Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2017
 

Bir ayrılık hikayesi

Bir ayrılık hikayesi
 

Dün bir şiir yayımladım. Tek bir dörtlük. İtiraf etmek gerekirse şiir yazmasını beceremem veya itiraf etmeme gerek bile kalmamıştır belki. Yanlış hatırlamıyorsam Abdülhak Hamit Tarhan'ın şiir yazmak üzerine şöyle bir sözü vardı: "Kağıdı ve kalemi elinize alırsınız. Yazamazsınız, kalemi kırarsınız. İşte bu şiirdir." Tabi tam olarak böyle değildi ama hafızamı mazur görün. Abdülhak Hamit Tarhan burda şiiri bir duygu patlaması olarak görmüş. Kesinlikle katılıyorum. Tabi her yazanın şiiri, içindeki duygu nedeniyle güzel olacak diye bir kaide yok ama yazan kişi o anda öyle yoğun duygular hissetmiştir ki bir dörtlük bile olsa onu karalamaktan başka çaresi kalmamıştır.

İşte dün de bana öyle oldu. Pek yakında çok sevdiğim bir insanı askere uğurlayacağım... Şiiri yayımladığım sabahtan önceki gece içimi öyle bir keder kapladı ki boğuluyorum sandım. Nefes alamıyor gibiydim. Sanki akciğerlerimin içi su dolmuştu da ben nefes almak için ağlamak zorunda kalıyordum. İnsan ne kadar güçlü olmaya çalışsa da pusuda bekleyen bilinçaltı düşünmek istemediğiniz gerçekleri pat diye önünüze koyuveriyor. "Bencillik ediyorum." düşüncesi de cabası. Sevdiği insanı askere yollayan tek kişi ben değilim. Askere yolladıkları sevdiği insanın dönüşünü göremeyenler bile var. "Vatan için gidiyor, yolu açık olsun!" da diyemiyorum çünkü pek milliyetçi biri değilim. Yanlış anlaşılmasın dünya barışına destek verip öte yandan açılım denen bölücü bir şeyi destekleyenlerden değilim. Sadece insanın doğarken seçemediği bir milliyeti sonradan takım tutar gibi desteklemek bana saçma geliyor. Zaten bu milliyetçilik öyle güzel kullanılıyor ki... Kısacası, savaşlara karşı olduğum için ordulara da karşıyım. Tabi insan kendi kurduğu ütopik bir dünyada yaşamamalı. Savaşlar dünyamızın gerçeği. Ordular da. Hırs da. Neyse, aklımda sadece onu çok özleyeceğim ve "Ya başına bir şey gelirse..." korkusu var. Tabi tek onun değil, askere giden hiç kimsenin başına bir şey gelmesini istemiyorum. Ama devletin 30 küsür yıldır sürdürdüğü ve son dönemde hız kazanan yanlış terör politikası yüzünden geliyor. Terör topla tüfekle de bitmez, incir çekirdeğini doldurmayan konularda Kürtlere hak tanımakla da. TEK (Toprak Reformu - Eğitim - Kalkındırma) tek çözüm bence. İşte öyle, onu çok özleyeceğim...

Bu arada hep içimde kalmıştır: Ben şiir yazamadığım gibi okuyamam da. Çünkü çok hızlı konuşurum. Heyecandan olsa gerek. Oysa göğsümü gere gere sevdiğim şairlerin şiirlerini gür sesle okuyabilmek isterdim. Ne yapalım, ben de buraya bir tane alıntı yaparım:

Ayrılık

ayrılık demir çubuk gibi sallanıyor havada
çarpıyor yüzüme yüzüme
sersemledim

kaçıyorum ayrılık kovalıyor beni
yolu yok elinden kurtulmanın
dizlerim kesildi yıkılacağım

ayrılık zaman değil yol değil
ayrılık aramızda bir köprü
kıldan ince kılıçtan keskin

kıldan ince kılıçtan keskin
ayrılık aramızda bir köprü
seninle diz dize otururken de

Nazım Hikmet RAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 569
Kayıt tarihi
: 30.10.09
 
 

Yazmayı seven bir lise öğrencisiyim. Yazmayı seviyorum çünkü içimdeki mutlulukları veya mutsuzluk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster