Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '07

 
Kategori
Hamilelik Sonrası
Okunma Sayısı
3910
 

Bir annenin kabusu

Bir annenin kabusu
 

Asiye Hanım, en son yazdığım yazıyı okuduğunu söylediğinde her zamanki gibi hevesle; “Ne hissettin?", diye sordum. Her zaman heyecanla, ne hissettiğini anlatan Asiye Hanım, bu sefer sadece; “İyiydi” dedi. Bir gariplik vardı bu işte. Durgundu biraz; belki canı sıkılmıştı bir şeye ve sanki konuşmak istemiyordu; üstelemedim. Oysa onun hissettikleri önemliydi benim için. Üstelik bu sefer, oğlumu dünyaya getirirken yaşadıklarımı yazmıştım; önemli bir konuydu bir kadın için. Aynı işyerinde çalışıyorduk, benden önce gelmişti Asiye hanım buraya, yıllardır memur olarak çalışıyordu ve üniversiteyi yeni bitirmiş iki oğlu vardı. Birkaç saat sonra tekrar rastlaştığımızda, Aydınlılara has konuşma tarzıyla “Bak gülüm, ” dedi, “ ben, hamile kaldığımda RH negatifim diye neler çektim biliyor musun?” Şimdi anlamıştım durgunluğunun nedenini.

Asiye Hanım, işe yeni başladığı; olasılıkla 1973 yılında, Konak’ta özel bir kan bankasında, kan grubunu “ölçtürmüş”. Şişman, gri gömlekli bir kadın, parmağını delip bir damla kan aldıktan birkaç dakika sonra, kan grubunun yanına “Rh negatif” yazan bir kartı eline vermiş. Kart o kadar kıymetli ki, yıllarca cüzdanda taşınmış ve bir sorun çıkmamış. Gel gör ki evlendikleri zaman, kocasının kan grubu, “Rh pozitif” çıkmaz mı!

Bu yüzden, hamile kaldığını öğrendiğinde, bir korku çökmüş yüreğine; “çocuğuma ne olacak?” korkusu. Bir yandan küçüklüğünden beri olan kansızlık, hassas bir mide ve neredeyse dünyanın bütün kokularını; hayal kokuları duyacak kadar hassas bir burun, hatta çocukluğunda gittiği sinemanın hela kokusunu duyacak kadar bile hassas, bir yandan da hiç dayanamadığı sigara kokusu. Ama en önemlisi; çocuğuma nasıl bir zarar vereceğim korkusu;KAN UYUŞMAZLIĞI KABUSU.

Belki de bu yüzden, her hamile kadın sadece ilk iki-üç ay kusma problemi yaşarken, o dokuz ay boyunca her gün kusmuş. Doğuma gideceği an bile…Bunun yanı sıra kalp çarpıntıları, bacak kasılmaları, sancılar, halsizlik, bitkinlik, sinirli haller... Yapılan kan iğneleri sonucunda moraran kaba eti…Her ay, bebeğe bir şey olmuş mu diye yapılan tahliller, sonuç çıkana kadar çekilen kalp çarpıntıları ile bir türlü geçmek bilmeyen zaman, sonucu almaya giderken titreyen dizler… Her seferinde “ya çocuğuma bir şey olduysa” diye, rapor kağıdını eline alana kadar ölüp ölüp dirilmiş Asiye hanım. Her seferinde de “hadi gözün aydın, bir şey yok” demişler ama gelin bir de ona sorun yaşadığı ızdırabı. Kanı negatif diye, çocuğuna zarar verecek diye kendini suçlayıp durmasını; çocuğum sarılık olur da, benim yüzümden ölürse diye yaşadığı kabusu. Doğum sonrası, olası ikinci çocuğun bu tehlikeden korunması için “vurulması” gereken ilaç ta, kısıtlı bütçelerine göre yüksek bir fiyat ödenerek hazır edilmiştir. Çünkü Rh uyuşmazlığında asıl, ikinci bebek risk altındadır.

Sonunda, ocak ayının çok yağmurlu bir perşembe günü öğleden sonrasında, oğlunu doğurduğunda her şey normal gitmiştir. Akşam hastane odasında bebeğiyle koyun koyuna yatarken, çektiği bütün “eziyetleri” unutuvermiştir Asiye hanım. Ama birden, bebeğinin burnunun üstünde minik minik sarı noktalar görür ve bebek sarılık oldu diye, deli gibi bağırarak koridora fırlar. Yüreği kanamaktadır, oğluna bir şey olacak diye. Sadece yüreği mi; henüz dinmeyen kanaması da bacaklarında kırmızı kırmızı kendini göstermektedir. Gelen doktor hanım, daha çok onun için telaşlanır, çünkü kansızlığı düzelmemiştir henüz. Sonra bebeğin burnunu sıkar, kıpkırmızı olur burun, “bir şey yok, her yeni doğan bebek hava ile temas edince cildinde böyle sarı noktalar olur” der. İkna olur ama yine de sabaha kadar uyuyamaz Asiye hanım.

Sabah vizite gelen doktorlara bir daha anlatır kan uyuşmazlığı sorununu. Bebekten, Asiye Hanım'dan, kocasından tekrar kan örnekleri alınır. Hem doğum evinde hem de Kızılay’da kan grubu tahlilleri yapılır. Sonuç; Asiye Hanım da “Rh pozitif” tir. Yani; Rh UYUŞMAZLIĞI YOKTUR! Doktoru, yapılan yanlışlığı; “Bayat serum kullanılmış olabilir. O zaman sonuç her zaman negatif çıkar” diye açıklar. Kendisine evlendiğinden beri acı çektirip, dokuz ay boyunca da kabus yaşatan sorunun nedeni; bayat serum; bu kadar basit! Ya Asiye Hanım’ın yaşadıkları?..

Asiye hanım duyduğuna inanamaz; “suçsuzdur” o! Neredeyse doktora sarılıp öpecek kadar bir sevinç doldurur yüreğini. Ama birden aylardır çektikleri aklına gelir; bulabilse o laboratuardaki gri gömlekli kadının ki gri gömlekli olduğuna göre olasılıkla “hizmetlidir”, yakasına yapışmak ister... İster de ne yapabilir; bebeğinin sağlıklı olduğuna şükredip bütün öfkelerini, “sağlıklı” bebeğini bağrına basarak unutmaktan başka…

Bir de yıllar sonra; “Bak gülüm, ben hamile kaldığımda RH negatifim diye neler çektim biliyor musun?” diyerek, yaşadıklarını blog yazarının birine anlatır. Okuyanlar içinde benzer sorunu yaşayanlar varsa, “bayat serum” olasılığını da bilsinler ve böyle bir “kabus”u en azından bayat serum yüzünden yaşamasınlar diye…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şimdi daha iyi anlıyorum onu. Neler çekmiş olabileceğini düşünmek bile insanın içini ürpertiyor. Sonunun güzel olmasına gerçekten sevindim. Sevgiler.

A y s a n c a 
 17.12.2007 22:12
Cevap :
Ne dersek diyelim "ateş düştüğü yeri yakıyor" Belki de olması gereken bu; ya her ateşte hepimiz yansaydık, değil mi? Sevgiler, en çocuksu mavilerle....  18.12.2007 1:04
 

ne olursa olsun sonları mutlu ve sevinçli olsun. sevgilerimle.

erol aslan 
 01.06.2007 0:14
Cevap :
Merhaba; ben de böyle düşünüyorum ve sonları mutlu biten "öykü"ler yazmak istiyorum hep. Ara sıra elimden kaçanlar için kusura bakmayın artık. :)) Sevgiler...  01.06.2007 7:41
 

Dondurmayı Volkan ile birlikte yedik, çikolatalı :))) Bu aralar aslında çok yoğunuz ikimiz de. Çok çalıştırıyorlar bizi çoookk...

Esin_k 
 29.05.2007 21:50
Cevap :
Kimmiş bakiiim onlar, ben haklarından gelirim onların; o kadar anlatıyoruz, kolay büyümüyor bu evlatlar! :))  30.05.2007 7:51
 

onca sıkıntılı, korku dolu günleri yaşayan anne adayının, anneliği ile birlikte korkuları da sona eriyor.. yıllar önce yaşanmış bir yanlışlık.keşke sözcüğü endişe ve korkuyla geçen yılları geri getirmiyor..neyseki sonucu mutlu biten bir yanlışlık..kadınlarımıza cananları kadar canlarına da değer verdiği, hepimize sağlıkta hatanın yaşanmayacağı bir dünya diliyorum. Sevgiler.

yesil ankara 
 29.05.2007 15:02
Cevap :
"cananları kadar, canlarına da değer verdiği bir dünya" daha ne diyeyim; amin... Maviler, sevgiler İzmir'den... :))  29.05.2007 17:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3233
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster