Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1098
 

Bir aptalın günlüğü

Bir aptalın günlüğü
 

Hata benim... Her seferinde aynı hatayı yapmaktan, aynı sonuçlara katlanmaktan, ama hala akıllanamamaktan, ve bu kısır döngüyü her seferinde yaşamaktan bıktım.

Hatamı biliyorum, ne yapmam (ya da yapmamam) gerektiğini de biliyorum, ama bu bilgiyi hayata geçirebilme konusunda tıkanmış durumdayım.

Dışarıya açılan tüm kapılarımı kapatmışken; birileri bir boşluk, bir aralık, ya da ne bileyim bir çatlak bulup sızıveriyor içeriye sinsice, ve haince, ve hınzırca, ve bir tilki edasıyla... Sonra işte asıl hatamı kim bilir kaçıncı kez yineliyorum elimde olmadan: Ona kendimden daha fazla değer veriyorum!

Aslında biliyorum, bu benim dünyam ve bu dünyamdaki en önemli kişi ben olmalıyım. Bencillikle ilgisi yok bunun; olması gereken bu sadece. Ama aptallık işte, onu dünyamın en önemli kişisi yapıyorum kendi ellerimle ve EN merkeze yerleştiriyorum, yani benim bulunmam gereken yere. Sanıyorum ki o da benim gibi, sanıyorum ki o da beni yerleştiriyor kendi dünyasının merkezine...

Yalan da olsa inanmak güzel oluyor böyle bir şeye o günlerde. Dünyamın merkezinin o "paha biçilemez" (!) sahibi, beni dünyanın en mutlu kişisi yapıyor, ama sadece kendi hayallerimde.

Sonra ne mi oluyor? Bir anda o dünyam alt üst oluyor. Nasıl oluyor bilmiyorum, hangi arada ne değişiyor anlayamıyorum, aklım almıyor bir türlü. Önceleri mucizeler yaratarak kendimi bir prenses gibi hissettiren o sevgili, sonradan nasıl oluyorsa kendimi salak gibi hissetmeme neden oluyor. Diyorum ya, hata bende; herkesi kendim gibi sanıyorum, bunun imkansız olduğunu önceden defalarca öğrenmeme rağmen, yine unutup yine herkesi kendim gibi sanıyorum. Hep aynı döngü... Hep aynı hüsran...

Karşıma çıkan herhangi birinin ne derece "sömürgen" olduğunu anlayabilmenin bir yolu olsaydı, ve dolayısıyla duygusal anlamda bu kadar sömürülmemiş olsaydım hayatım şu an nasıl bir noktada olurdu çok merak ediyorum.

Neyse ki pişman olacağım şeyler yapmadım ve neyse ki her "sömürgen" bana ayrı şey öğretti, hepsinden ayrı dersler aldım; ama yine de bu "herkesi kendim gibi zannetme" hadisesi konusunda akıllanmadım.

Ve pişmanlık duyduğum tek bir şey oldu: İki kişiye MB üyesi olduğumu itiraf ettim (oysa çok istisnai kişiler dışında hiç kimsenin haberi yok ve olmamalı da). Bu yüzden de içimden geçen her şeyi yazamıyorum işte, sırf incitmemek için. İşte, yine aynı şeyi yapıyorum, her şeye rağmen karşımdakini düşünerek onun incinmemesini istiyorum. Oysa benim incinmiş olmam hiç kimsenin umrunda olmadı ki!

<özlem boral="">

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendi sayfam yok diye 'yanlış' anlaşılacaksam blog yazarlarıyla düşüncelerimi paylaşmam. Bundan sonra da yorum yazmam. Açıkçası böyle düz bir matıkla hareket ettiğinizede inanamıyorum. Mesajınızı aldım hoşça kalın

ruhi tur 
 02.09.2008 20:34
 

Hem falcı ne derse tersi çıkmıyormu? Falıma da güldürdükleri için baktırıyorum zaten inanılmaz bakıyorlar mutlaka deneyin :) Ve emin olun; İnsanlar mutsuz :( ve umutsuz :( oldukça cafelerin camlarına kahve + fal 10 ytl yazmaları kaçınılmaz olucak. Şu tahrip gücü yüksek patlama MB nin oynamıyorum kasabasında gerçekleşti dimi. Patlamada kaç kişi yaralandı :) Patlayan kalpten kumandalı sarışın bomba öyle gördüm :) doğrumu? Patlamada yara alanlara allah şifa versin derin yaralanmış olmalılar :) İkinci patlamada yaralanıcaklara şimdiden acil şifalar :) Yazılarıma gelince; Ben şimdilik yorum yazarak düşüncelerimi aktarmayı düşünü''yorum'':) Öyle aceleyede gelemem bekleyin lütfen :) Saygılar

ruhi tur 
 02.09.2008 11:47
Cevap :
Aman şu günlerde patlamalardan bombalardan falan bahsetmeyelim. Valla şifreli konuştuk sanırlar, bir gün bir yerde bir şey olursa (Allah korusun!) üstümüze kalır mazallah! Bu arada blog yazmadığınız sürece insanlar sizin takma rumuzla ismini gizleyen biri olduğunuzu düşünecekler. :)  02.09.2008 19:08
 

Kırılmış, solgun, üzgün olmak sizi geçici olarak mahfedecek, patlama noktasına getirecek. Bu duyguların sizin üzerinizde yarattığı etkiyi gidermek çok zor. Sizin ilacınız: Beklenmedik bir anda beklenmedik bir yerden gelecek. Geçmiş olsun :)

ruhi tur 
 01.09.2008 21:09
Cevap :
Borcum ne kadar falcı bey :) O patlama noktası olayını neyse ki blog yazarak aştım. Patlama noktası dönemime denk gelen bir blog daha yazıldı, sırasını bekliyor :) Bu arada sizin de yazılarınızı görsek artık diyorum...?  01.09.2008 22:05
 

Siz aptal değilsiniz kırılmış, solmuş, üzgün birisisiniz. Size tavsiyem dolu dizgin duygularınızın esaretinden kurtulmanız. Saygılar

ruhi tur 
 29.08.2008 20:25
Cevap :
Tavsiyeniz için teşekkür ederim. Teşhisi doğru koydunuz, tedavisi için ne önerirsiniz? :))  30.08.2008 18:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1889
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster