Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '15

 
Kategori
Doğal Sit Alanları
Okunma Sayısı
94
 

Bir "Amasra Salata Tabağı" kadar olmak veya olmamak. Bütün mesele bu!

Bir "Amasra Salata Tabağı" kadar olmak veya olmamak. Bütün mesele bu!
 

"Amasra Salata Tabağı" kadar olmak veya olmamak. İşte bütün mesele bu!


         Amasra denilince  akla, önce, salata tabağı gelir, sonra da Türkan Şoray gelir.  Hani bir film çevirmişti ya orada. “Gönderilmemiş Mektuplar” mı ne?

         Ha, unutuyorduk bir de kalesi vardır.  Surlarının üzerine evler kondurulmuştur. Acıyle, yürek sızlayarak seyredersiniz. Eh, oldu olacak, bir de çekiciler çarşısı vardır. Tahta oymalı ne ararsanız mevcut.

         Fuarlarda, ”Amasra’nın salata tabağı”  akılları başından alırken, Bartın, bir ağabey gibi süzüm süzüm süzülerek, olmayan bıyığını burarak, gururla bakar olaya. Ama, içinin yanığını da  saklar, içine atar, göstermek istemez.

BUNDAN ÖNCEKİ FUARLARDA BARTIN STANDI, TEL KIRMALARI  İLE DE İLGİ GÖRMÜŞTÜ. RESİMDE VALİ AZİZOĞLU VE  BARTIN BELEDİYE BAŞKANI AKIN GÖRÜLÜYOR.

 

         Eee, Bartın n’aptı fuarlarda? Telli sırmalar, tel kırma’lar… Pumpum çorbası var dedik. Halışka var dedik. Millet tadına bile bakmadı. Varsa da yoksa da  Amasra’nın salata tabağı. Durup durup baktılar. Tadıp tadıp geri döndüler, “daha var mı ?” dediler. Sanki hiç salata görmemişler gibi. “Sunum” canlıydı. Usta, salatalıkları havuçları doğrarken, ustalığını gösteriyordu

         Her Bartın’lının gönlünde, “Bartınlı’lık” yatar. Bartın, Bartın olalı, bu “amentü” değişmez. Bu Bartınlılık olgusu ve gururu, onların milli hasletlerindendir. Bartın’lılıklarına laf söyletmezler. Söyleyenlere, ebedi sırtını dönerler.

         Bartın’lılar, mallarına çok sahip çıkarlar.  Her taşın altından fışkıran doğal güzellikleri ile gururludurlar. Fuar zamanlarında dikkat kesilirler. “ İlgililer bizleri iyi tanıtabildi mi?” diye gönüllerinden geçirirler.

         Bartınlı, göz göre göre elden gitmekte olan ülkenin varlıkları ile  öğünürler ama,  içleri buruktur hep. O sallantıdaki binalar için ilgililer tedbir aldı mı? Bilmiyoruz.  Yayaların başına yıkılırsa o evler, sorumlusu kim? Bakın işte bunu biliyoruz. Peki, ilgililer, onca yazmamıza rağmen niye bilmezden gelirler ki? Muammadır bu!

        Bir hicvimiz vardı. Geçen yıl yazmışız:

“Asırlık evler şahane / SİT dersen bahane / Ölü evi bekler gibi / SİT’ler de bekler bizleri / Al başına çal sen eserlerini / Ülen bu nasıl iş / Elemtere şiş / Kem gözlere şiş “

“Gelin uyandıralım SİT’leri / Diyelim asırlarca uyuttun bizleri / Hiç arlanmaz utanmaz mısın ki / Seninle veriyoruz sinir harbi / Ve de üçüncü Dünya Harbi / Bu yüzden çıkacak, dünyanın çivisi / Çıkıyorsun  karşımıza hep adım başı /  Tepene düşsün SİT kadar “SİT” in taşı “

Ey SİT Efendi, SİT efendi / Yıkıl git karşımızdan şimdi / Yedin, yuttun sen bizleri / SİT'sen,  bil  SİT'liğini / Sittin sene bekleyemem ben  seni

                                                & & &

         Bartın’da bir Ahmet  Güldür Usta var. Bartın’ın ahşap evlerini yapar. Maketçidir o. Göstermişler  eski belediyenin altını. Sen burada  ev yapmağa devam et deyip, yakasını bırakmışlar. Fuarlar olur,  Bartın’ın maket evleri, çoğunlukla yer almaz fuarlarda. Bu usta, Bartın’ın simgesi olan   ahşap evlerin ustası Neden  devamlı yer almaz? Başı kel mi onun?

         Bartın’da bir yandan evler  yan gelip bir tarafa kaykılıyor, bir kısmı kendiliğinden diz çöküyor,  çoğunluk kara kara gözleriyle gözümüzün içine bakıyor. Bu usta bari,  yıkılan tarihi konaklarımıza can veriyor, günümüzde yaşatıyor. Buna şükür demeliyiz.

         Hiç de şükrettiğimiz yok. Bu ne iş bre! Adam, ahşap SİT evlerini, eserleriyle ayakta tutuyor hiç olmazsa. Hadi diyelim ki kendisini boş verdik. Böylesi bir kıymeti, depolarda tutmanın anlamı var mı? Her fuarda, eserleriyle yer almalı değil mi? Fuardaki Bartın standında  360 derecelik fırdöndü dizili olarak evler, ışıl ışıl yanmalı maket olarak.

         Bu Ahmet Usta, neden büyük organizasyonlarla ön plana çıkarılıp da fuarlarda yerini almaz, neden? Tahsisatsızlıktan, çok yer kapladığından bazı bazı, adamcağızı Bartın’da bırakıp fuarlara götürmüyorlar.

         İlgi toplardık, Amasra tabağı kadar.  Demek ki, Amasra Salatası tabağı kadar olamadık. Bunu düşünemedik. Ne kadar acı?

         Fuarcılık, bir ihtisas. “Galla Bazarı’nda, çilekleri, kara lahanayı, manda yoğurdunu sergilemek değildir. Bir salata tabağı, Bartın’ı silip süpürmeli miydi dersiniz?

         İşin özeti şu: “ Tarihi asırlık evler bir yandan kaderine terk edilerek çökerken, diğer yandan  onlar, yeniden doğuyor.”

         Ama insan hayıflanıyo haklı olarak :  Bartın, bir "Amasra salata tabağı " kadar olamadı mı? diye

         Ört ki, ölem!

ÇÜRÜK DİYE YIKILAN HÜKÜMET KONAĞI, 70 YILDIR AYAKTAYDI. TÜRKİYENİN EN NAMLI HÜKÜMET KONAĞI İDİ. BARTININ NÜFUSU 8 BİN  OLMASINA RAĞMEN

OTURDUK USTA İLE UZUN UZUN KONUŞTUK.

ESKİ BİR OKULUN ODALARINDAN BİRİNDE MAKET EVLER, İŞTE BU USTA TARAFINDAN ÜRETİLİYOR.

 

ESERİN MİMARI  USTASI AHMET İLE BİRLİKTE

İŞTE MAKET USTASI AHMET GÜLDÜR.. eSERLERİNİN DAHA DA GÜN IŞIĞINA ÇIKMASINI DİLİYOR.  MAKETLER,  BODRUMVARI ODALARDA HAPİS ŞİMDİLİK

 

 

 

 

 

Abdülkadir Güler, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Cellek, "Amasra Salata Tabağı" belki de hayatın özetidir. Öylesine lezzetli ve öylesine çabuk bitiyor ki... Fakat bu yazıdaki resimler de insanı boğazına kadar doyuruyor. Sonsuz teşekkürler.

Erdal Ceyhan 
 24.12.2015 20:11
Cevap :
Bartınlılar kızmıştır bu salata tabağı ile mukayese edilmelerine. Zaten yıllardır Amasra, Bartını kıskanır. Bartın da dişini göstermez ama, kızgınlığı derindir Amasraya karaşı. Bir muamma. Teeşhisiniz doğru. Eeee, resimler de cabası. Yerinde çekilmiş. Arşivlemişim. Her yazınınb arkasında olayı ispatlayan resimleri mevcut. Ulusal basından gelmişim buraya. Bu kadarcık da fark ıolsun di mi? Sevgilerle kal. İyi yıllar dilerim.  25.12.2015 9:42
 

Hem üzüldüm hem güldüm yazınızı okurken, her zaman ki Tipik Türk insanı işte, boğaz olsunda ''bedeva sirke misali:)kim ne yapsın tarihi asırlık evleri ve onların dramını '' Can'ım salata tabakları dururken'' Elinize sağlık, çok güzeldi..

Selda Çakmak 
 24.12.2015 17:31
Cevap :
" O klasiklerdeki havayı vermek istedim. "To be, or not to be" tiradına benzeterekten. Salata tabağı varken di mi? Siz bir ömürsünüz. Elinize almışsınız cımbızı, yazarların eski yazılarını okuyorum diye, "cımbızlamışsınız bre" Ne güzel bir adet bu. Keşke blog milleti de bu güzelliklere ortak olsa birazcık. Aaa, sayfamı açtım baktım. Üç yorum birden. Sahiplerine baktım, aynı isim. Hımmmm, dedim. İşte okuma merakı olanlar, nasıl da belli oluyor. Ama, iyi seçimler yapmışsınız. O keşke yazısı ve minik kızın hikayesi. Biraz acılı Adanadır o yazı. O kız, yere çömelmiş, yanıbaşımda idi. Birbirimizin gözleri içine baktık sessiz sessssssiz... O kadar sorgu sual doluydu ki, ürkekmi ürkek. Ama üzerinde adamsendeciliği de vardı. Bir korkakk tavşandan ziyade, avını arayan kuzu postuna bürülü panterdi sanki. Herkesten hesap sormak istiyor havası vardı. Üstelik bulunduğumuz yer ise " SOMA idi. Duygularınız için teşekkürler. Selam ve sevgi ile.  24.12.2015 22:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 865
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster