Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1567
 

Bir "Meltem"dir eser 41 yıldır...

Bir "Meltem"dir eser 41 yıldır...
 

Oğuz Tümbaş MELTEM'le anıları tazeliyor.


İlk sayımızı Kasım 1967'de çıkarıp bayilere dağıtmaya başladığımız günü unutmuyorum. Yaşım 21. Çiçeği burnunda devlet memuruyum Ankara'da. Dikmen Kuyubaşı'nda Zülfikar Sezen'le bir apartman dairesinden bölünmüş odayı paylaşıyoruz. Ankara'nın soğuyan günleri… Akşamları odun sobasını yakmaya başlamışız bile. Gençlik denen o coşku, umut, yok mu, ne soğuk dinliyor, ne engel... Ayşe Gülen, İsmail Yılmaz, Mutlu Şenel, İdris Dinçer, ben... Meltem'i estirmeye başlamışız Ankara’nın kışından.

Bir başka Kasım günü! Yıl 2008. Geriye dönüp bakınca 41 yılın ayrımına varıyorum. Elimde 15 sayılık MELTEM cilti... Özenle saklıyorum yılardır. Her açışımda, sayfaları çevirişimde nasıl duygulanıyorum bir bilseniz. Tüm Ankaralı dostlarım gözümün önüne geliyor. Meltem'e omuz veren, destekleyen, yazan dostlarım, arkadaşlarım… Yazarlar, şairler, öykücüler, denemeciler gözümün önünde geçit yapar gibiler.

İlk sayımız; mavi zemin üzerinde Hüsnü Züber'in çizgileriyle oluşmuş. Sahibi Mutlu Şenel. Sorumlu Yönetmeni ben. Tüm teknik işler, sayfa düzeni, matbaa işleri benim üzerimde.

İlk sayı çıktığında, dergi tomarlarını alıp ben dağıtıyorum. O zamanlar büyük Sinemanın içinde yer alan öykü yazarı Erdal Öz’ün Sergi Kitabevine 20 dergi bırakıyorum. Bakanlıklarda, Kızılayda bulunan kitapçılara, büfelere de veriyorum dergileri. Bir kaç gün sonra Sergi Kitabevi'ne gittiğimde, Erdal Öz bir başka karşılıyor beni; içten, sevecen, güleç… Derginin bittiğini yeniden getirmemi istiyor. Bakanlıklarda bir büfeye bıraktığım derginin de bittiğini söylüyor büfeci. Nasıl mutlu olduğumu anlatmaya gerek var mı? Arkadaşlarımla paylaşıyorum bu mutluluğu. Şarapla kutluyoruz akşamlarda.

Meltem’in birinci yılı dolduğunda, daha sonraları OLUŞUM dergisini çıkaran Fahrünnisa Kadıbeşegil’in Küçükesat’taki evinde toplanıyoruz dostlarla. Deneme ve öykü yazarı Adnan Binyazar, Dost Dergisi’nin sahibi Salim Şengil, şimdi Anayasa Mahkemesi üyesi olan şair Şevket Apalak, Çele Dergisinin sahibi Muhsin Karamaoğlu ve Yayın sorumlusu Yaşar Durak, Nasıl Geçti Habersiz şarkısının şairi Nihat Aşar, Hisar Dergisi’nin Yazı Kurulundan Mehmet Çınarlı, Ilgaz Dergisi’nin sahibi İsmail Karaahmedoğlu, Ersen Tolunay, şair Ahmet Tufan Şentürk, o zaman Ankara Tiyatro Derneği başkanı şimdilerde film yapımcısı Sabahattin Çetin, şair Sina Akyol, Şadiye Çetin ve başka tanışlar, dostlar, dergiye omuz verenler…

Sina Akyol demişken, hemen bir anımı da aktarayım. Meltem’in birinci yıl kutlama gecesinde Şadiye Çetin adlı genç, esmer güzeli kızı gören Sina o gün çarpılır. Ertesi gün bana bu duygusunu açıkladığında, doğrusu şaşırmıştım. Şair aşkı gelir geçer diye düşünmüştüm. Ne ki Sina işi sıkı tuttu, kafasına koyduğunu yaptı. 1972 yılında evlendi Şadiye’yle. Bir kızı bir oğlu oldu. Şimdi kızından torun sahibi. TRT’den emekli olduk birlikte. Kulakları çınlasın.

Kaldığım yerden sürdürüyorum. Meltem çok ilgi gördü yayımlandığı sürece. Öylesine umutluyuz ki, dergimiz daha yıllarca esecek, geleceğe yeni şairler, yazarlar, öykücüler yetiştirecek. Hakkari’den, Adana’dan, Gaziantep’ten, İsatnbul’dan, Mardin’den, Erzurum’dan, Urfa’dan okurlarımız, abonelerimiz var.

Yazarlarımız, şairlerimiz arasında kimler yok ki… Sami N. Özerdim, Sadık Deniz, Ahmet Altümsek, Hidayet Karakuş, Şevket Apalak, Sina Akyol, Halim Yağcıoğlu, İlham Behlül Pektaş, Şahinkaya Dil, Yaşar Durak, Ahmet Ayberkin, Erhan Tığlı, İsmet Kemal Karadayı, Kaya Öztaş, Ayhan Kırdar, Ergun Evren, Mehmet Kıyat, Aydın Karasüleymanoğlu, Enver Naci Gökşen, Güngör Özmen, Şevket Yücel, H.Zekâi Yiğitler, Kerim Aydın Erdem, Ali Çapan, Ersen Tolunay, Hasan Şişli, Abdullah Neyzar Karahan, Ünsal Piroğlu, Nihat Aşar, M.Demirel Babacanoğlu, Kasım Avcı, Hüseyin Atabaş, Tahsin Şentürk, Abdülkadir Bulut, Zülfikar Sezen, Ahmet Telli, Abdullah Edip Çiftçi…

41 yıl sonra geriye bakınca, Meltem dergimizin yazarları arasında Sadık Deniz, Sami N. Özerdim, Şahinkaya Dil, Ahmet Altümsek, Ayhan Kırdar, İlham Behlül Pektaş, H. Zekâi Yiğitler, Enver Naci Gökşen, Vehbi Cem Aşkun, İsmet Kemal Karadayı, Kerim Aydın Erdem, Nihat Aşar, Şevket Yücel’in bu dünyadan ayrıldıklarını ayrımsıyorum. Işıklar içinde olsunlar.

Hüsnü Züber Bursa’da eski bir Osmanlı evini onararak, kendi adına müze haline getirdi. Mehmet Kıyat’ın Ankara’da Doku Sanat Galerilerinin sahibi olduğunu duydum. Kendi adına kurduğu yayınevinde kendi şiir kitaplarını da basıyor! Ünsal Piroğlu Ankara’da avukatlık yapıyor. Zülfikar Sezen de gazeteciliğe devam ediyor. Metropol gazetesinin başında. Sina Akyol,

Hidayet Karakuş, Abdullah Neyzar Karahan’la İzmir’de kesişti yollarımız. Ali Çapan Gaziantep’te hem şiirlerini yazmaya devam ediyor, hem mali müşavirlik yapıyor. Erhan Tığlı yoğun biçimde yazın yaşamını İstanbul’dan sürdürüyor. Milliyet Blog’da yazılarını okuyorum. Mehmet Babacanoğlu yıllardır Adana’da Aykırı Sanat Dergisi’nin yayım sorumlusuydu. Bir süredir yayın yaşamına ara veren Aykırı Sanat’ın yeniden çıkacağını duydum, sevindim.

Evet sevgili dostlar yıllar alabildiğine hızlı geçiyor. Durdurmanın olanağı yok. Ancak geriye dönüşlerle, anılarla geçen zamanın içinde yakaladığımız güzel anları, olayları yaşıyoruz, iç geçirerek… Bir Kasım günü 41 yıl öncesine dönüp MELTEM’i yeniden anmak ve sizlerle bu duygumu paylaşmak istedim. Bağışlana.

Ezgi Umut bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn Tümbaş, nefes almadan, ilgiyle, bir solukta okuyuverdim geçmiş yıllardaki anılarınıza yaptığınız projeksiyonu.Kim bilir 40 yıl aralığında anlatmaya değer başka ne anılar daha var.Geçmişi anımsamak, güzel çağrışımlar yaptırıyor insana..Eski dostlar bir bir hatırlanıyor, özlemle yad ediliyor ortak yaşanmışlıklar. Daha ziyade vefa duygusunu hiç aklından çıkarmayanlar yapıyor geçmişe yolculuğu.Bu anlamda vefalı bir dost olduğunuz için sizi kutluyorum. Ebediyete göç edenleri, yaşayanlarla birlikte anımsamak geleneksel kültürümüzün ve yaşam tarzımızın bir parçası gibi.. Belki de yaş kemale erince, geçmişe özlem artıyor. Sizden okuduğum bu ilk yazınızın okuacaklarıma başlangıç olması dileğiyle saygılar sunuyorum.

Hızır Kabil 
 19.10.2011 1:54
Cevap :
Sevgili sanat dostu arkadaşım; kuşkusuz yıllar geçtikçe, yaşlar çoğaldıkça eskiye özlem de artıyor. Daha bir güzel geliyor insana geçmiş günler. Hem hüzün, hem özlem var içinde. Geri getiremesek de o günleri, dostları anmak, yaşananları anımsamak gereksinimi duyuyorum arada. Meltem Dergisi de benim için çok anlamlı, çok önemli bir zamanı, süreci kapsar. Geçmişi, yaşananları, yaşamdan göç edenleri, değerli dostları anmak elbette gerekli diye düşünüyorum. Duygularınıza, paylaşımınıza çok teşekkür ederim. Sevgi ve dostlukla.  20.10.2011 17:31
 

Sizi okurken, beynimin bir yanı paralel başka kulvarda geziniyordu. Sizden bir yıl sonra Ortaokul öğrencisiyken yerel gazete Şafak'ta şiirlerim yayınlandı. Benim de şairliğimin 40. yılı... Lise sonda gazete çıkardık, Murathan Mungan da vardı aramızda. Antolojiler, Eğitim Enstitüsünde Uyanış dergisi, Yıllarboyu tarih dergisi, Rüştü Şardağ'ın Atayol dergisi, Yaşar Holdingin Bilim-Birlik-Başarı dergisinde şiir ve araştırma yazılarıyla, yukarıda saydığnız bazı arkadaşlarınızla basında kesişen yollar... Arada bir karıştırır, anılara dalarım. Biz çok ivecen, o oranda da sabırla üreten bir nesildik... Şimdi herşey kolaylaşıtı, ama zevksizleşti. Alaz'da, çok ilerde bile anıdan çok, güncel gibi izleyeceğiniz nice yazılar dilerim... Kaleminiz daim olsun.

Ayten Dirier 
 26.11.2008 21:32
Cevap :
Okul yıllarında dergi, gazete çıkarmak ne anlamlı, ne heyecanlıydı.Yıllar geçtip te geriye bakınca, insan daha bir özlüyor o günleri, yapılan işleri. Ben de 1960'lı yılların başında yerel gazetelerde yazmaya başladım. Yayımlanan yazımın, şiirimin altında adımı gördüğümde yaşadığım coşkuyu unutamam. Sizin gibi ben de arada sırada elimde kalan dergileri karıştırıyorum, anılara dalıyorum. Dostlarımla yeniden buluşur gibi oluyorum. Meltem de benim çocuğum gibiydi. Özenle saklıyorum 15 sayılık cildini.Evet şimdi her şey eskisi gibi değil artık; daha tatsız, zevksiz, heyecansız...Belki yaşımız, bakışımız,koşullarımız değişti de onun için mi dersiniz? Sizin de 40. yazın yılınız hayırlı olsun. Düşüncelerinizi,duygularınızı benimle paylaştığınız için teşekkür ederim.Sevgi ve dostlukla.  26.11.2008 23:33
 

Bu anı bloğunuz tek başına bir belgesel gibi... Edindiğiniz ve göstereceğiniz üstün başarılardan ötürü sizi kutluyor, saygılar sunuyor ve tüm çalışmalarınızın kısmeti açık olsun diyorum. Gıptayla...

Mehmet Sağlam 
 26.11.2008 15:35
Cevap :
Sevgili Sağlam dost, kısa yazınızla bir güzel paylaşmışsınız duygularımı.Sağolun. Sizin içten katılımınız, paylaşımınız ve desteğinizle yazmak ne anlamlı oluyor. Önemli olan duyguları, dostlukları, sevgiyi paylaşmak değil mi? Sevgiyle, dostlukla.  26.11.2008 20:00
 

Dergi sanırım insanın evladı gibidir. Büyütüp geliştirip gitmesine engel olunamayan ama yeri de doldurulamayan çocuklarımız gibi. Dergiye gönül verenlerin de sonradan edebiyat ve yazın kulvarında yola devam etmesi önemli bir farkındalık yaratıyor o yazar dostların emeğini ve çabasını anlatması bakımından. Mutlu hüznünüzü paylaşmak güzeldi. Nice nice basımları şimdi de ALAZ için diliyorum. saygı ve sevgiler.

Ezgi Umut 
 23.11.2008 15:46
Cevap :
Sevgili Ezgi Umut, merhaba; 41 yıl önce başlayan dergicilik sevgisi, tutkusu tükenmedi. Doğrudan dergi sorumluluğunu üstlenmesem de, sonraki yıllarda bir çok derginin yazı kurulunda bulundum. Bir biçimde paylaştım sorumluluğu. O havayı kokladım hep. Şimdi de Alaz. Gençlik yıllarımın bir hevesiydi Meltem. Bir esintiydi gelip geçti. Olgunluk yıllarımda, olanaklarım elverse, yazın dergisi serüvenine katılırım yeniden. Şimdi eski Meltem sayılarını karıştırıp hem geçmiş yılları, hem dostları anarak avunuyorum işte! O bile güzel. Özlemin,ayrılığın, hüznün duyarlıkları içinde geçiyor yıllar. Anılarla buluşmadan yapamıyorum. Yaşlanmaya başlamanın göstergesi mi dersiniz? Duygularımı paylaştığınız içi teşekkür ederim.Sevgi ve dostlukla.  23.11.2008 16:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 177
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster