Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '10

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
1816
 

Bir başarı öyküsü.

Bir başarı öyküsü.
 

"Mehmet Öğütçü"


Mehmet Öğütçü Türkiye’yi dışarda temsil eden ve kamuoyunun çok yakından tanıdığı bir isim.
Ve şu an içlerinde Kemal Derviş’inde bulunduğu dünyanın dev şirketlerini yöneten 50 Türk listesinde yer almayı başarmış bir konumda!
Ancak bugünlere gelmesi onun için pek kolay olmadı pek tabii ki!
Mülkiye'de öğrenime başladığı yıl önce Maliye Bakanlığı'nda memur olarak geceleri çalışmaya başladı.
İzleyen yıl Başbakanlık Basın-Yayın Genel Müdürlüğü'nde yine geceleri haber dairesinde mütercimlik yapıyordu. Kendi çabası ile Almanca, üzerine sonradan öğrendiği İngilizcesi ile. Mülkiye'de genellikle kalbur-üstü ailelerin çocuklarının seçtiği Uluslararası İlişkiler Bölümü'nü seçtiği zaman hayatındaki en büyük meydan okumaya bayrak açmıştı. Zira önceleri kaymakam olmak ya da Maliye hesap uzmanlığı, müfettişliği ona daha cazip geliyordu.
Ayrı bir sınavla girilen "Hariciye" bölümünün onu bambaşka bir kulvara sıçratacağını belli belirsiz hissediyordu. İçinden gelen sesi dinlemişti.

- Mülkiye, 1983'de bittiğinde çok iyi bir derece ile Dışişleri Bakanlığı meslek memurluğu sınavını kazandı. Aynı zamanda Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu sınavını kazanan ilk beş kişi arasında olduğunu öğrendi.

- Altı ay müfettiş yardımcılığından sonra Başbakanlık tarafından Londra'daki "Central Office of Information"a gönderildi.
Burada kamu enformasyonu ve medya ile ilişkiler üzerine 1984 başından itibaren altı ay eğitim programından geçti. İlk defa uluslararası çapta eğitimin tadını bu programdaki eğitim ve tatbikat sırasında aldı.

- Ardından dünyanın en prestijli okullarından London School of Economics'e başvurdu ve yüksek lisans öğrenimi için kabul edildi. Okul ve geçim masraflarını karşılayacak imkânı olmadığı için onlarca kuruluşun kapısını aşındırdı burs için.
Sonuçta BBC ve İngiliz Dışişleri'nden öğrenim ücretini ödeyecek kadar bir borç koparmayı başardı. Geçim masrafı için ise geceleri "Perfect Pizza"da kasiyer, gündüzleri sabah erken saatlerde de Marks & Spencer'de "raf doldurucu" olarak çalıştı yüksek lisans öğrenimini tamamlayana kadar.

- NATO Araştırma Bursu'nu LSE'den sonra kazandı ve İttifak'ın güneydoğu kanadının savunma sorunları üzerine çalışmak üzere Brüksel, Lizbon, Madrid, Roma, Atina ve Ankara arasında mekik dokudu. İlk uluslararası yayını burada çıkarttı.

- O zamanlar NATO Genel Sekreteri Lord Carrington'un İcra Sekreteri olan Büyükelçi (rahmetli) Tugay Özçeri'nin ısrarları üzerine sınavını kazandığı halde göreve başlamadığı Dışişleri Bakanlığı'na döndü.
NATO ve Batı Avrupa Siyasi İlişkilerine bakan dairelerde çalıştı. Kendi isteği ile ilk görev yeri olan Pekin'e tayin oldu 1989'da Tiananmen kanlı olaylarından sadece birkaç hafta önce.

- Çincesini geliştirdiği, sonradan kendisine yeni ufuklar kazandıracak değerli dostluklar kurduğu bu ülke kişisel ve mesleki yaşamında önemli dönüşümlerin kapısını araladı.
TUSİAD tarafından 1994'de yayımlanan "Yeni Ekonomik Süper Güç Çin ve Türkiye" strateji raporu somut önerilerle Türk siyasi ve iş dünyası liderlerinin neler yapması gerektiğini bundan 13 yıl önce ortaya koyuyordu.

- Pekin'den sonra Dışişleri Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği müzakerelerine hazırlanma ve bu alandaki insan sermayesini zenginleştirme çabaları kapsamında Belçika'nın Brugge kentindeki "College d'Europe"a gönderildi.
Türkiye'nin soğuk savaş sonra dönemde yeni Avrupa mimarisindeki yerini tanımlayan ve yol gösterici mesajlar içeren çalışması ile sonuçlandı.
Ayrıca, Türkiye'nin İslam ve Batı arasında köprü olup olamayacağını tartıştığı bir eseri Cambridge'de, Avrasya'nın enerji görünümü ve bunun jeopolitik yansımaları üzerine başka bir çalışması da Futures tarafından yayımlandı.
- Paris'teki Türkiye'nin OECD Daimi Temsilciliğinde gecen iki yıllık dinamik bir mesaiden sonra dünya enerji güvenliğinin ana teşkilatı olan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)'na Asya-Pasifik ve Latin Amerika programının baş yöneticisi olarak katildi.
Dışişleri'nden ücretsiz izinli olarak ayrılmıştı. Dünyanın sayılı enerji stratejistlerinden birisi haline gelmesi IEA' deki altı yıllık görevi sayesinde oldu.
Özellikle Çin, Hindistan ve Rusya gibi dev enerji üreticisi-tüketicileri ile ilk diyalogu geliştiren kişilerden birisidir.

- 1998'de yine TÜSİAD'in yayımladığı "Yeni bir ekonomik diplomasi stratejisine doğru" raporu ile hükümete dış politikadan ekonomik, ticari ve enerji diplomasisinin önemini hatırlatan ve somut öneriler sunan açılımlar getirdi.
Aynı yıl Milliyet yayınlarından "Geleceğimiz Asya'da mı?" ve 2007 yılnda Etkileşim yayınlarından "2023-Türkiye-yol-haritası" kitabı çıktı. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=81240

- 2000 yılında OECD'ye Küresel Forum ve bölgesel programlar başkanı olarak transfer oldu.
Cin, Rusya, Brezilya ve Hindistan ile OECD arasındaki üst düzey diyalogun mimari olmanın yanı sıra Asya, Afrika, BDT, Latin Amerika ve Ortadoğu programlarının da yönetimini üstlendi.
OECD'deki en üst düzey Türk yönetici olarak ülkemizin bu "Zenginler Kulübü" olarak bilinen Teşkilat'tan daha fazla yararlanmasının yolunu da açtı.

- Yerinde duramayan dinamik kişiliğinin bir yansıması olarak Eylül 2005'de Paris'ten Londra'ya geçti dünyanın en büyük gaz-petrol şirketlerinden birisi olan BG Group'un üst düzey yöneticilerinden birisi olarak. Enerji ve jeopolitiği şimdi çokuluslu bir şirketin içinde yaşıyor.
Bolivya'dan Rusya'ya, Kazakistan'dan Çin'e, İtalya'dan Trinidad/Tobaga'ya, Nijerya'ya, Norveç'e uzanan geniş bir coğrafyada önemli kararların şekillenmesine katkı sağlıyor.

- Mehmet Öğütçü günümüzde yazılı ve görsel medya da yer alan çeşitli röportaj ve yazılarıyla önümüze çıkmakta, ayrıca Türkiye'nin Davos'u olarak da anılan Forum İstanbul'un uluslararası bağlantılardan ve programından sorumlu başkan yardımcılığını da yürütmektedir.

Kaynak; Capital Aylık iş ve ekonomi dergisi ve kariyergenc.com

Ahmet Balcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kardeş gibisi var mı ola:) bu konuda her koşulda taraf olmaya hazırım şahsen :) kardeşim haksız olsa bile kardeşimdir benimdir napayım:) Saygıyla..

güne_bakan(Nazenin yavrusu) 
 15.12.2010 16:55
Cevap :
Son dönemlerin moda deyimiyle yandaş medya gibi davranmamı istiyorsunuz anlaşılan:-) Kardeş gibisi yok pek tabii ki, ancak bu değerlerin aile içi ilişkilerde yaşanması yeterlidir diye düşündüm, yani ille de basın yoluyla yapılması şart değil:-) Çok teşekkürler katkınız için. Selamlar saygılar.  15.12.2010 20:34
 

Kardeşiniz mi, kendi duygu ve düşüncenizlerinizi çok katmadan okuyucuya bırakmışsınız sanki daha fazla yorumu... çok özverili ve çok başarılı bir okadarda kariyerini ciddi anlamda planlamış olmanın haklı getirileri ile donanmış bir insan olarak yorumladım.. Saygıyla..

güne_bakan(Nazenin yavrusu) 
 14.12.2010 18:13
Cevap :
Kendi yorumumu katmama gerekçem, doğal olarak yanlı bir yaklaşım olarak algılanabilir kaygısı taşımam nedeniyledir sayın Güne-bakan. Hem asıl önemli olan bu başarı öyküsünün daha farklı pencerelerden nasıl görünüyor olmasıdır. Teşekkürler katkınız için.. Selamlar saygılar  14.12.2010 23:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1574
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster