaz boyunca dizilmiş yalıları, sırtlara yayılmış yeşillikler ile masmavi suların iki yanınca sıralanmış; Ortaköy, Beşiktaş, Fındıklı kıyılarındaki eski yeni yapıları, karşıda; Nakkaştepe, Sultantepe yeşilliklerinin mavi sulara dek dalan yamaçlarını, Üsküdar kıyılarını, uzayıp giden boğaz sularını Marmara’ya ve Haliç’e yönlendiren Sarayburnu yeşilliklerini, denizin ortasında tek başına bir güzelliği yaşayan Kız Kulesini seyredebilirsiniz. Bir başka yana gözlerinizi çevirdiğinizde Boğazın güzellikleri içinde ak gerdana takılmış, bir gerdanlık gibi duran Boğaz Köprüsünü, akıntı burnuyla dönen yeşillikleri, karşıdaki Beylerbeyi Sarayı’nın Çamlıca sırtlarından kıyılara dek inen yeşillikler içinde kaybolmuş görkemini seyredebilirsiniz. Bir an gözleriniz mavi sularda yüzerek, Boğazda gelip giden küçüklü büyüklü gemilere takılırsa onlarla birlikte denizleri, okyanusları aşıp başka diyarlara gitmeniz mümkündür.

Boğaziçi Üniversitesi; başarılı, köklü tarihiyle bu tepeden Boğaz’a kuşbakışı bakan bir yerde; bilim, kültür ve sanat üretme çabasını yıllardır sürdürüyor. Üniversitenin en genç bölümlerinden birisi de, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. Bölüm, kampus içinde farklı bir binada sürdürüyor çalışmalarını. Boğaz manzaralı bir bir masada sürüyor sohbetimiz. İlk, Prof Dr. Fikret Gürgen’in başkanlığında yürütülen; “Yazılım Mühendisliği Tezsiz Yüksek Lisans Programını” konuşuyoruz. Fikret Bey’in deyişiyle: “Günümüzde yazılım sistemleri, bankacılıktan, otomotif sanayisine, sağlık bilgi sistemlerinden şirket yönetimine, çok geniş alanlarda kullanılan bilgisayar sistemlerinin çok önemli kritik bir parçasını oluşturmaktadır.Yazılım Mühendisliği 1968 yılından bu yana var olan yeni bir mühendislik alanı olup, yazılım sistemlerinin mühendislik prensipleri çerçevesinde; tasarımı, üretilmesini ve işletilmesini hedefler. Bilgisayar sistemleri artık günlük hayatın her alanında yoğun ve etkin bir şekilde artarak kullanılmakta olduğundan “Yazılım Mühendisliği” tüm alanlarda uygulamaları olan bir alandır.”

Bu amaçları gerçekleştirmek için Bilgisayar Mühendisliği Bölümü özellikle yazılım alanına ağırlıkla yönelerek; dört yıllık üniversite, yüksek okul lisans programından birini bitiren kişilere yazılım mühendisliği alanında eğitim vermektedir. Sohbetimize katılan Prof. Dr. Ayşe Başar Bener, yaz okulunda çeşitli üniversite ve uluslardan öğrencileri burada ağırladıklarından söz ederken, Prof.Dr. Lale Akarun bölümde yürütülen projeleri sıralıyor: Kameradan alınan yüz bilgisinin kullanılarak otomotik kimlik tesbiti yapmaya yarayan “Yüz Tanıma Projesi,” Elyazısı Tanıma Projesi, Konuşmacının bilgisayar tarafından algılanmasını amaçlayan, Konuşmacıyı Tanıma Projesi, El ve Kol Hareketlerinin Tanınması Projesi, İmza Tanıma Projesi, Parmak izi Tanıma Projesi, Üç Boyutlu Yüz Modelleme gibi günlük yaşamımızda yarın kullanıma girecek bir sürü projeyi yürütülüyor. Bunlardan en ilginç olanlarından birisi de Yapay Zeka Projesi. Bir başka adıyla top oynayan robot köpekler. Prof Dr.H. Levent Akın’ın yönetimindeki bu projede bölüm, bir takım olarak çalışıyormuş. Uluslarası düzeyde robot köpeklerle yapılan maçlarda birinciliğe varan ödüllere ulaşmışlar. Bir robotu göstererek bu robot köpek kaç yaşındaki çocuğun yapabileceklerini yapabiliyor? Soruma henüz üç yaşındaki çocuk zekasının seviyesinde olduklarını, gittikçe artan gelişimle ileri yaşlara doğru yürüdüklerini belirtiyorlar. Hatta gelecekte köpek sevgisinin robot köpeklerle giderilebileceğini konuşuyoruz.

Bütün bu projelerin temelinde bilgisayar okuryazarlığının yaygınlaşması gerektiğini söylüyor Dr. Suzan Üsküdarlı. Bilgisayar okuryazarlığının; internetten yararlanmak, alanında kullanabileceği, küçük büyük yazılım çalışmaları yapmak ve bunu kendi branşında kullanmak olarak tanımlıyor, Suzan Hanım. Hindistan’da gördüğü gelişmelerden söz ediyor . Yaşlı bir amcanın internetkafeden dünyanın başka bir yerindeki torununa resimler, çalışmalar gönderdiğini anlatıyor. Keşke diyoruz bizim ülkemizdeki tüm kahveler internetkafelere dönüşse. İnsanımızın zaman tükettiği yerler olmaktan çıkıp, üretime katıldığı yerler olsa....

Bu projelerin yapıldığı kat, bölüm bölüm proje odalarına ayrılmış. Her odacıkta farklı bir proje yürütülüyor. Katın ön cemakanından yeşillikler içinde bir Boğaz Köprüsü manzarası var. Odacıklara kapanmış, bilişim yazılım uzmanlarının bütün dünyaları ekranları ve projelerindeki başarıları. Bu manzara onlar için gözlerine takılan bir kartpostaldan başka bir şey değil. Onların bütün dünyaları, projeleri; yarınlara güzellik katmak amacıyla kullandıkları; bilgisayar ve bizler için çalışan beyinleri.

Hasan Barışcan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Boğaziçi Üniversitesi'yle ilgili aydınlatıcı sohbetinizi beğeniyle okudum.Bilgisayar okur-yazarlığının gerekliğiyle ilgili görüşlerinize katılmamak mümkün değil. Kısa bir süre sonra dünyada okur-yazarlıkla ilgili istatistiklerin yerini ''Bilgisayar okur-yazarlığının alacağını ve bunun kalkınmışlıkta en önemli kıstas olacağını düşünüyorum .Saygılarımla.

Mehmet Selçuk Gazioğlu 
 13.07.2006 15:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4166
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

1952 yılında Sivas- Asarcık Köyünde doğdum. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptım. Kabataş Er..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster