Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '13

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
271
 

Bir "tık" uğruna, İlluminati yazmak!

Bir "tık" uğruna, İlluminati  yazmak!
 

Günümüz yazarlığının tek sorunu "tık" oldu. Elektronik yazarlık yaygınlaşınca, önüne bir klavye alan herkes "yazar" olunca, okur sayısı da oransal olarak azaldı elbette...Böyle olunca da bir "tık" kapma yarışıdır gidiyor.

Bu yarış böyle giderse, bir tık uğruna çok canlar yanacak. Allah gecinden versin ama "tıksızlıktan gitti" yazılı mezar taşları bile okuyabiliriz ilerde.

Tık yarışı hem psikolojik him sosyolojik sorun olmaya aday gerçektende...Tık yetersizliği potalojiye kapı aralıyor: Tık tık!...Kim o?...Ben geldim: Obsesyon!...

Dediğim gibi sosyal bunalımlar da çıkacak bu tıksızlık yüzünden. Yazarlar arasındaki tık yarışı, yakın bir gelecekte "tık kavgasına" dönüşebilir: Benim tıkımı çalışıyorsun, kesme tıkımı, keserim tıkıni!!..gibi.

Abarttığımı sanmayın...Bakınız şu "illuminati" başlıklığı kaç kez hırsızlanmış...Neden? Çünkü başlık iş yapıyor...Neden bilmiyorum ama başlıkta "illuminatı" varsa, yazının tık'ı on binleri bulmuş...

Bir ara ben de düşünmedim değil doğrusu...Yazayım bir illüminatı yazısı alayım tık tıkları...Sonra da dedim ki, "git Şeytana uyma, ne işin var senin bu yaştan sonra illüminatıyle millüminatiyle..."

Yine de, tık sıkıntısı çekerlere bir yardım mahiyetinde  öneririm; yazın bir illüminati başlıklı herhangi bir yazı alın tıkları...

Başka başlıklarda var bol bol arı ya da sinek çeken...Ama ben bunları yazmayayım, mahallenin namus bekçileri ve süpürgecileri kızar yine.

Tıklanmak önemli tabii...Ben de istiyorum elbette yazdıklarımın çok tıklanmasını...Her tık bir "okur" anlamına geliyor ne de olsa...Gerçi adam tıklıyor da okuyor mu, bilen yok; ama biz her tıklayanı yazıyı okuyor, anlıyor ve fikirlerimizden etkileniyor kabul ediyoruz.

Böyle inanmasak bu kadar uğraşır mıyız hiç...Benim korkum bu "tık tutkusu" böyle giderse, tıklardan para kazanmak bir yana, yazdığımız sitelere tık başına para ödemeye bile razı olacağız.

Yakında MB, tık başına bir ücretlendirme yaparsa şaşırmayalım. Verin parayı alın tıkı gibi...Biz, Blog yazarlığından zengin olacağız derken, varımızı yoğumuzu MB'ye vermeyelim.

Şu da olabilir: Bakarsınız bazıları para verir " kiralık tıkçı" tutar...Tabii, o zaman bir de "tıkçılık mesleği" oluşur...Alın size yeni bir iş alanı!

Blog yazarlığı bir tür "günlük" yazarlığıdır. Yani  sürekliliği olan bir iş...Bunun bir doyum noktası da yok. Bir yazıda sizi doyuracak "tık" alsanız bile, bunun doygunluğu iki gün sürer...Ondan sonra yeni bir yazı ve tık açlığı...

Tık açlığı, tamlamasına dikkat edin...Bu, gerçek bir doyumsuzluktur...Asla, doyum noktası olmayacak.

Blogçu'nun gözünü toprak doyuruncaya kadar!...

İyi pazarlar!

Not: Yazının yayını gecikince,yazıyı blog kategorisinde yazmıştım değiştirdim. Başlığını "tık" koymuştum, iddiamın ne kadar geçerli olduğunu anlamak adına onu da değiştirdim. Bakalım n'olcek!

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir tık ta benden olsun Ali Bey :-) Aslında gündemi izlemek bazen tıklanmak için yeterli olabiliyor. Örneğin 12.12.2012 Maya takvimi ya da kıyamet gibi başlıkları kullansaydınız sayısı onbinleri bulan tıklanma oranına ulaşırdınız. Ben adım gibi emindim bundan ama yazmadım. Sonuç olarak konuyla ilgili bilgiyi internetten araştırıp biraz değişikliğe uğratıp yazacaktım. Ama ilgimi çekmeyen ve saçmasapan bulduğum bir konuda yazmayı bile zaman kaybı olarak gördüm. Yazanları ise suçlamıyorum, eleştirmiyorum. Ben biraz zamansızlıktan, biraz da konu sıkıntısı çektiğim için epeydir yazamıyorum örneğin. Ama zaten haber olmuş şeyleri sık sık yinelemek te bana göre blog yazarlığı olmuyor. O konuya özgün bir bakış açısı ya da yorum katabilirsen elbette yazarım ama onun dışında tıklanmak için uğraştığımıza değmez. Amaç ego tatmini değilse insan kendini zorlamadan rahat rahat yazabilmeli. Keyif almayınca, karşılıklı bir yararı olmayınca, içinize sinmeyince niye yazalım ki? Selam ve saygıyla.

Güz Özlemi 
 16.01.2013 9:23
Cevap :
İşin esprisi bir yana, benim bu işe bakışım da aynen sizin gibi...Bizi zorlayan bir şey yokken, bu bize para kazandıran bir iş de değilken zorlamanın alemi yok. Hele, dediğiniz gibi, gündemin öne çıkan haberlerini,suyun suyu misali burada yeniden yazmak olsa olsa önüne geçilmeyen bir "klavye tutkusu"nun sonucudur.Evet, bunu da diyeceğimiz yok da yazmak sadece "yazmış olmak" için olursa, sadece değerini değil ciddiyetini de kaybediyor...Selamlarımla  16.01.2013 12:54
 

Bu yazının kategorisi Basın Yayın değil, blog. "YUnan Mitolojisinde tanrı ve tanrıça isimleri" başlıklı yazı 1 milyon 1oo bin kere tıklanmış ve günde 5ooo kez tıklanmakta. Piyango gibi bir şey bu.:) SElamlar.

Ümit Culduz  
 15.01.2013 20:50
Cevap :
Notta belirttim...Blog kategorisinde çok bekletilince değiştirmek zorunda kaldım..Sağlık olsun...Selamlar, sevgiler...  15.01.2013 23:19
 

Bence "Başbakanımı çok seviyorum" başlıklı bir yazı yazın. Sanıyorum bol tık alırsınız sayın Açıköz. Selamlar....

Erol Özışık 
 14.01.2013 22:18
Cevap :
Başbakanımı çok seviyorum, başlıklı yazı burada çok tık almaz Sayın Işık...Ama siz, Başbakandan nefret ediyorum, başlıklı bir yazı yazın, eminim fazlasıyla tıklanırsınız...Selamlar  15.01.2013 0:19
 

Başlık tutmadı gibi görünüyor Ali bey:) Ömer Özdamar arkadaşımız dikkat çekmesi hedeflenen sözcüğün "çift tırnak" içerisine alınması gerektiğinden bahsetmişti bir ara. İşe yarar mı bilmem :) Selamlar..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 14.01.2013 12:00
Cevap :
Evet, bu deneme işe yaramadı..Ama bir şey daha öğrenmiş olduk..:) Selamlar  14.01.2013 17:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1619
Toplam yorum
: 4208
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 797
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster