Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
424
 

Biliyor musunuz

BİLİYOR MUSUNUZ?

Kriz gelmiş ülkeye. Hiç gitmedi ki… “Öğrenciye her zaman kriz var, bir de taksiciye.” Öyle der Levent Üzümcü; Avrupa Yakası’nın Cem’i. “Öğrenci tamam da, taksici ne alaka?” diye düşünmedim değil. Tamam, taksiye her binişimde bana dert yanan bir taksici buluyorum özellikle seçmişim gibi; ama işler tıkırında. Öyle ki, taksi bulmakta zorlanıyorum çoğu zaman. Hep dolu geçiyor. Hele Taksim’den binecekseniz, bir de cuma veya cumartesi gecesiyse, eyvahlar olsun! Bu, madalyonun bir yüzü. Diğer yüzünde ise gece binip iki dakikalık yol için gündüz tarifesi açtıranlardan tutun da, inince parayı vermeyenlere kadar giden bir insanlık dramı yatıyor. Taksicilerin avukatı mıyım? Hayır. Herkes ekmek davasında…

Kriz gelmiş ülkeye. Zaten vardı ki… Ne zaman alışveriş yaptıktan sonra, “Amma çok aldık. Tutar tabi bu kadar.” dedik? “Ekmek de çok ucuz canım.” diyene rastladınız mı? Peki “Hiç parasız kalmam.” diyen bir öğrenciye şahit oldunuz mu?

Kriz gelmiş ülkeye. Bize her zaman kriz vardı dostum. Biz, hep kıt kanaat geçinen ailelerin çocukları olarak büyüdük. Yürüyerek gittik çoğu yere. Pazardan portakal aldık muz yerine. Kasaba girince, “250 gram kıyma alabilir miyim?” dedik beş çeşit yemekte kullanmak üzere…

Kriz gelmiş ülkeye. Gidişi olsun, dönüşü olmasın! Bir ülkede “gayri safi milli hasıla”yı hesaplarken, 65.000 kişiye bir kütüphanenin; ama 95 kişiye bir kıraathane(kahvehane)nin düştüğünü göz ardı etmemeliyiz. Türkiye’de yaşayan insanların yılda kaç kez tiyatroya gittiği, kaç tane kitap okuduğu, gidemiyorsa veya okuyamıyorsa, nasıl teşvik edileceği, bunlara nasıl pay ayrılacağı da konmalıdır gayri safi milli hasıla dediğimiz zımbırtının içine.

“Biz kriz diyoruz. Sen ne diyorsun?” diyorsanız bana; Türkiye’deki krizlerden bahsedeyim de sinir krizi geçirelim beraberce:

>Evlendiği ilk gece bakire çıkmadı diye Töre Cinayeti’ne kurban giden genç kızlarımızın dünyada yılda 5 bin, Türkiye’de 220, İstanbul’da her hafta 1 tane olduğunu,

>Türkiye’de 5 milyon 732 kadının okuma-yazma bilmediğini,

>Karar alma mekanizmalarında kadın yönetici oranın Türkiye’de % 6 olarak hesaplandığını,

>Kadınların %39’unun yemeği yakma, kocasına karşılık verme ve cinsel münasebette bulunmayı reddetme sebeplerinden dolayı şiddet görmelerinin erkekler tarafından haklı bir sebep olarak görüldüğünü,

>Türk halkının %84’ünün ailece hiç sinema veya tiyatroya gitmediğini,

>Gecekondu bölgesinde yaşayan çocukların %44’ünün ekonomik nedenlerle okuldan alındığını, okula gidenlerin ise %49’unun aynı zamanda çalıştığını,

>Parasız olması sebebiyle derdini başbakana anlatmaya çalışan vatandaşa, “Ananı da al git.”, diyen bir başbakana sahip tek ülke olduğumuzu

biliyor musunuz?

Rütbesi olana kriz yoktur hiçbir anlamda:

Sen, sevgilini öldürürsün, başbakan “Bir kızı başı boş bırakırsan, ya davulcuya, ya zurnacıya.” der,

Sen, kardeşini namus belasına katledersin, şerefin açık artırmaya gider,

Sen, memura % 1.83’lük zam yaparsın, pırlantadan KDV almazsın,

Sen, Anayasa Mahkemesi’ni kafalarsın,

Üstüne üstlük şahsına münhasır Anayasa yazdırırsın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 414
Kayıt tarihi
: 13.11.09
 
 

1987, Eskişehir doğumlu. Bilumum yayınlarda genel yayın yönetmenliği yapıyor. Eski bir yüzücü. Sosya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster