Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
755
 

Bir "Editör" ün günlüğüdür !

Bir "Editör" ün günlüğüdür !
 

Sonbaharlar bu mevsimde, ruhları etkiliyor. Resimde, Şemdinli'de 'Sonbahar'


Hazan mevsimi geldi ya, yapraklar dökülüyor. Onların yerine çıkmak üzere yenileri, doğa tarafından hazırlanırken, bizim blog dünyamızda da bir “Hazan” rüzgârı esiyor. Bir o köşeden, bir bu köşeye. Bu bloğun sevimli çingenesi Sabiş, hep kendini editör ilân eder. Şimdilerde atlıya, eşekliye bile selâm vermiyor. Neden? “ baş editör” oldu da ondan ( Bunu kendisi söylüyor) Ama, Sabişin editörlüğü yine bizler için. En umulmadık ateşlerin içine dalıyor balıklama. Söyleyeceğini iki kelime ile söylüyor, “Cız” diye bir dokunup çekiliyor. Meleklerini araya sokup, kendisi sıvışıyor.

Biz de Çingenemizin rolünü çalalım dedik. Blog’daki kavgaların arasına, hayali bir editör gibi girdik. Şu bizim uslanmaz Pirmete’nin son yazısına yorum diye yazdım bu aşağıda okuyacaklarınızı. Gel gelelim, gördüğünüz gibi taştı da taştı sayfa. Onun kıymetli yerini işgâl etmek istemedim. Almadı. Mecbur oldum bloğa döktüm. Sevgili editörlerimizin ve blogcularımızın affına sığınaraktan. Kimseye taş atmıyoruz. Dokunmuyoruz. Mizahla hicvederek paçal yaptık. Gök kubbede bu konuda, benim de naçiz sedâmız kalsın diye. “Şöyle ki:”

Birbirinizle sövüşseniz de

Küsseniz de, dövüşseniz de

“Ayrıldık, ahan da!”

Deyip dönseniz, kürkçü dükkânına yine

Ayrılamazsınız!

“Editorya zor durumda” deseniz de

MB’ ğa bir şeyler oluyor deyip de

Sağ gösterip sol vuran,

Yanılıp yıkılanı

Paçası tutuşanları,

Kepenkleri kapatanları

Pencereden atılanı

Bacadan katılanı

Dikkatle izleriz.

Bizler, MB. Editörleriyiz

İnsanız,

Bazen şaşarız

Okuruz okumasına

Saat 9’dan 21’e

Hem dikine, hem enine

Çaprazlama, maprazlama

“O”, her ne demekse

Okur ha okuruz. Sinek kondurmayız.

Enine nanay,

Dikine nanay

Diye diye geldik biz bu günlere

Gidem gidem, nerelere gidem,

Ellere var da, biz yoh mi? diyem

Az gittik, uz gittik diyem,

Yan yattık, çamura battık,

Denizleri tükettik,

Kucak açtık her taraktaki bezlere

Diye diye bu günlere geldik.

Üç yılı geçti, MB’ açıldı açılalı

Birlikte yarıladık biz bu yolları,

Lisansüstü eğitimler aldık karşılıklı

Hukuk mukuk, guguk, imlâ

Bir o yana, bir bu yana

Adımız çıkmış Editorya’ya

Tanrı şer’lerden koruya

Her şeyin başı imlâ

Adımız “sayın editör” soyadımız, "komtere"

Diye diye ahan da geldik, bu günlere,

Bizim de canımız var, biz de insanız diye diye

Düşünen yok, bu editörler ne âlemde!

Bir sünger gibi, dertleri paylaşıp emerler

Blogcuların derdinden, neler neler çekerler.

Neredeyse sayınızla olacaksınız bir belde

Taşınacak dertler, şimdi belediyeye

Devran o devran, blog bahane,

Türkiye’de emsalsizdir Milliyet komtere

Elemtereşiş, kem gözlere şiş

Öyle atıp tutmakla olmuyor bu iş

Başka ihsan istemez, edilmese de gölge,

Accık Editörünüz konuşsun 3 senede bir kere

Hele kulak verin, bir de bizlere,

Cahit Sıtkı Tarancı’ya, olsun nazire:

“Bloglardayız, bunca uzun zamandır

Bu gün onbeş, Ay’ın yarısı eder,

Şaka maka ortasındayız ayın

Maaşın aldığın gün hemen biter

Gözünün yaşına bakmadan gider

Manava, kasaba borçlarım var

Benim mi Allahım bu bomboş cüzdan?

Ya bakkalda kalmış mı hiç insaf, âr

Neden böyle görünürsünüz düşman,

Yıllar yılı dost bildiğim manavlar

Giden gelse, dedem gelir bekarlık

Her yıl biraz daha arzuladığım

Bir maaşla evlenmek hıyarlık

Değil mi ki, her ay aldığın

Neyine yaparsın bir de kibarlık?

Neylersin, dertler bitmez aybaşında

Maaşın yetmiyor, söyle n’olacak?

Her aybaşı kaynanan sofra başında

Bir şişe rakıyla neşen olacak

Kraliçe misâli, karın karşında…”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Manzara harika, saklı cennet sanki... Hani orada "yer demir, gök bakır"dı? Renk senfonisiymiş oysa... Yazının içerik ve mesajı farklı olsa da, o aylık raporları hatırlattı... Sayenizde sitemizde neler olduğunu öğreniyorduk. Tekrar aylık raporları yazmanız dileğiyle, gerçekçi kaleminizi kutlarım.

Ayten Dirier 
 11.11.2009 23:45
Cevap :
İlginiz, önerileriniz ve beğeninize tgeşekkür ederim. Kalın sağlıcakla  12.11.2009 14:17
 

Ne güzel içselleştirmişsiniz.. Her zaman dışsallaştırmak olmaz tabi.. Buna biz EDİTÖR AÇILIMI da diyebiliriz sanırım... Bu aralar her şeyi açıyoruz, bunu da açmışız çok mu :)) Selamlar

Murat HACIOĞLU 
 08.11.2009 16:58
Cevap :
Tam üstüne bastınız, kaldırın ayağınızı. Evet bu bir "açılım" olmuş. Selamlar  08.11.2009 19:48
 

Geçiyordum yine uğradım.. İyi ki yazmışsınız bu bloğunuzu ben şahsen ''BAŞ EDİTÖR'' olarak çok sevdim.. Kıskanıyorlar sizi efendim. Kıskanıyorlar :))) Nereye nasıl laf edeceklerini bilemiyorlar, bilemiyorlar.... :) Ama siz onları ''ŞIP'' diye bilirsiniz efendim. Siz bilirsiniz!... :) Çingenece JÖTEM'ler gönderiyorum size.. :)

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 08.11.2009 12:22
Cevap :
İyi ettin de uğradın. Madagasgar'da da olsan, Kamçatka'da, olsan, Vladavosdok'da da olsan, Çingene konfederasyonunun toplandığı her yerlerde, bulurum seni. Kaçamazsın, sen başkalarına yâr olamazsın /Gözönünde olmalısın/ Millet yemesin diye birbirini, paravana olasın /Sen de bir yerlni kaptırmayasın! / Bu bloğun malısın. Her daim bizlen olasın /Tuttuk /editörlerimizden bahsedelim dedik / Epey de özlemiştik / Seni Kamçatka'lardan topladık / Alladık, pulladık, baş köşeye otturttuk/ J'ai t'aime dedik / Çingenece'sini de "Me volin tu" dedik/ Ve de ödeştik / Yeter ki gitme bir yerlere / Haber ver giderkene / Unutmayasın hele / Miranda gelende / Fal bakacaksın bizlere / Sen oğlan tarafı sayılırsın / Ama, hanım duymasın / "Yüreciğine Ay doğmuş" de / Onu da methet, beni de / Göreyim seni hele /  08.11.2009 15:32
 

Bu acaip ortamda bide bunu yazmışsanız, eyvallah, allah kolaylık versin, herkes haddini bilsin, saygılar.

Kadri KANPAK 
 08.11.2009 2:29
Cevap :
Editörlerimiz " Bizim de canımız var, biz de insanız" demezler mi? Onların gıyaplarında, onlardan izinsiz ama hoşgörülerine güvenerek içinde bulundukları durumları ve blog dünyasındaki ikilemleri dile getirmeğe çalıştım. Yorumunuzdaki gibi, herkes, kendine düşeni yapsın, haddine razı olsun. Cürmü kadar düştüğü yerde yer yaksın diye. Bilseydim tarafınızdan kınanacağımı, hiç yazmazdım. Ama! O yazmayacak, bu yazmayacak peki kim yazacak? Değil mi.? Saygılar bizden.  08.11.2009 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster