Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '10

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
2377
 

Bin Muhteşem Güneş

Bin Muhteşem Güneş
 

Farklı zamanlar, farklı yaşam tarzlarına sahip iki farklı dünya görüşünün ışığın da kız çocuklarına nasihat eden iki Anne… Biri Harami ( haram çocuk) Kentin ileri gelenlerinden Celilin evin de hizmetçilik yapan ve inançlar ile çıkarların ikileminde tek başına bedel ödemek zorunda kalan, uğradığı haksızlığı günahkar damgasıyla kendisinden sonraki nesil’e aktaran Nana’ nın kızı Meryem…

Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma Meryem… Seninle benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğretilmez. O da tahammül. Sabretmek. Katlanmak. Sahip olduğumuz tek şey bu yeteneğimizdir… Bir erkeğin kalbi fesat, habir bir şeydir, Meryem. Bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez.”

Diğeri ise Leyla, Kültürlü öğretmen bir Babanın ve idealist bir Annenin ikisi erkek üç çocuğundan sonuncusu…

Daha çok küçüksün, biliyorum, ama bunu şimdiden anlamanı ve iyice öğrenmeni istiyorum. Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Sen çok, çok zeki bir kızsın. Gerçekten öylesin. İstediğin her şey olabilirsin, Leyla. Seni tanıyorum. Ayrıca, bu savaş bittikten sonra Afganistan’ın erkekler kadar, belki daha da çok, sizlere gereksineceğini biliyorum. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı hiç yoktur, Leyla. Hiç yoktur.”

Aralarında 20 yaş fark olan Meryem ile Leyla’nın yolları savaşın ve şeriatın çığlıkları içinde aynı çatı altında birleşecektir… Ve Raşit, adeta şeriatla özleştirilmiş bir insanoğlu… Her türlü sapkınlıklarını din kisvesi altında maskelemeye çalışan, şiddet yanlısı ruha sahip, çoklu eşliliği savunan kadınına köle gibi davranıp her türlü işkenceye maruz bırakan ve evine sığınmış küçük bir kız çocuğunu ahlaki değerleri kullanarak eş diye koynuna alan, sapık dürtülerinin esiri olmuş bağnazlık timsali Raşit..! Savaş Afganistan’ı yakıp yıkarken, Okulları, Hastaneleri yerle bir ederken, bombalar yağarken masum insanların tepesine ve paramparça olan bedenler, öksüz, yetim kalan çocuklar… Her köşe başında tecavüze uğrayan kadınlar, oğullar, kızlar ve gözleri oyulup türlü türlü işkenceler içinde katledilen canlar…

Bütün bunlar iktidar Savaşları uğruna geçmişten bu günlere toplumların inançlarını sömürürken, geriye kalan tüm dünya Ülkeleri seyirci kalıyor bu yaşanan vahşete…

‘’Bin Muhteşem güneş’’ Khaled Hosseini’nin Uçurtma Avcısından sonra okuduğum ikinci kitabı… Kitap hakkında çok fazla kişisel yorumlar yapmadan son olarak söylemek istediğim, tıpkı Uçurtma Avcısında olduğu gibi öfke ve gözyaşları içinde çevirdim sayfaları… Günümüz Türkiye’sinde, gelişen siyasi süreçte ve çeşitli haber birimlerinde şeriat’a doğru sürüklendiğimiz iddia edilirken herkesin okumasını şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap… Tüm dünya adına Barış ve Özgürlük dilerken bir diğer dileğim canım Ülkem için… Aydınlık Yarınlara Sevgili Ülkem…

Rahşan Atar

Kitap Hakkında Yazarı :<ı> Khaled Hosseini (Halit Hüseyni) Afganistan Kabil’de bir diplomatın oğlu olarak doğdu. Ailesi 1980’de Amerika Birleşik Devletleri’nden siyasi sığınma hakkı elde etti. Halen Kuzey California’da yaşamaktadır ve doktorluk mesleğini İlk romanı Uçurtma Avcısı’nın ardından Bin Muhteşem Güneş, yazarın ikinci romanı.
<ı>New York Times'ın en çok satanlar listesinde bir numaraya kadar yükselen ilk romanı “Uçurtma Avcısı”, Marc Forster yönetmenliğinde 2007 yılında filme çekilmiştir.

Kitap Kapağı:<ı> ‘’Bin Muhteşem Güneş’’ Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi...

Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden...

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar...

Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem.

Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla 'beklenen' bir roman...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 583
Kayıt tarihi
: 18.08.10
 
 

Resim yapıyorum... Ustası değilim bu işin... Ama en iyi kendimi resmederim... Bembeyaz boş bir tu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster