Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1489
 

Binbir gece, aşk dizisi mi? yoksa...

Binbir gece, aşk dizisi mi? yoksa...
 

Çocuğunun kanser olduğunu öğrenen annenin çaresizliğinden faydalanan Onur…

En yakın arkadaşı Kerem’in aşık olduğu Şehrazat’a göz koyan Onur…

Bennu ile arkadaşlık ederken iş yaptığı bir hanım ile mercimeği fırına veren Kerem…

Şehrazat’ı kaybetmenin acısıyla bir tutunacak bir dal arayan ve sevmediği halde Bennu ile ilişkisini ilerleten Kerem…

İhalelere girmek için binbir düzen kuran, Şehrazat’ın ayağına sıkan koftiden delikanlılar…

Hasta olan oğlu için ayağına gelip yalvaran gelinine “başka kapıya” cevabı veren kayınpeder Burhan…

Ali Kemal ile sadece zengin olduğu için evlenen hırs küpü gelin Füsun…

Karısı ve kızlarını terk edip sevgilisinin evine kaçan Ali Kemal…

En yakın arkadaşı Onur evlenecekken medyada yayınlanan bir iftira nedeniyle nikâhın iptalini fırsat bilerek Şehrazat'a yazılan Kerem…

Babasının dükkânından para çalan Ali Kemal…

Ablasının kayınpederinin dükkânından kafa koparan (malı götüren) Gani…

İş dünyasından rakibinin evliliğini bozmak için medyaya iftira dolu demeçler verdiren iş adamı…

Evli olduğu halde işyerinde Melek’e asılan yaşlı Kazanova, Zafer…

% 65 izlenme oranını yakalayan dizimizin kötü yanlarını alt alta sıraladıktan sonra bir de madalyonun diğer tarafına bakalım.

Aşık olduktan sonra Şehrazat’a olan ilgisini gösteren romantik Onur…

Sevmediği halde Bennu’ya mutlu anlar yaşatan Kerem…

Karanlık geceden pişmanlık duyduğu her halinden belli olan Onur…

Zor anında para vermediği için pişman olan ve kendini affettirmeye çalışan kayın peder Burhan…

Tüm anlaşmazlıklara rağmen hasta olduğunu öğrendiği karısı Füsun’un yanına koşan Ali Kemal…

Yaşadığı yasak aşkın bir yuvayı yıkmasını istemediği için aşkını yüreğine samimi olarak gömmeye çalışan Cansel…

Ben öncelikle oyuncuların eksikliklerine rağmen dizinin % 65 gibi yüksek bir izlenme oranına kavuşmasını sağlayan yaratıcı senaristleri kutluyorum. Rol yapmasını bilmeyen Bergüzar ve Tardun ile oyunculuk yetenekleri ortalamayı aşmayan Halit ve Ceyda’ya rağmen dizi bu kadar başarılı oluyorsa en büyük pay senaristlerindir.

Gelelim yazımızın sorusuna…

Dizinin hangi yanı terazide ağır geliyor? Aşk yanı mı, ahlaksızlık yanı mı? Yoksa ikisinin optimal birleşimini mi ekranlardan seyrediyoruz? Bana dizinin karanlık yanı daha ağır basıyor gibi geliyor. Siz ne dersiniz?

Fotoğraf: http://www.binbirgece.gen.tr/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçektende olayın üstüne uslubunu güzel kurduğunuz cümleler-le parmak basmışsınız. Hadi bakalım ağzınıza sağlık.

Arzum Günay 
 26.07.2008 12:39
Cevap :
çok teşekkür ederim, Arzum hanım. Biraz keskin kalemim var galiba. Aldığım her yorum beni çok mutlu ediyor, elinize sağlık, sağolun, varolun.  26.07.2008 13:08
 

Diziyi severek izliyorum. HAYATIN %de 100ünde arz & talep kavramı var gibi görünse de biraz kurcalandığında bunun korkonç bir EGOİZMİN PEŞİNDE AT NALI giden bir acziyete kilitlendiğini görüveririz. Bir yanda ışıltılı hayatlar diğer yanda yoksulluğun pençesinde çaresizliğe esir olmuş yaşamlar. Bu iki kesimi de birleştiren tek şey de maalesef menfaatler... Kötü ama gerçeklerimiz bunlar. SEVGİLER CANIM ARKADAŞIM. Bunları yazdığın yazabildiğin için seni kutluyorummmmmmmmm. Bursadaki can dostun.

NİLGÜN BURSA 
 27.02.2008 12:04
Cevap :
çok teşekkür ediyorum. sağolun, varolun...  29.02.2008 19:41
 

Sevgili Canan Öz, Doğru ve aydınlık hayatların yerini, eğri ve karanlık hayatlar çoktan aldı... Doğru ve aydınlık hayatı bulmak artık çok zor... Tarihi cami önlerinde satılan Kerem ile Aslı, Elif ile Yaralı Mahmut, Leyla ile Mecnun ve biraz daha ilerisinde Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'ni veya Emine Güllüoğlu'nun Bize Aşk Yasak adlı eserini, Tarık Dursun K.'nın Gönderdiğim Mektubu Aldın Mı? gibi kitapları okumadan yaşanan günümüzün; cana ve ruha zarar veren sözde aşkları ne ölçüde aşk olabilir ki?!.. Doğru, bu diziyi izlettiren senaryosu...İzleyenler kendilerinden birşeyler buluyor olmalılar ki, bu dizi bu kadar izleniyor. Benim dikkatimi çeken Ali Kemal ve hırslı hanımcığı ile Cansel... Ben olsam geri dönmezdim. Çocuklarımı kazanır ve onlara yanlış yapmadığımı anlatırdım; yani bir an için gerçek hayata uyarlarsak!.. Ali Kemal, Cansel'i bırakmadan da hasta, eski eşine yardımcı olabilirdi. Keşke senaryo böyle olsaydı...Acıma değil; sevgi insanları biryerlere çeker... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 04.11.2007 17:15
Cevap :
çok teşekkürler, ellerinize sağlık. sağolun, varolun.  05.11.2007 21:52
 

Canan'cığım, terazi burcu olarak, 3 gün önce doğan bir ekim doğumlu olarak! hemen atlamak istedim konuna, Bu dizi DALLAS gibi olmaya başladı desem, Sue kim? Cear hangisi? Pemlea nerede? Lussi ne alemde? Eşleştirmeyi de sen yap artık değil mi ama dostum. Bu kadar ip ucu yeterli... Bu dizide algıladığım, suç-ceza-aşk-ihanet-pişmanlıklar-hayal kırıklıkları-çıkarlar... ne ararsan hepsi aynı potadadır yani. Büyük kitleleri ekrana kilitleyen yanı da nedir biliyor musun? KADIN BEDENİ BU KADAR EDER Mİ ETMEZ Mİ? İnan erkeğin kadına bu teklifi yapmasından çok, acaba ben olsaydım bir hatuna bir gecelik bu parayı kıyar mıydım diye ekran karşısına odaklanıyorlardır! ÇAPKINLIĞA Bİ ÖN HAZIRLIK mı desek acaba? Bu sadece bi yorum... Nilgün'ce.

NİLGÜN BURSA 
 06.10.2007 23:48
Cevap :
Kimin eli kimin cebinde. elelrine sağlık. çok sağol, Nilgüncüğüm. Avukat olduğunu bilmiyordum. melekler dostun olsun.  07.10.2007 11:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 395
Toplam mesaj
: 247
Ort. okunma sayısı
: 3514
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Yaşadım özgür olduğumu düşünerek... Zincirlerimi görmeyerek... Düşlerim kaldı yadigar... Bir de sevd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster