Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '20

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
138
 

Bir Anneler Günü Seremonisi...

Çalışan bir annenin kızı olarak büyüdüğüm için annemin beni  izlemeye gelebildiği tek etkinlik ilkokul  1. sınıfta "Yeni  Türkü'nün  Telli Turna" şarkısı ile yaptığımız çocukluk etkinliğimdi. Çok değil  daha  birkaç gün önce çok erken bir saatte bu şarkıyı açmış yapacak işlerim için moda  girmeye çalışıyordum. Çünkü neşeli bir şarkı bazen bir çeşit dürtü aracı olabiliyor benim için. 
Tabii  müziği duyan annem bir anda odaya girdi ve oynamaya başladı.. Ama nasıl! Benim etkinliğimde ki halimi hatırladığı kadarıyla  canlandırarak; kanatlarını açıyor turna oluyor, yere doğru o tombik vücuduyla eğiliyor, çömeliyor kalkıyor.. Gülüyor, kendi etrafında dönüyor. Kahkahayı bastım  tabi o yaşta ki tatlı çocuk ruhuna... Karantina günlerinde 65 yaş üstü olduğu için çıkamadığından mı? değil... Annemin genel ruh hali böyle..
 
Karantinadan epey bir süre önce yakınlarımızda bir çiğ köfteci açılmış palyaço kılığındaki kızlar müzikle oynarken annem yanlarından geçmiş ve dans etmeye, oynamaya başlamış. Bunu da videoya çektirmiş bize göndermişti. İş arasında nasıl yoğun bir anda telefonuma baktığımda yine böyle güldürmüştü beni. Bir insan hiç mi yabancılık çekmez. Ne zaman birlikte bir metro yolculuğu yapsak yanımızda, karşımızda oturanlarla bir anda kırk yıllık arkadaş gibi olabiliyor. Genç kızlarla, delikanlılarla sohbet edip ayrılırken mutlaka telefonlaşmak üzere vedalaşıyor, güzel güzel dualar ediyor. Ben hayretle onu seyrediyorum. Bazen de uzun uzun konuştuğunda "anneeee" diye kolunu, bacağını dürttüğüm fakat hiçbir tesirinin olmadığını görüyor etrafa çaktırmamak için çaresiz tebessüm edip önüme dönüyorum. Yine bu yakınlığından işten eve dönerken, markette bir alışveriş sırasında, apartman kapısında hiç tanımadığım yüzlerin "annen nasıl kızım, selam söyle" gibi kurduğu cümleler karşısında onları hatırlamaya çalışıyor, sonra gülüp niye şaşırıyorsunki diyorum kendime. Beni nasıl  tanımasınlar ki, tanımayana da telefonundan kızlarım, çocuklarım diye açıp tek tek resmimizi gösteriyordu ya da ayaküstü bir yerde karşılaşınca "kızım bak bu .... teyzen, bu ...... ablan" diyor ben yine selamlaşıp içimden helal olsun sana anne diyordum.  :)) İletişimde sınır tanımayan bir kadın dedim ya, biliyorumki o olmasa konu komşu onun kadar bilmeyecek, tanımayacaktık. Çünkü çalışan insanlar olarak çoğu zaman yaptığımız hızlıca kendimizi eve atmak oluyordu ki bazen bakıp çevremizi görmüyorduk bile.. Yaş aldıkça onun bu huyu bana da geçmeye başladı aslında daha dün bahçede biraz yürüyüp ablamla ekmek almaya giderken yol üstünde ailece bahçesini budayan bir kadına gülümseyip "kolay gelsin" dedim. Kadın yanındakilere komşumuz derken Aslı dönüp "tanıyor musun" diye bana sorunca tanımıyorum ama komşu sonuçta ne olacak dedim. Ve inanın samimi bir kalp ile selam vermenin karşıya geçen inanılmaz bir enerjisi var ki bunu görebiliyorsunuz. Tabi ki bunu samimiyeti, temizliği bulduğunuz yüzlere yapabiliyorsunuz yalnız. Herkesinn tavrı aynı olmayabiliyor. Sonuç olarak bir annem kadar olamıyorum tabi. Sosyalleşme de ihtisas yapmış :))) Şu sıralar korona sebebiyle çıkamadığından yeni merkez üssü kapı aralıkları... Orada kimi yakalarsa dakikalarca tutabiliyor. :)) Türk kadını severya uğurladıklarıyla bir müddet kapıda konuşmayı... Bizim ki şu sıralar uğurlayamadığından yakaladığını uğurdan sayıyor :))))
 
Annemin güldüren bu halleri bir yana onunla aramızda nasıl kutsal bir bağ var... Ara ara yaşımı unutup çocukluk yapışım hep bu yüzden. Bir yere gidince kocası gibi hesap soruyorum... O tombik kollarını her fırsatta deli gibi sıkmak istiyorum. Hele o 'amaaaan' deyip kendini naza çekişi yokmuu huyumu kimden almışım anlıyorum. Kazayla saçlarıma değse eli anneee nolur biraz okşasana diyorum. Nasıl güzel geliyor bütün bir günün karmaşasından karanlığından düğüm düğüm olmuş sıkıntılarından onun tertemiz elleriyle çözülmek, portakal rengi bir huzura ermek... 
 
Onunla ilgili sayamayacağım kadar o kadar komik an ve anım var ki anlatmakla bitiremem. Şüphesiz her anne çok kıymetli, çok özel. İnanılmaz bir fedakarlık örneği hepsi. Emekleri, hakları gerçekten ödenmez. Kıymetilerini bildiğimiz hergün onların günü...
 
***Vefat eden annelerimize Allahtan rahmet diliyor, varlığı ile anneliği hissettiren herkesin anneler gününü kutluyorum***
 
Sevgiyle...
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başta şehit ve Gazi Annelerimiz olmak üzere tüm annelerde selam ve saygılarımı sunuyorum. Hoş ve esen kalınız.

Abdülkadir Güler 
 10.05.2020 20:54
Cevap :
Nazik yorumunuza çok teşekkür ederim değerli hocam. Güzellikler dilerim...  11.05.2020 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 406
Kayıt tarihi
: 01.11.07
 
 

İçimden geldiği gibi....   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster