Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bir acayip bahar bizimki…

Havalar İzmir’de dahi geceleri serinlemeye yüz tuttu, güzel bir sonbahar gecesi, mesela, bu gece; “ilk’i” de, “Son’u” da güzeldir baharların ya zaten…

“Bahar” deyince ilk aklıma gelen “Arap Baharı” oluyor son günlerde…

Bazı ülkeler bazı direnişler yaptıklarında “Bahar” anlamı taşıyan her türlü sembolle destekleniyorlar, genelde ilkbaharın yeşerme, tazelenme, filizlenme, tohumlarından ürün fışkırma özelliğinden yararlanılıyor; olmadı hasat mevsimi sonbahar!

Bazı ülkelerde ise mevsim hep baharmış gibi davranılıyor; kış ayazında titrese dahi vatandaş, bahara endekslenmiş oluyor!

Bahara az kala, baharı az geçe…

******

İşsizlik had safhada, başbakanlıktan bir açıklama geliyor: Durum resmen Bahar! Öyle güllük gülistanlık!

Enflasyon; bir açıklanıyor, “Vay be! Neymişiz biz abi!” nidaları yükseliyor!

Eee, açsın güller, nağmeler yollasın bülbüller!...

Yahu, bahar başa vurmuş, besbelli; peynirin kilosu kaça, etin? Bir önceki sene kaça alıyordun, bu sene kaç para?

Kaç para zam aldın geçen yıldan bu yana?

Elektrik kaç para zamlandı, Türk Telekom, su, falan?

******

Bahar baş döndürüyor, ne yalan!

******

Birileri, yani bazı ülkelerde çalışanlar tüm dünya ülkelerinden verileri topluyorlar, işleri bu; bunun için para alıyorlar.

Topladıkları verileri bilgisayar ortamına girip, bir tablo oluşturuyorlar.

Bizim ülkemizde yapılmıyor mudur?

Yapılıyordur!

Sonuçlar açıklanıyor mudur?

Şimdi; pek merak ediyor insan: Ortaya çıkan sonuçlarda ülkemiz olumlu konularda pek fazla geride olup, olumsuz konularda başı çektiğinde, açıklanır mı bu durum?

******

Ne diyordum… Hah!

Bazı ülkeler istatistikleri yayınlıyorlar; mesela genç işsiz konusunda birinciliğimiz var!

Taciz ve tecavüz konularında…

Cinayet konusunda, keza…

Küçük yaşta evlendirilen kızlar konusunda da dosyamız hayli kabarık!

Ama… Öyle bir bahar yaşıyoruz ki biz; yöneticiler “Kasıt var!” diyor!...

Yönetilenler “Önce kendilerine baksınlar!” diyor!...

Bahar rehavetinden silkinmek istemiyorlar, besbelli, bir-kaç kişi ellerinde maşrapa, maşrapa içindeki suyu yüzlerine dökmek istiyor: “Uyan”!

“Sen misin yüzüme su çarpan!” diye hırpalıyorlar; bahar rehavetinden sıyrılmak istemiyorlar…

******

Uluslararası raporlar çıkıyor, ciddiye alınmıyor!

Bir adam çıkıp da “Bilmem kimi ihbar edeceğim, hükümete karşı görüşleri var” dediğinde, fazlasıyla ciddiye alınıyor!...

******

Bir garip bahar tabii ki; yazı da var, kışı da diyenlerden hoşlanılmıyor; hep bahardayız diyenlerin tekerine çomak sokan çocuklar gibi yaramaz olarak değil de, tekere çomak sokan “Vatan Hainleri” olarak yaftalanıyor!

Yine, bir garip bahar ki: Yaftalananlar bir türlü aklanamıyor!

Hayır yani; ne yapmışlar, ne etmişler?

Hükümeti mi devirmişler?

Yooo…

Ama içerideler, ne ilkbaharı görüyorlar bir süredir, ne sonbaharı…

******

İlginç tabii ki, yazı ve kışı da görenler, baharların yanı sıra, öyle tıkılmış durumdalar üçer-beşer adımlık koğuşlara ve ille de Türkiye’de işsizlik yok, enflasyon yok, komşularla sıfır problem diye “Türkiye’de sonsuz bahar var!” diye bangır bangır bağırıyor yetkililer; dışarıdan istatistikler geliyor: “Pöf!” diyor yetkililer; bir tek övgü varsa “Hah işte!” diyorlar!

Böyle çakma bir bahar yaşamaktayız; oysa ülkenin her yanı gürül gürül tohuma ürün, balığa bereket, canlı hayvanlara yemyeşil yem, sebze-meyveye bereket vermekteyken…

Şey… Kayısıyı kaç liradan aldınız?

İzmir’de acayip pahalıydı, sahi, kayısı yiyebildiniz mi doğru dürüst?

Enflasyon çok düştü deniliyor ya, şeftalinin kilosu kaça? Kayısının?

Yumurtanın tanesi 30 kuruş!

******

Bahar rehavetinden silkinmek istemeyenler var; muhtemelen tuzları pek kuru!

Dokunmak isteyenler de yanıyorlar; ileri demokrasi böyle bir şeymiş demek ki!

Bamya yiyemedim, sekiz lira kilosu, ayıklaması bir dert, emeğimden feragat ettim de, ağız tadı ile bir bamya yiyemedim mevsiminde diye isyan edenler yok mu ya?

Yoksa, hala bahar sanıp da, bamyanın mevsimi mi gelmedi sanıyorsunuz?

Ya da, size hep bahar mı hayat da, on sekiz lira olsa da alırız diyor musunuz?

******

Ne diyeyim?

Dört mevsim bahar yaşayanlar da var, pazar sonrası artıkları toplayanlar da…

On dokuz yaşında şehit olan gençler de var, askerliğini yapmasın diye “Bedelli askerlik” çıkaran ebeveynler de …

Türkiye hep bahar!

Uyuduğun sürece…

Uyandığında ya kara kış, ya kızgın yaz!

Yani… Böyle acayip bir bahar bizimkisi…

Gururdan öleceğiz!

Aslında var ya: Açlıktan, sefaletten ölüp gideceğiz de, kayıtlara “Normal” ölüm diye geçeriz!

Araştırma yapanların yayınlarında “Türkiye açlıktan ölenler kategorisinde Etiyopya, Somali’den sonra bilmem kaçıncı ülke” diye yayın yapılsa da, hükümet olarak “Ret ederiz”!

“Yanlıdır bu yayınlar, hükümeti yıpratmak amacı taşımaktadırlar, “Ergenekon”dan dolayı içeri atın!” denilecekken, aklı başında bir danışman, varsa eğer, “Aman efendim, onları bu kategoriye dahil edemeyiz!” diyecektir; yoksa, dosyalar arasında vallaha da yer alacaklardır!

******

gulgun_2006@hotmail.com

http://twitter.com/Gulgunkaraoglu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster