Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
470
 

Bir avuç yıldız tozu

Bir avuç yıldız tozu
 

Hayatımızdaki asıl heyecanı ne belirler?

Gökler, gökteki yıldızlar, dolunay, kıpırtısız bir deniz, çok dalgalı masmavi çılgın bir deniz, uçsuz bucaksız yemyeşil bir orman, yemyeşil yükselen dağlar ya da delicesine denize doğru bir ırmak; ne zaman daha dikkat çekici olur?

Bence sevgilinin varlığına ilişkin heyecanla bütünleştiğin de.. işte o zamanlar tüm bu güzellikler gezip dolaştığınız bir yavanlıktan sıyrılır, daha bir güzel gelir.. kendinizi dağlara vurmak, dalgalarla güreşmek istersiniz..

Peki, heyecanınız sadece onun varlığından mı kaynaklanır yoksa sırf ona yüklediğiniz anlamlardan mı?

Tıpkı sizin gibidir, hayatı okuyuşu alışkanlıkları hoşlandıkları, onu herkesten ayrı bir yere kondurursunuz o herkesten başkadır.

Tutkuyla tüm yeteneklerinizi kullanırsınız, bir avuç yıldız tozunu hiç ummadığı bir anda savurursunuz..

Sizin için rüyadır o herkesten başka bir rüya, heyecanlarına hatta sesine kadar sizin gibidir. Hayatta ulaşmak istedikleri sizin gibidir.

Onu kendiniz mi yarattınız, yoksa gerçekten var mı?

Gerçekten mi yaşıyorsunuz yoksa sürekli kendinizi kandırarak mı?

Hep bulunmak istediğiniz yerde misiniz yoksa soğuk duş aldığınız oluyor mu?

Kendi özlediğiniz anlamları yükleyerek mi ordasınız yoksa, korkularıyla kaygılarıyla, somut varlığı ile mi sizin için gerçek?

Kendi yarattığınız anlamlarla birlikte iseniz cevabına ulaşmanız uzun sürmez, bütün aşklar biter işte.. aşk biter.. hatta aşk biter inancı sizin genel kabulünüz olur.. Ya olduğu gibi kabul eder seversiniz ya çekip gidersiniz yeni bir hayal kırıklığına doğru..

Kendiniz etmiş kendiniz bulmuş kendiniz kaybetmişsinizdir, “hayat kendini kandırabildiğiniz kadar güzeldir” derler ya bu söz kendini kandırmaya devam etmekten başka bir anlam içermez; kendini bilmemek üzerinedir, kendini yaşama becerisini gösterememek üzerine.. Oysa hayat gerçekten güzeldir, gerçeğe ulaşıp hakikatin peşinde olabildiğiniz de, o yolda birlikte olabildiğiniz de..

İletişim kurduğumuz insanlara ilişkin anlamlar oluştururken alabildiğine ayakları yere basan bir tutum belirlemek hayatı kazasız belasız atlatmamıza yardımcı olabilir; niyetiniz sadece hayatınızda bir insanı bulundurmak değil, onun yanında olabilmek, gerçekten sevmek ve sevilmek ise…

Bir başkasına yüklediğiniz anlamları değil bizzat onu heyecan verici buluyorsak, onun hayattaki duruşunu doğru tanımlarla algılıyorsak buna saygı duyarak onu tercih ediyorsak emin adımlarla ilerleyebiliriz.

Onunla boşluğunuzu doldurmak için değil, dolu yanınızı paylaşmak birlikte değişmek için; değişmeyi öngörerek olun..

Sonrası sessizlik, huzurlu içten ve derin bir sarhoşluktur, sonsuz…Gelen yeni bir medeniyettir, hayatı ret eden zamanın ötesine ulaşan..

“İnsan olmak gerçekten de kolay iş değil… Niye var olduğunu hiç bir zaman bilemeyeceğin bir dünyada hayatınızı ve çevrenizi anlamlı kılmak üzere epeyce kafa yormanızı gerektiriyor. Üstelik bütün bu zihinsel çabanın tümüyle yanlış çıkacağını bile bile..” (E. Mahçupyan)

05.05.2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1276
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster