Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
176
 

Bininci yazım blog kategorisinde olsun istemişim, çook mu?

Bininci yazım blog kategorisinde olsun istemişim, çook mu?
 

Milliyet Blog'a üyeliğimin beşinci yılı dolarken, aktif olarak yazdığım dört yılın hasılatı 1000 (bin) blog oldu. Ben de bu bininci yazının "blog"  üzerine bir değerlendirme olmasını istedim.

Geçtiğimiz beş yılda, beklendiği gibi internet hayatımızın merkezine oturdu. Bunun sonucu,bugün "sosyal medya" denen olgudur ki, insan ilişkilerinin nicelik olarak artmasını ama nitelik olarak azalmasını getirdi.

Sosyal medya üzerinden yüzlerce arkadaş edinmiş bir insanın fiili görüntüsü nedir? Şudur: Bir bilgisayar ekranının karşısında, yanındaki insanlardan kopmuş olarak, sanallığa teslim olmuş bir fotoğraftır.

Çağın getirdiği kopuşun belki de doğal sonucu olarak sanallığa sığındık.

Blog sitelerinin bu sanallık içerisinde ayrı bir yeri var kuşkusuz. Özellikle, MB'deki yazarların çoğunluğunu oluşturan orta kuşak-ki yaş ortalaması elli beştir- bir davası olan ve bu davayı savunmayı bir görev bellemiş insanlardan oluşuyor.

Milliyet Blog'un iskeletini  oluşturan bu kesim, bu platformu bir yazma  fırsatı olarak görüyor. Sanki, görevlendirilmiş neferler gibi kendimizi her gün bir şeyler yazmak zorunda hissedişimiz bundandır, diyorum ben.

Elbette, geriden gelen bir gençlik var. Ama, onlar bizler gibi "ideoloji çağı"nın yetiştirmesi olmadıkları için, bambaşka havalarda yazıp çiziyorlar. Buna da bir diyeceğim yok tabi ki.

Bu böyle ne zamana kadar sürer?...

Bu soruyu zaman zaman kendime soruyorum. Daha kaç yıl, bu şartlar altında yazmaya devam ederiz. Daha kaç yazı, kaç blog klavyemizden bilgisayar ekranına dökülür? Bilmiyorum!

Bildiğim şudur ki, bu "karşılıksız sevda"nın da bir sonu gelecektir. Hiç bir ilgi, hiç bir heves sonsuza kadar sürmez.

Nitekim, burada yazan ve oldukça iyi yazan bir çok arkadaş zaman içerisinde çekildi gitti. Çünkü, herkes için "ortam" olan bir yer, aynı zamanda kimsenin sahibi olamadığı bir yerdir. Bu sahiplenememe durumu, zaman içerisinde, soğumayı ve başka mecralara akmayı zorunlu kılar.

Lafı nereye getirmek istiyorum. Milliyet Blog, bu ülkedeki mevcut blog sitelerinin en etkinlerinden biri olarak profesyonelleşme yolunda adımlar atmalı. Bundan kastım şu; belli kriterler çercevesinde belli insanları "daimi yazar" kadrosuna geçirmeli. Böylece insanlar, kendilerini bir "yazar" olarak bu mecranın sahibi(aidiyet anlamında) gibi görebilmeli.

Şu an olduğu gibi, bir "en çok okunanlar" bölümünden bahsetmiyorum. Bu bölüm bulunabilir elbette; ama bu bölüm, buraya emek verenleri ifade etmiyor tam olarak. Aylardır bir tek yazı yazmadığı halde, ilginç bir başlık koyduğu için, hala yazısı tıklananlar da görüyorum burada.

Benim dediğim, Milliyet Blog bir "yazarlar" sütunu açmalı ve yazı sayısı, yazma sıklığı ve editöryal kriterler gibi ölçütlerle belirlenmiş makul sayıda yazar burada yerini almalı. Bunun MB'nin kalıcılığı ile de, insanların MB'de kalıcılığı ile de yakın ilgisi var. Ayrıca, yazarlar nezdinde işe daha bir "ciddiyet" getireceği için, yazılar hem biçim hem içerik olarak daha "özenilmiş" olacaktır.

Peki, bu sevda, karşılıksız olmaktan çıkarılıp "karşılıklı" hale getirebilir mi?...

Onpunto'nun lağvından sonra MB'de toparlandığımızda, Milliyet Blog idaresi, yazarlar için bir "ödül verme" öneresi getirmiş,bunu tartışmaya açmıştı. Benim o zaman ki kanaatim  şu olmuştu; "Ödülü, ücreti hiç karıştırmayın, çünkü bu bir yığın gereksiz çatışmalara neden oluyor"

Bunu, Onpunto tecrübesinden biliyordum. Gerçekten de MB idaresi bu konuyu kapattı ve doğrusu da buydu.

Bugün de aynı fikirde miyim? Doğrusunu isterseniz aynı fikirde değilim! Ne var ki, bunun için bir önerim de yok. Hala, bir blog sitesinin yazarlarına cüzi de olsa ücret ödeyebileceğini sanmıyorum. Belki bir gün bu da olacak; ama biz görecek miyiz, Allah bilir...

Hiç değilse, onore etme anlamında yukardaki teklifimi sunuyorum. Sürekli yazan, tartışan insanların "blog yazarı ara" kutusundan değil, sabit yazarlar sütunundan izlenmeyi hak ettiklerini düşünüyorum.

Bu "bininci bloğum" dolasıyla tüm MB ahalisini saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

Fikrimiz, zikrimiz; mezhebimiz, meşrebiz aynı olmasa da sonuçta aynı ülkenin ve aynı "mahalle" nin insanları değil miyiz?

Şurada, ömrümüzden geriye kaç "blog" kaldı ki...

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaç blog kaldı ki! Daha çok blog var inanın yazacak. Tükenmez kalem değiliz ki tükenelim! Bizler tükenmeyiz, yazmaya devam edeceğiz. 1000. bloğunuzdan sonra 2000. bloğunuzda da buluşmak üzere!

İbrahim ARSLAN 
 03.12.2012 9:43
Cevap :
Teşekkür ederim...Allah ömür verirse, inşallah hep birlikte...Selamlarımla  03.12.2012 13:58
 

Önerinizi yerinde buluyorum Ali Hoca. Ara yüz değiştiğinden beri başkaca bir atılımını grmedik Milliyet Bloğun. Birçok kaliteli yazar arkadaşl çekilde kenara. Ümit Hoca'nın dediği gibi, daimi yazanların sayısı git gide azalıyor. Bir şekilde MB bir zıplama yapmalı ve ben bu öneriyi yerinde buluyorum. Gerçi geçtiğimiz yıllarda aynen Ümit Hoca'nın dediği gibi belli kriterler koyarak üyeliklerin yapılması gerektiğini öneri olarak getirmiştik. Ama MB idaresi konuya eğimedi. Bu tartışmayı köpürtürsek bir takım sonuçlar elde edebiliriz diye düşünüyorum. Selamlar Saygılar

Yıldız Nihat 
 03.12.2012 9:32
Cevap :
Bence çok şey istemiyoruz Nihat bey...Ayrıca, bu durum yazıda da belirttiğim gibi, MB'nin geleceği açısından da önemli.Zaman böyle akıp giderken, her şey değişirken aynı minval üzere gidersek bunun sonu bıkkınlık ve amaçsızlık olur. İnşallah başka arkadaşlarda konuya ilgi duyarlar..Katkın için teşekkür ederim...Selamlarımla  03.12.2012 13:16
 

Merhaba Ali Bey; önce -Binemeğinizi-kutlarım. Elinize sağlık. Bıkmadan usanmadan şevkle yapılan bu uğraşın iğneyle kuyu kazmaktan pek de bir farkı yok.Harfler, sözcükler, cümleler... İyi yazarlarmış ama gitmişler neden gitmişler? Karşılık görmedikleri için mi? Sanatla uğraşan karşılık beklemeli mi? Yoksa; pişmiş armut ağzıma düşmedi; ben kalemimi klavyemi alır giderim arkadaş...Kolay Tabii ki...Gitmeler kalmalardan her zaman daha kolay gelir. Kalacaksın sizin gibi bin kez kalacaksın. Hedef zaten seçilen yoldur. Seçtiğimiz her zaman doğru mudur? Yüce: Hepimize görmeyi nasip etsin. Ödülün: Para pul, köşe olması şart mı? Bence değil. Sağlıkla, sevgiyle huzurla, nice yıllara.

Alev Meisel 
 03.12.2012 1:07
Cevap :
Alev hanım, elbette bu yaştan sonra fazla bir beklentimiz yok. Ancak, Nihat beye de söylediğim gibi, yeni bir şeyler yapmak lazım. Ben bin blog yazdım, daha fazla yazan arkadaşlar da var. Buraya kadar kendimiz için yazdık. Eğer böyle sürerse bunun bir doyum noktası olacaktır. Ama, özellikle sizler gibi üretken ve yazmaya kararlı arkadaşlar-burada fazla mütevazi olmadan kendimi de sayayım- için daimi bir Yazarlar köşesi açılırsa, bu defa MB için yazmaya başlamış oluruz, gibime geliyor. Yani, bunu bir iş edinmek de önemlidir. Böyle sürerse ne olur? Belki yine zaman zaman az, zaman zaman çok yazarız ama gün gelir yazmaz oluruz...Benim aradığım maddiyat değil, manen kıymet verilmesi bir bakıma...İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Robert beye de selam ederim...Sağlıcakla kalınız  03.12.2012 13:22
 

MERHABALAR...Sevgili hocam ALİ beyciğim :-)) Önce sizi kutlarım :-)) 1000-(Bin) Adet dile kolay, halbuki her birinin üzerinde, her satırnda,her cümle ve kelimesinde ne emek, ne düşüncenin ve göz nurunun kıymeti vardır.. Bazen yazarsın yazarsın bir türlü hedefi bulamazsın. Bazende bir ışık doğar zihinlerde bir anda SÜPER olursun..İşte bu maraton böyle bir şey herhalde..:-)) Sonsuz sevgiler,selamlar ve saygılar :-))

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 02.12.2012 22:07
Cevap :
Necip Bey, teşekkür ederim samimi dilekleriniz için...Ne yapalım bu da bizim sevdamız...İnşallah hepbilikte daha iyi günlere diyorum...Selamlarımla  02.12.2012 23:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4272
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 807
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster