Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
910
 

Bilmenin üç hali

Ne biliyoruz? Bildiğimizi nasıl biliyoruz?

Bilmek kelimesi; bir şeyi anlamak, kavramak, idrak etmek anlamında kullanılıyor. Bu halde biliyoruz dediğimiz herşeyi anlayıp, kavrayıp, idrak ettiğimiz anlamına geliyor. Bilmenin oluşmasından önceki evre öğrenmek. Öğrenmek için de merak etmek gerekiyor.

Sıralama yapacak olursak, bilmeye gelene kadar, merak etmek ve öğrenmek aşamalarını geçmemiz gerekiyor. Merak aşaması her insanda aynı iken, öğrenme aşaması kişilere göre farklılık gösterebiliyor. Her insanın öğrenme tarzı; zekasına, aklına yeteneğine ve kişisel öğrenme şekline göre değişir. Kimi görerek, kimi dinleyerek kimi ise yaşayarak çok daha kolay öğrenir veya öğrendiğini zannedip, biliyorum der.

Tasavvufta bilmenin üç hali anlatılır. İlmel yakin, aynel yakin ve hakkel yakin

İlmel yakin; ilimle bilmek yani okuyarak, duyarak bilme hali.

Aynel yakin; görerek öğrenip bilme hali.

Hakkel yakin; yaşayarak bilme hali.

Diyelim ki bir hastalığı duyduk; belirtilerini, nedenlerini, sonuçlarını okuyarak öğrendik. Bu hasatalığı ilmel yakin olarak biliyor sayılırız.

Eğer bu hastalığa yakalanmış bir tanıdığımız varsa ve biz onu ziyaret edip görüyorsak o zaman aynel yakin olarak biliyor sayılırız. Evet böyle bir hastalık vardır ve ben o hastalığa yakalanan kişiyi gördüm diyebiliriz.

Eğer bu hastalığa biz yakalanmışsak işte o zaman, hakkel yakin olarak öğrenmiş oluruz. Hastalığın nasıl olduğunu, tam olarak neler yaptığını, sonuçlarını ve etkilerini birebir yaşayarak öğrenmiş ve o hastalığı bilmiş oluruz.

Diyelim ki bu üç kişi bu hastalık hakkında konuşuyor, bu üç kişiden bu hastalığı en iyi bilen hangisi olur?

Örneği hastalık olarak verdim ama bunu her konuya uyarlayabiliriz. Bir yerin güzelliğini okuyup, gidenlerden duyup, fotoğraflarına bakarak biliyor olabiliriz ama gidip orada yaşamadan, o yer hakkındaki bilgilerimiz eksik kalır.

Bazen aynı şeyleri söylediğimz halde yine de birbirimizi anlayamayabiliriz. Herkes konuyu kendi bilme halinden anlatıyor olabilir.Bildiğimiz zannettiğimiz şeyleri hayatımazda uygulamıyorsak aslında biliyor sayılmayız.

Hekimden değil çekenden sor, diye boşu boşuna dememişler..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şüphe etmekten şüphe etmek diyorsunuz o zaman... edelim... bence hiç birşey bilmemek değil, bilgimizden şüphe etmek burada ana tema.. bilgimizden şüphe etmezsek o zaman öğrendiğimiz, önümüze gelen ilk bilgiye çakılıp kalmaz mıyız... o zaman dünya hala düz olurdu, bizi hala leylekler getiriyor olurdu gibi :) her bilgiden şüphe edileceği için, belki de bunlar doğru. bu da bir tercih/inanç meselesi tabii...

Dr İbrahim H KAYRAL 
 25.07.2010 18:27
Cevap :
Tam olarak öyle değil..Şüphe edilmesini söyleyenden de veya tek bildiğim hiçbirşey bilmediğimdir diyen de şüphe etmek gerekmez mi diye düşünüyorum.:)) Bir bilgide takılıp kalmak insanı o yere bağlar ayrıca herşey her an değişiyorken bir bilgiye bağlı kalmak insanı yoldan alıkoyar ve tembelleştirir..Şu da var ki bir bilgiyi tam olarak anlamadan onu geçmek imkansızdır diye düşünüyorum. iyice anlayıp kavradıktan sonra ancak insan onun ötesini merak eder ve düşünebilir diye düşünüyorum..Selamlar:)).  27.07.2010 17:28
 

bilmek diye bişey yok bence, sadece bildiğini sanmak var... birgün öyle yeni bir bilgiye ulaşırız ki daha önceki tüm bildiklerimizi unutmak zorunda kalabiliriz ki o yeni bilgimizde aslında bildiğimizi sandığımızı yeni bir bilgi ilizyonundan ibaret olabilir... ne demiş sokrates, "tek bildiğim hiç birşey bilmediğimdir..." ve yine ne demiş descartes, "Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et.” sevgiyle

Dr İbrahim H KAYRAL 
 24.07.2010 23:44
Cevap :
O halde bütün insanlık bir zanna göre yaşıyor anlamına geliyor bu söylediğiniz. Hiç sokratesin veya descartesin yanılmış olabileceğinden şüphe ettiniz mi? sadece merak ettim:)) Sevgiler..  25.07.2010 12:13
 

Bilene sormuşlar: Bilmek mi iyidir,bilmemek mi? Bilen cevap vermiş: Bilmem! :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 24.07.2010 14:51
Cevap :
:) Bilen kişi ,bilmemenin nasıl bir şey olduğunu bilemediği için doğru cevabı vermiş kanımca:)) selamlar, saygılar..  24.07.2010 14:56
 

Bu yazınızdan da bilmekle ilgili bilmediğimz şeyler öğrenmiş olduk. Kaleminize sağlık.

Edmon Dantes 
 24.07.2010 13:42
Cevap :
Öğrenmenin sonu yok, her an bilmeye dair yol alıyoruz..Teşekkür ederim..Selamlar..  24.07.2010 16:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2339
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster