Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '12

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
4607
 

Bir aşk hikayesi

Bir aşk hikayesi
 

Biriyle tanıştım geçen sene bu zamanlar.. Herşeyden sıkılmaya başladığım, hiç bir şeyden tat almadığım hayatımın zor dönemlerinden birinde… sonradan anladım ki, onun en kötü günlerinde çıkmışım karşısına ben de… Ben yağmur olup akarken sağnak sağnak, o toprak olup taşıdı beni üzerinde… Böyle başladı bir aşk hikayesi, aslında tamamen vesilelerle…

Önce yazıştık saatlerce… çok da kolay olmadı beni hayatına alması… üç ayın bir ayı bu ikna çabaları ile dolu yazışmalarla geçti.. bütün ısrarlarına rağmen telefonumu vermedim… ama o pes etmedi, yazmaya devam etti, yazdı, yazdı.. her gün saatlerce, sayfalarca… Ta ki ben bir gün onu bana verdiği cep telefonundan arayıp "süprizzzz" diyene kadar… Ve sesimi duyduğu o an ki şaşkınlıkla karışık sevincini hala unutamam… Benim için çok özel anlardan biridir bu…

Ve böyle başladı bizim aşk hikayemiz… Çok güzel, muhteşem bir üç ay geçirdik beraber… Her hafta sonu buluştuk… Yaşlarımız genç sayılmadığı halde, her buluşmamızda liseli gençlerin yaşadıkları heyecanı yaşadık biz de… ellerimiz tutuştuğunda, bir simit sarayında oturup çayımızı her yudumladığımızda mutluluktan uçtuk adeta.. Her sohbetimizden keyif aldık, saatlerce konuştuk, saatlerce dinledik birbirimizi… Hiç sıkılmadan..

Her sabah işe gelir gelmez ilk önce birbirimizi aradık… Sesimizi duyarak başladık güne, iyi geceler dilekleriyle kapadık hep gözlerimizi geceye…

Dolu dolu geçen üç ay… Akıllara zarar…

Hayat hesapla kitapla yaşanmıyor ne varki… Bir şeyler oldu… Onun hayatında, dolayısıyla da bizim hayatımızda şartlarımız değişti.. Bocaladım, o dolu dolu geçirdiğimiz üç aydan sonra haftada bir kez iki saate ziplenmiş görüşmelere alışmaya çalışırken gerçekten çok bocaladım… tepe taklak da oldu kimi zaman düşüncelerim… umutsuzluk, hayal kırıklıkları da yaşadım.. Sonu hiç gelmeyecek sandığım gel-gitlerim de oldu benim…

Herşeye, tüm çalkantılara rağmen bir yılımızı doldurduk nerdeyse… Fakat geldiğimiz noktada gerek bizim için değişen hayat şartları, gerekse kendi hayatlarımızdaki zorluklar nedeniyle yıprandık… birbirimizi de yıprattık, ilişkimizi de..

Bir ilişki, doyasıya görüşemeden sadece sanal iletişimlerle ve zipleştirilerek bir iki saate sıkıştırılmış sohbetlerle ne kadar sağlıklı yürütülebilirse, o kadar yürüttük biz de…

Gereksiz inatlaşmalar, sebepsiz savunmalar, kime ve nelere değer verdiğimiz… kim ve ne için kimleri üzdüğümüz.. Bunları düşünmek istemedik… Sevgi ve samimiyete dayanarak istenilen küçük şeyleri yaparak karşımızdakini mutlu etmektense, inadına yapmayarak kırmayı tercih ettik… Gereksiz yere direttik…

Çok şey kattı bu insan benim hayatıma… Kendi değerimin farkındalığını sağlamak adına… Benim de kendimde hoşuma gitmeyen bir takım kişisel özelliklerimi değiştirebilmem adına… Çok emeği var, göstermiş olduğu sabır ve hoşgörü var… Herşeyin özünde iyi niyeti var…

Ben sevdiğimi daha çok görebilmek, en azından hafta sonu bir tam gün onunla vakit geçirebilmek, zaman zaman yanında uyuyabilmek ve güne onunla uyanabilmek istiyorum.. ona bir sabah kahvaltı ya da bir akşam yemek hazırlayabilmek, hazıladığım yemekleri güzel bir müzik eşliğinde sohbetle harmanlayarak beraber yiyebilmek, belki yatakta onunla yastık savaşı yapmak, bazen hiç konuşmadan da olsa onun dizlerine başımı koyup öylece yatabilmek… Ben sevdiğime doyabilmek istiyorum…

Buradan bu yazı vesilsiyle o insana da seslenmek istiyorum,

Eğer ben bunların en azından bir iki tanesini senle yapabiliyor olsaydım, gereksiz ayrıntılara takılıp seni de kendimi de üzmezdim emin ol… İnsan sevildiğini sadece duymak ya da bilmek değil, aynı zamanda hissetmek de istiyor. Sevgiyi yaşamak istiyor…

Hayat kimseye adil değil, biliyorum.. Çok zor hayat şartlarında ayakta kalmaya çalışırken ve Allahımın sabır sınavını vermeye çabalarken diğer yandan bu isteklerimi düşünüyorum da…

Acaba ben gerçekten çok şey mi istiyorum sevdiğimden… ya da olması mümkün olmayan şeyler midir istediklerim…

Şimdi ne mi olacak…

Bunu size sormak isterim,

Sizce ne olmalı bu aşk hikayesinin sonu?

Sevgiyle kalın…

Esra Kaner bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu soruyu sormamak lazım aslında... Güzel bir aşk hikayesi kim ister hep böyle gitsin ve kim ister birisi çekip gitsin... Anahtar birinin elindeyse onu bulmaktan başka çare yoktur bazen...Bazende ne yapsan olmaz, anahtarı bulsan olur da diyemeyiz... İçinden geleni yapmak lazım sorgulamadan bencesi bu. Sonrası ise yaşandıkça öğrenilir... Karşıdan konuşmak kolay yani... Yüreğine sağlık sevgilerimle.

Leyla Kanat 
 02.08.2012 17:33
Cevap :
Sorgulamazsak herşey güzel değil mi zaten... Günümüzde pek çok evlilik bile dönüp mevcut yaşantıyı sorgulamakla son bulmuyor mu.. Ama sırf ilişki son bulmasın, aman yeter ki bir şekilde sürsün diye de hiç bir şeyi sorgulamadan, kendi istek ve arzularımızı bastırarak ya da yok sayarak körü körüne bir ilişki yaşamak da ne kadar doğru tartışılır... değerli yorumunuzla yazıma katkıda bulunduğunuz için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle,  02.08.2012 19:41
 

sn yazarım, bu arada yazınızı okuyucuya ulaştırmak ve kendi bakış açınızı göstermek noktasında kullandığınız dil çok akıcı..tebrik ederim..Blogta olmanız her zaman farklı bir renktir.Buyuk şans biz okuyucular için ..

Aydın ADAM 
 02.08.2012 15:05
 

Sn yazarım,sorunuza iki yanıt vermek geldi içimden aslında.1.si: Hayatta her güzel şey bir gün bitebilir.2.si ise. Aşk hikayeleri hep mutlu sonla bitsin isteriz..Yalnız aşkta keskin çizgiler yoktur bence..Ya..yada.. gibi cümlelerin geçerliliği yoktur. Aşk duygu yoğunluğudur çünkü..Aşk yolunu çizer..Saygılarımla.

Aydın ADAM 
 02.08.2012 9:36
Cevap :
yorumunuza ben de iki cevap vereyim istedim. Birincisi, elbette her güzel şey bitebilir, ama orada vurgu bizim bilerek yada bilmeyerek tükettiklerimiz... Biz tükettiğimiz için bitenler... İkinci yorumunuz ise bana çok yakında okuduğum bayan bir blog yazarının aşkla ilgili yazdıklarını hatırlattı... teşekkür ederim anlamlı yorumunuz için...  02.08.2012 14:39
 

velhasıl kerim biz böyle 1 yılı devirdik ve bize ne olduysa çok farklılaştık ve biz gerçek anlamda bir çift olduk. ve 5.yılımızı doldurduk şu anda herşey okadar güzel gidiyor ki allah herkese böyle sevmeyi sevilmeyi nasip etsin inşallah. (bizede maşallah diyim:)) ve biz şu anda nişanyız çok yakında da düğünümüz olucak. sende kararını verirken aceleci olma ve için ne geliyosa onu yaparak hareket et etrafda söylenenleri yapılan yorumları kulak ardı et ve sen ne yaşamak isiyosan onu yaşa benim yorumum bu olur sana canım.mutluluk dolu güzel günler...

asya solgun 
 02.08.2012 9:22
Cevap :
içerisinde anlamlı mesajlar olan ne kadar güzel bir hikaye... ve hayatın ne zaman ne getireceği bilinmezi örnekleyen...teşekkür ederim değerli yorumunuz için...Mutluluğunuz da daim olsun inşallah...  02.08.2012 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 88
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1405
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

İstanbul doğumluyum. İçimden geldiğinde yazmak ve yazılarımı sizlerle paylaşmak için buradayım.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster