Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

08 Mart '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
49
 

Bilişsel Çarpıtıyor muyuz?

Bilişsel Çarpıtıyor muyuz?
 

Bilişsel çarpıtan


1) Ya hep ya da hiç düşüncesine mi sahibiz, “çift kutuplu”, “iki uçlu”, “siyah ya da beyaz” düşünme şeklinde mi düşünüyoruz? Sorunlara “Bir şey ya tam istediğimiz gibi olmalı ya da hiç olmamalı.’ diye mi bakıyoruz?. Süreç değil, sonuç mu bizim için her zaman daha önemli oluyor?  “Benim için hayat siyah veya beyaz demektir. Grim yoktur.” mu diyoruz? Gride yaşamayı bir çeşit, kişiliksizlik olarak mı algılıyoruz? En iyisini yapamıyorsam hiç yapmayayım, Mükemmel değilsem başarısızım, Biri beni eleştiriyorsa, demek ki beni hiç sevmiyor, Bana her şeyi anlatmıyorsa, demek ki o güvenilmez biridir gibi şeyler mi düşünüyoruz?

2) Tek veya çok az bir veriye dayanarak, olumsuz veya olumlu bir yargıya ulaşarak aşırı genelliyor muyuz? Sınırlı sayıda bir örnek üzerinden genel bir kurala mı ulaşıyoruz? Bir parçayı bütünün kendisiymiş gibi mi algılıyoruz? Asla, her zaman, daima, kesinlikle, hiç kimse, herkes gibi ifadeler mi kullanıyoruz? Doğum günüm hatırlanmadı; demek ki ben sevilmiyorum, Hiçbir kadına güvenilmez mı diyoruz?

3) Bir olaydaki negatif bir ayrıntının üzerine giderek ve o ayrıntıya odaklanarak, bütün bir olayı olumsuz bir şekilde algılıyor, zihinsel filtre mi kullanıyoruz? Farkında olmadığımız her şeyin olumsuz olduğuna mı karar veriyoruz? Geleceğe bir felaket beklentisi içerisinde mi bakıyoruz? Sevgilimden ayrılırsam benim sonum olur.”, “Bu işten çıkarsam yapamam.”, Sunumu tamamlayamazsam her şey berbat olacak.” şeklindeki mi düşünüyoruz?

4) Olumlu olayları görmezden gelerek, olayı, akıllıca ve çabuk bir şekilde çok kötü bir duruma çeviriyor, olumluyu geçersiz mi kılıyoruz? Bunu kasıtsız olarak mı yapıyor, kimi zaman farkında bile değil miyiz?

5) Zihin okuyarak, falcılık yaparak, durumun ya da olayın gerçekleri ile örtüşmeyen olumsuz bir sonuca mı atlıyoruz? Ben onun ciğerini tanırım, Sormaya gerek yok, ne düşündüğünden eminim, şeklinde mi düşünüyoruz?

6) Çevremizdeki kişileri orantısız bir şekilde devleştirip ya da küçültüyor muyuz? Kendi yanlışlarımıza, korkularımıza ya da kusurlarımıza bakıp birilerini çok mu büyütüyoruz?

7) Gerçeğin bir delili olarak duyguları mı görüyoruz? “Kendimi çok başarısız hissediyorum o zaman ben başarısız bir insanım” şeklinde mi düşünüyoruz? Akıl yürütme olarak duygularımız, düşüncelerimizi ve inançlarınızı mı yansıtıyor?

8) Motive olmak için bir şeyler yapmalı ya da bitirmeli mi diyoruz? “-meli”, “-malı” ek içeren kelimeleri çok mu kullanıyoruz? “Her zaman en iyi notu ben almalıyım”, “İnsanlar her zaman verdikleri sözleri tutmalı”, “Koşullar ne olursa olsun başarılı olmalıyım” mı diyoruz?

9) Yaptığımız yanlışlara dayanıp kendimizi tamamen olumsuz bir şekilde mi yargılıyoruz? Kendimiz ya da başkalarıyla ilgili genel bir sonuca ulaşan değerlendirmeler mi yapıyoruz? “Bana olan borcunu geç ödedi, o çok cimri biri.”, Yardıma ihtiyacı vardı ve yardım etmedim, çok acımasız biriyim” gibi değerlendirmeler mi yapıyoruz?

10) Hiçbir neden bağlı olmadan, alternatif açıklamaları dikkate almadan, bir olayın sorumluluğunu üstleniyor,  yaşanılan durumu kendi üzerimize mi alıyoruz? Aşırı kişiselleştiriyor muyuz?

“İnsanın dünyayı ve çevresindeki olayları anlamaya yönelik yaptığı zihinsel işlemlerin tümü”, biliş olarak tanımlanıyor. Sürekli olarak içimizden ve dışımızdan birtakım uyaranlar alırız, onları algılarız, o uyaranlarla ilgili bir düşünce geliştiririz, önceki bilgilerle karşılaştırır, sentez yapar yeni bilgi üretiriz, o bilgileri depolarız, sonrasında aynı bilgileri hatırlarız, bilgileri değerlendiririz. Tüm bu zihinsel eylemlerle birlikte, söz konusu uyaranı içselleştirerek kişiselleştiririz. İç ve dış dünyamızdan aldığımız uyaranları anlamlı hale getiremiyorsak yukarıdaki liste halinde algılıyor ve uyguluyorsak bilişsel çarpıtma yapıyor hatta hafif yollu depresyondayız demektir. Sorunlarla başa çıkmamızı etkileyen, bilincimiz dışında gerçekleşen düşünce kalıplarımız var demektir.

Birey olarak; sosyal, sağlıklı bir toplumda yaşamanın, bilişsel çarpıtmaları düzenlemekten, düşünce hatalarından vazgeçmek gerektiğini bilmeli, hatırlamalı, ona göre davranmalıyız.

Nizamettin Biber

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zihin dünyamızı yine harekete geçirdin değerli kardeşim, teşekkürler.Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 08.03.2018 23:39
Cevap :
Merhaba Şahin hocam, rica ve teşekkür ederim, sevgi ile sağlıkla kalın.  09.03.2018 12:43
 

Sevgili Nizamettin kardeşim, her şey toplumun bilinçlenmesine bağlı güzel bir paylaşım sağ olunuz.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 08.03.2018 14:23
Cevap :
Çok haklısınız Nahide hocam birey bilinci ile toplum bilinci doğru orantılı, teşekkür ederim siz de sağ olun, selamlar, sevgiler Bu arada dünya kadınlar gününüz kutlu olsun.  08.03.2018 22:00
 
 
Toplam blog
: 801
Toplam yorum
: 3463
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2239
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster