Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '18

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
125
 

Bir Adım

Bir Adım
 

 
/rüzgâr s u s /san
dinse bu iç fırtınası /
 
evvel, bu tiz, hüzzam çığlığı alt etmeli
şenlikli bir makam kondurmalı dile 
usul sekiz-dokuz avaz avaz
böylesi geçerli ya 
dünya hali seni bağlamaz
 
sonra dağ bayır, dere tepe
çevirip tersi yüze, doldurmalı içre
gidilemeyen uzakların yerine
kardelenlerin de böyle aydınlanmıyor mu ruhları
 
gökyüzünü alıp gözlerinin içine
kalan bir parça aydınlığından 
büyü yapmalı kuyusuna kara gecelerin 
gün güneşi öpsün diye 
 
ince bir yalnızlık telinde sınayıp kendini
geçtiğinde alkış kıyamet
efkâr dağıtmalısın kendine ödül diye
 
bir ney sesiyle çağırıp huzuru
yıldız çiçeklerini taşımalı karanlık perdelere 
aydınlığı çoğaltarak 
sokaklara taşıracak yeni bir pencere açmalı
karanlığa râm olmasın, yaz bitmesin gözlerde diye
 
gökkuşağından bir renk cümbüşü 
bahar şenlikli yeryüzü
gecede deniz fenerleri 
sabahlara ışıl ışıl umut taşıyan gemiler
gürül gürül sularda pir-ü pak yıkamak her şeyi
 
/yaşama kafa tutmayı beceriyor mu kalemin ne
ne güzel beyazlığa uyanmak/
 
gözlerimi açtım, ıssız bir şehir resmi var karşımda şimdi
durdu gibi, âheste yaşamın adımları
öldü akvaryumdaki balık, her şey aynı
yok elimde salladığım sevinç mendilim 
yazmıyormuş aslında kalemim
 
simsiyah bir sessizlikte kaldı, düşünce silsilesi
üzerinden dört duvar arasına kilitlendi
söz/ güç değil, acze düştü kendinle
 
bir olmazlık duygusunda
yoksun bırakılıp, içimde eskiyenlerden
dışarı vuracak sözcükleri bulamıyorum
 
kıpırtısız, dalgın bir gölün rüzgârsız soluğu 
olmayan bir salkım söğüdün gölgesi uzanıyor içimde
çöküyor yüreğime, geçmiş hayâllerin acımsı tortusu
bir türlü değişemeyen rotada
ilkyazlara karışmış bir düşün, aynı hüzünlü yankısı sürmede 
ölümün sıcaklığında kurak toprak, giderek acılaşıyor kokusu
hayata ağır aksak salınan nefesler verimsiz 
 
içlerine değil, önlerinde uzanan dünyaya bakıyor çoğunluk
bastırıp, karartıyorlar günü erkenden
 
zehrini yitirmiş yılan, kendini boğarmış ancak
kifâyetsiz, her şey tek el, yine de son metânetine kadar yazmalı 
 
sağır bir uykuda, hâlâ inlemede derinde o mâhur beste
müjgânla ağlaşıp duruyor ustanın ruhu
kendisi yazdı, kendisi bozdu mutluluk yalanını
bir adım gidemedi kalem
 
24 Ağustos 2010
 
 
Hâdiye Kaptan
 
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
 
Sibel Yılmaz, Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçine bakamayanlar yüzünden değil mi bütün bu çekilen acılar?Bütün bu yazma gayretlerimiz,bu yüzden değil mi?Kalem bile yetmiyor kafa tutmaya bazen.Hüzzam çığlığından sabâ huzuruna kaçmak istiyor ruhum ölesiye...Şenlikli makamlar da istemiyorum artık.Şenlenecek zamanlarda mıyız sanki?Müjgândan akıp giden gözyaşları gibi zaman,can acıtıcı...Beni duygudan duyguya sürüklediniz,yüreğinize sağlık.Çok şey vardı şiirinizde,çok derin...Selam,saygı ve sevgilerimle Hâdiye hanım...

fisun gökduman kökcü 
 20.04.2018 2:35
Cevap :
Şiirin açılımından ne güzel kesitler bulmuşsunuz. Şiire değer verenlerin yorumu bir başka oluyor. (Gerçi ben biraz yorum yazma konusunda fakirim.) Kaleme el verildiğince yazmaya çalışıyorum ben de. Zaman ayırıp değer kattığınız için teşekkürler ederim. Gönül dolusu sevgiler benden de size.   24.04.2018 23:01
 
 
Toplam blog
: 495
Toplam yorum
: 1656
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 16.05.11
 
 

Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı,  deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster