Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '14

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
970
 

Bir "iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi" kurmak

Bir "iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi" kurmak
 

İş Sağlığı ve Güvenliği'ne kısaca İSG deniliyor. İngilizcesine ise OHSAS (Occupational Health and Safety Assessment System / İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Sistemi) deniyor.

"İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ne demektir?" diye bir soru sorulursa bunu kısaca şöyle açıklamak yeterlidir sanırım: İşyerinde işten kaynaklanan her türlü riske karşı gerekli önlemler almak ve bu yolla öncelikle çalışanların, sonra işyerinde bulunan herkesin (ziyaretçiler, tedarikçiler vbg.)  sağlıklarını korumak ve güvenliklerini sağlamak, sonra işyerinin içinde bulunduğu doğal çevreyi zararlı etkilerden  korumak, daha sonra ise işyerini her türlü zararlardan korumak ve nihayetinde işyerinin prestijini koruyarak işyerinin daha da gelişmesine katkı vermek dersek sanırım yanlış bir şey demiş olmayız.

OHSAS 18001 standardı bir işyerinde İSG Yönetim Sisteminin nasıl kurulacağına yardımcı oluyor, bu amaçla standart her türlü işyeri için (firma ister bir üretim firması  isterse hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir firma olsun) genel bir klavuz  niteliğinde. Bu klavuz sayesinde sistem kuruluyor ve zamanla sistem geliştiriliyor.

Eğer işyerinizde İSG Yönetim Sistemi kurmak istiyorsanız şunları yapmalısınız:

Öncelikle İSG Yönetim Sistemini kurmaya ve bu kurulan sistemi sürekli sürdürmeye ciddi bir şekilde niyet etmeniz ve harekete geçmeniz lazım.

Bu amaçla bu sistemden sorumlu olacak bir çalışanınızı bu işe sorumlu olarak atamanız (resmi atama yazısı ile İSG Yönetim Temsilcisinin, İSG Sorumlusunun atanması) ve ona çalışmalarında her türlü kolaylığı sağlamanız gerekiyor.

Bu çalışan arkadaş, öncelikle işe OHSAS18001 standardını edinerek başlamalı.

Bu standart, sistemin genel çerçevelerini çiziyor ancak uygulama noktasında karşınıza pek çok eksiklikler çıkacaktır (Zira standart uygulamaya dair pek fazla bir şey söylemiyor. Söylemesi de zaten beklenmemeli çünkü birbirinden çok farklı sektörülere hitap etmesi gerekiyor).  Bunu zamanla geçirdiğiniz denetlemelerden de telafi edebilirsiniz veya bu konuda sistemi kurarken deneyimli bir danışmandan danışmanlık desteği de alabilirsiniz.  Her halükarda bu işlerin başlangıçta belli bir maliyeti olacaktır. Ancak bu maliyetleri zamanla  zaten kat be kat çıkaracaksınız. O nedenle başlarda çok sabırlı ve anlayışlı olmalısınız.

Diyelim ki işyerinde bu iş için atadığınız arkadaş kolları sıvadı ve işe koyuldu. Öncelikle standardın istediği ve olmazsa olmaz olan dokümantasyonu oluşturmaya başlayacaktır. Bunun için gerekli prosedürlerin ve dokümanların yazılması lazım.  Nedir peki bunlar? İSG El Kitabı, İSG Politikası, İSG Hedefleri, Prosedürler, Talimatlar,  Formlar, Planlar, Risk Değerlendirmeleri, İSG Yönetim Planları/Programları, Çizimler,  ISG yasal mevzuatı ve yasal mevzuatın düzenli takibi (yani İSG ile ilgili ulusal kanunlar, yönetmelikler, genelgeler vbg. ve uluslararası standartlar, uluslararası mevzuat, MSDS gibi malzeme güvenlik bilgi formları vbg.)...

İSG sistemini kurarken başlangıçta çok fazla prosedüre ihtiyaç bulunmuyor. Sadece aşağıdaki şu prosedürleri oluşturmak bence yeterli olacaktır. Zamanla bu prosedürler zaten yasal mevzuat takip edildikçe kendiliğinden gelişecek ve sayısı da artacaktır.

Peki nedir bu gerekli minimum prosedürler?

 

1. Sistem Dokümantasyonu ve Doküman Kontrol Prosedürü

2. Kayıtların Kontrolü Prosedürü

3. Uygunsuzlukların Kontrolü Prosedürü

4. İç tetkik (Denetleme) Prosedürü

5. Düzeltici ve Önleyici Faaliyetler Prosedürü

6. İSG Yönetimin Gözden Geçirme Prosedürü

7. Yasal Şartların Takibi Prosedürü

8. Tehlike Belirleme ve Risk Değerlendirme Prosedürü

9. Acil Durumlara Hazırlıklı Olma Prosedürü

10. İzleme ve Ölçme Prosedürü

11. Eğitim Prosedürü

12. Şikayet ve Öneri Prosedürü

13. Diğer Spesifik (Şirkete Özel) İSG Prosedürleri 

...

 

Daha sonra ise geriye işin inceliklerini yapmak, sistemi çalıştırmak, verileri değerlendirmek ve sistemi sürekli gözden geçirerek sistemi iyileştirmek kalıyor.

 

Yani;

 

- İSG Politikasını (Health and Safety Policy) oluşturmak, bunu yazılı hale getirmek (dokümante etmek) ve politikada mutlaka sürekli iyileştirme (continuous improvement) taahhütünde bulunmak ve buna sürekli ulaşmaya çalışmak

- İSG politikası ile uyumlu sayısal, ölçülebilir İSG hedeflerini (targets) belirlemek ve takip etmek

- İSG organizasyonunda görev alanların yetki, yeterlilik ve sorumluluklarını belirlemek

- İSG performasını süreç içinde takip ederek sürekli iyileştirmek, aksayan yönler varsa bunlara müdahale etmek, gerekli kontrol önlemlerini almak

- Çalışanları İSG konusunda sürekli eğitmek, çalışanların İSG sorumluluklarının farkında olmalarını sağlamak, onlara bilinç vermek, kişisel koruyucu ekipmanları mutlaka düzenli bir şekilde kullanmalarını sağlamak, şirket içinde iş emniyeti ile ilgili sunumlar yapmak, posterler, el kitapçıkları hazırlamak ve bunları çalışanlara dağıtmak 

- Yazılan prosedürlerin uygulanıp uygulanmadığını periyodik olarak kontrol etmek ve denetlemelerle takip etmek

- Çalışanların sürece katılımını artırmak, İSG ile ilgili İSG Kurulu için Sağlık ve Güvenlik Temsilcilerini, İSG Çalışan Temsilcisilerini vbg. seçmek, İSG Kurulunu etkin çalıştırmak, çalışanlardan (ilgili taraflardan) şikayetler varsa bunları öncelikle ele almak ve çözmeye çalışmak

- İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi ile sürekli koordineli çalışmak 

- Sağlık ve güvenlikle ilgili satınalımlarda uygun malzemelerin satın alınmasını sağlamak (yani unutmayın her ne yapıyorsanız  çalışanlarınızın sağlığı, güvenliği, konforu için yapıyorsunuz ve bu orta ve uzun vadede şirketinize önemli katkılar olarak geri dönecek)

- Çalışanların işe girişlerde ve çalışırken sürekli sağlık kontrollerini yaptırmak ve izlemek, muhtemel yaralanmaları ve hastalıkları mutlaka kaydetmek, bunları sorgulamak, irdelemek, bu olayların tahkikatını yapmak, kök nedenlerini (root causes) ve tali nedenlerini (indirect causes) bulmak ve düzeltici-önleyici faaliyetlerini yapmak ve bunların sayısını azaltmak için (örneğin meslek hastalıkları, kazalar, olaylar (ucuz atlatılan olaylar-near misses vbg).) plan ve programlar yapmak, önlemler almak, projeler geliştirmek

- Kayıpların, kazaların periyodik olarak istatistiğini tutmak ve resmi mercilere bildirimlerini yaptırmak

- Potansiyel durumlar ve acil durumlarda yapılacakları, “Acil Durum Planları” hazırlayarak önceden tespit etmek

- Çalışma Bakanlığından gelen “İş Müfettişlerinin Raporlarını” incelemek ve gerekli aksiyonları (düzeltici ve önleyici faaliyetleri) hemen yapmak

- İSG, işyerindeki tüm insanları kapsadığından tedarikçileri ve misafirleri (ziyaretçileri) de kapsar. Onlar için de gerekli önlemleri almak. Riskli yerlerde dolaşan kimselere gerekli bilgileri ve koruyucu ekipmanları sürekli temin etmek.

- Rutin ve rutin olmayan faaliyetleri belirlemek. Rutin olmayan, değişen (yani işyerinde kapsamlı değişiklik yapılan iş faaliyetleri) ve yeni faaliyetler için her zaman risk değerlendirmelerini yapmak. Sürekli risklerin yönetimini gözden geçirmek.  Çünkü kısaca, İSG demek etkin risk yönetimi demektir.

- İSG konusunda gelişen yeni bilgileri daima işyerinde çalışanlarla paylaşmak ve gerekli önlemlerin zamanında alınmasını sağlamak,

- Risk değerlendirmelerinden oluşturulan İSG Yönetim Programlarını takip etmek, bunları ciddiyetle uygulamak, sürdürmek, gerektiğinde dokümantasyonun revizyonlarını yapmak

- Benzer işkolunda çalışan firmalarla, sektör temsilcileri ile zaman zaman temasa geçmek ve onlarla tecrübe alışverişinde bulunmak (benchmarking), en iyi uygulamaları (best practices) karşılıklı olarak paylaşmak

- İşyerinde öğrenilen dersleri, yani iş kazaları ve yaralanlamalardan elde edilen tecrübeleri (lessons learnt) hem şirket  içinde hem de sektörle paylaşmak, böylece emniyet kültürünün (safety culture) yerelden genele doğru sağlıklı bir şekilde yayılmasına katkı vermek

- Tehlikeli işler varsa bunlar için iş izin sistemlerini (work permit) kurmak

- Her an “Acil Durum Planında” belirtilen bir olay için, hazırlıklı olmak amacıyla düzenli tatbikatlar (drills, exercises) yapmak (yangın tatbikatı, boşaltma/tahliye tatbikatı vbg.)

- Kritik sistemler varsa (elektrik, aydınlatma, yedek parça malzeme yedekleme gibi) bunların mutlaka yedeğini temin etmek ve bunları sürekli çalışır durumda tutmak

- Acil durumda erişim (telefon, e-mail gibi) numaralarını, yerleşim planlarını ulaşılabilir noktalarda tutmak

- İşyerinde hijyen kontrollerini yapmak (tuvaletler, lavabolar, duşlar, yemekhane, su sebilleri, giyinme yerleri, iş ortamı vbg.)

- Çalışanların sürekli ehliyetli olmasına, eğitimli olmasına, sertifikalı olmasına dikkat etmek

- Alarmların çalışır durumda olmasına dikkat etmek (örnek yangın alarmı, gaz dedektörleri alarmı, sprinkler sistemi vbg.)

- İşyerinde suçlama kültüründen (blame culture) uzaklaşmak, insanı, çalışanı koruma kültürüne, sorumluluk kültürüne geçmek

- Acil Durum Ekiplerinin (Emergency Response Team) düzenli tatbikat yapmasını sağlamak

- Uygunsuzlukları (iç denetlemelerden, dış denetlemelerden, saha kontrollerinden, ucuz atlatılmış olay raporlamalarından gelen vbg.) düzeltmek

 

Standardın temelinde, sistem sürekli iyileştirilirken PUKÖ döngüsü çalıştırılıyor. PUKÜ; Planla-Uygula-Kontrol Et ve Önlem Al demek. Çevre Yönetim Sistemi de diğer standartlar da genelde bu döngüyle sistemi helezonik bir şekilde geliştirmeye odaklanmış durumda. Çevre Yönetim Sisteminde de benzer bir yapı var. Ancak bu sefer “Çevre Sorumlusunu” atamak ve odak noktasını çevre kirliliğini önlemeye vermek, risk değerlendirmeleri yaparken de tehlike-risk yerine aspect (boyut, yön)-impact'i (etki) kullanmak gerekiyor. Yani daha açık bir anlatımla yakıt tüketiminin, su tüketiminin, malzeme tüketiminin, enerji tüketiminin (bu tüketimlerin her biri birer çevresel boyuttur) çevresel etkileri nelerdir, nelere yol açar buna bakılıyor. Kalite Yönetim Sistemlerinde bu risk kısmı eksik kaldı, aslında burası da artık geliştirilmeli ve örneğin FMEA teknikleri kullanarak kalite sistemleriyle artık bütünleştirilmeli.

 

Bunlar yapıldığında ne oluyor? En başta kendi şirketinizi koruyorsunuz, şirketi korumak demek zaten paranızı, canınızı, çevrenizi, çalışanınızı, malınızı-ürününüzü-hizmetinizi, işinizi, prestijinizi ve en önemlisi bu sistemi uygulamakla sosyal sorumluluğunuzu gerçekleştirip toplumu ve ülkenizi ve giderek de insanlığı korumuş oluyorsunuz. Buna değmez mi?

 

 

 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2280
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster