Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '07

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
399
 

Bir başkadır benim memleketim...

Bir başkadır benim memleketim...
 

Arkeolojinin bu ülke için yeri ve önemi bence diğer ülkelerden çok farklı. Binlerce yıllık geçmişten başka, gelip geçen kültürlerin birbirinden farkı ve benzerliği bugün yaşadığımız birçok siyasi sonuçlara binlerce yıl öncesinden ışık tutuyor. Sırf bu yüzden diyorum, bizim ülkemizde "arkeoloji" liselerde mutlaka ders olarak okutulmalı. Onca gereksiz tarih bilgisinden önce elle tutulur kültür varlıklarımızı birer vatan evladı olarak ezbere bilmeliyiz.

Didim Apollon Tapınağı gibi bir muhteşem anıtın karşı sokağında 25 yıldır oturup da bir kez bile tapınağı gezmemiş olanları bilirim ben. Nedeni nedir sizce? Çünkü Yunan kültürüne ait kabul edilen bu tarihsel anıtlar bizim kültürümüzün bir parçası sayılmaz, onaylanmaz. Oysa 600 yıllık bir geçmişle pek övünür, ona hiç toz kondurmayız. Yanlış anlaşılmasın. Her türlü geçmişe, kültüre saygı duymasam bunları zaten düşünmem mümkün değil. Sadece 600 yıllık bir yakın tarihe dört elle sarılıp ondan önceki bin yıllık kültürleri başkasının saymak benim anlamadığım...

Hittitler de 750 yıl bu topraklarda hüküm sürdüler. Üstelik çok daha önce ve çok büyük kanıtlar bırakarak, bugünün temellerini ve ondan sonraki kültürlerin özünü oluşturarak yaşadılar Anadolu'da. Müslümanlıksa eğer sığındığımız, o zaman İslamiyet öncesini de bir çırpıda silip atmak gerek. Yok eğer Türklükse bu karmaşanın adı: O zaman 1071'de gelenler 70 milyon Türk evladıydı. Ya da 10 bin asker geldi, sonra da dünyanın dört bir yanından kan testiyle kabul ettiler gelenleri. Mektupla, güvercinle çağırdılar diğer Türkleri. Sınırda pasaport kontrolü yapılır gibi kan ve gen testi yapıldı. Türk olmayan giremedi. Hiç sevmediler zaten burada yaşayan kadınları. Hiç çocukları olmadı. Ya da onların kızlarına aşık olmadı hep bu topraklarda yaşayan başka kültürlerin erkekleri...

Neden hep olanaksız olana inanmak isteriz ki? Neden sayısız ırkın, kültürün, dinin barındığı bu vatanda birbirimize karıştığımızı, bir olduğumuzu, adını da bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti koyduğumuzu inkardan yana olmak daha kolay gelir...

Barış'ın aslında çok kültürlülüğün altında uyuduğunu bilmek istemeyiz...

Arkeoloji güzel bir şeydir. Bilimdir, somuttur, tarih yazar, tarih değiştirir. İnandıklarımızın aslında doğrular olduğunu, elle tutulur olana inanmamız gerektiğini anlatır. Soyut olanı da somutlaştırdıysa insanoğlu zaten karşımıza çıkar bir vakit toprak altında. Gün ışığı çeker onu...

Kimin malıdır, kim yapmıştır, onu yaparken hangi Tanrı'ya inanmıştır... Bunlar bizi bağlamaz. Çünkü gerçekleri gerçek yapan bunlar değildir. Tek gerçek "bu vatan toprağının malı" olmasıdır. Binlerce yıl önceki kardeşlerimizin, komşularımızın, atalarımızın ellerinden çıkmış olmalarıdır. Tarihi tarih yapan ona sahip olanlardır. İnkar edilen tarih ise bir gün mutlaka yok olup unutulur gider. Asıl zenginliğimiz toprağın üstündekiler değil, altındakilerdir.

Taşı, toprağı sevenler onu altındakilerle birlikte sever. Çünkü üstündekiler de bir gün altında kalacak nasıl olsa...

Bu dünya kimseye kalmadı ki...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 61
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1700
Kayıt tarihi
: 01.10.06
 
 

1968 yılında Ankara’da doğdum. Klasik Arkeoloji okudum ve Sosyal Antropoloji masteri yaptım. Çevirme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster