Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '07

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
463
 

Bir bayram daha (mı) geçti

Bir bayram daha (mı) geçti
 

ESKİDENDİ O SEVİNÇLER


“Bayram” denince, kimler ne düşünüyor, hissediyor çok merak ediyorum. Herkes için farklı şeyler ifade ettiği tartışılmaz. Bayram gelince, herkesin yaptığının dışında farklı şeyler yapma gereksinimi duyan hatta yapan var mıdır? Ya da en azından benim gibi huzursuz olan ve eski bayramları özleyen oluyor mudur?

Bayram anlayışının çağımızla doğru orantılı olarak değiştiğini, geleneklerin sıradanlaştırıldığını ve değerlerin kaybedildiğini düşünüyorum. Gerekleri yerine getiriyoruz, ama ne kadarımız bunu özümseyerek yapıyoruz acaba.

Değişen değerlere kendimden örnek vermek istiyorum. Küçükken bayram benim için yeni bir elbise, yeni ayakkabı ve torbalar dolusu şeker demekti. En çok şekeri toplayan ben olayım diye koşardım büyüklerin ellerine. Bana para verecekler mi acaba diye birilerinin cüzdanında olmadı gözüm.

Mahallemizin tüm kadınları toplanır baklavalar açarlardı. Şimdiyse hazır tatlılar var tabaklarda ve çocuklar şekere değil paraya yöneliyorlar. Hatta bununla da kalmayıp, paranın azlığından yakınıyorlar. İşin garip, aynı zamanda üzücü bir yanı daha var; anne babalar da çocuklarına kim ne kadar harçlık verdi diye gözetliyor. Anlayacağınız her şey zamanla çıkarlara yenik düşüyor.

Ne çocukların renkli şeker kâğıtlarıyla oynadıkları oyunlar var ne de babaannelerimizin, anneannelerimizin özene bezene hazırladıkları bol şerbetli baklavalarımız. Çelik çomak oyununun yerini “street fighter” oyunu aldı; o güzelim baklavalar da fabrika işi renkli kutulara girdi. Ne keyifle bayramlıklarımızı kirletebiliyoruz ne de en iyi baklavanın sırlarını paylaşabiliyoruz. Tabii en çok şekeri kim toplayacak yarışlarımız da yok artık…

İşte tüm bu değişimler bana da büyüklerim gibi: “nerde o eski bayramlar” dedirtiyor.

Bu bayramı geçen sene olduğu gibi mersinde geçirdim. Burada kalmam için bahane çoktu ama en önemlisi eski heyecanı hissedemememdi. Bu yüzden gitmedim. Ailemin yanında olmak tabii ki de önemli ama daha da önemli olduğunu düşündüğüm bir şey var:”heyecan”. Ben o heyecanı hissedemeyeceksem gitmemin ne manası var. Neden laf olsun diye el öpeyim.

Anlayacağınız bu “bayram” dediğimiz zaman dilimleri bana artık bir şey ifade etmiyor. Ben alışılmışın dışında farklı bir şeyler yapma isteği duyanlardanım. Geleneklere onları değiştirmeden, özümseyerek sahip çıkma taraftarı olanlardanım. Ama doğruyu söylemek gerekirse bu bilincin yeniden kazanılması için ne yapılması gerektiğini de henüz bilmiyorum. Bu yüzden bana bu denli soğuk gelen bayram kargaşasında yer almaktansa uzaktan seyretmeyi tercih ediyorum. Bilmiyorum, ben “bayram heyecanı”nı yeniden hissedene kadar kaç bayram daha geçecek. Bildiğim bir şey var; ne eski geriye getirilebilir ne de değişimin önüne geçilebilinir. Bize ancak üzerimize düşeni yapmak; ayak uydurmak kalır. Yine de o heyecanı hissedenler; sizlere mutlu bayramlar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bayramlar, toplum olarak heyecanla kutladığımız özel günlerdir. Ancak topluma bu heyecanı veren o günlerde insanların ve toplumun gösterdiği davranışlardır. Yani sadece takvimde "bayram günü" yazması değil. Kişisel olarak zaman zaman heyecanımızı kaybedebiliriz, canımız bir şeylere sıkılabilir. Ancak böyle zamanlarda tam tersine toplumdan kaçmak yerine topluma daha çok katılmalıyız ki, heyecanımızı tekrar elde edebilelim. Şimdi 20 Aralık tarihli takvim yaprağında Kurban bayramı yazıyor diye söz gelimi Almanya'da Avusturya'da hiçbir harekete rastlanmaz. Ama Türk ve müslüman aileler biraraya gelip belli adetleri, gelenekleri tekrarlamaya başlayınca o coşku yaşanmaya başlar. Eski bayramlarla yenileri arasında şartlar açısından bazı farklılıklar elbette var. Ama her şey gibi bayramları da güne uyarlamak bizim görevimiz. Olanlara kızmak yerine olması gerektiği gibi uygulayarak çığır açmak, yol göstermek gerek. Siz de bunu yapabilecek güçtesiniz. Başkalarından beklemek yerine kendimiz yapalı

Ahmet YILMAZ 
 23.12.2007 19:05
Cevap :
Merhaba Ahmet bey.Görüşlerinize katılıyorum. Fakat ben yazımda tek yönlü bir bakış izlediğim için yazım sadece eleştiriden ibaret. Kişisel fikrim tabiiki de bir eylemde bulunarak yap-bozun parçalarından biri olmak. Bunları yazmış olmam belirttiklerinizi uygulamadığım anlamına gelmiyor. İlgi gösterip yazımı okuduğunuz ve yorumladığınız için çok teşekkür ederim. İyi akşamlar diliyorum.. Saygılarımla..  31.01.2008 20:51
 

neden tüm insanlar hep eski bayramlardan dem vuruyor anlamış değilim. bence değişen fazla bişey yok bayramlar adına. bizler değişiyoruz. her geçen gün içimizdeki çocuksulukları kaybediyoruz.

Adem Şahin 
 21.12.2007 11:22
Cevap :
Merhaba Ahmet bey. Aslında farketmeden aynı konuya değinmişsiniz. Ben de bayramları hakkıyla yaşayan ve bu vesileyle yaşatıp gelecek nesillere aktaranlardan biri olarak neden artık yaşatamadığımızdan yakınıyorum. Diyesi eleştirdiğim bayramlar değildir değişen ve bu sebeple BAYRAM kavrayışını da değiştiren biz insanlardır. Biz bayram heyecanını hissetsek ve çocuklarımıza da heyecandan bir parça verebilsek kimse ESKİ BAYRAMLARdan dem vurmaz. Yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ediyorum iyi akşamlar diliyorum. Saygılarımla..  31.01.2008 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 508
Kayıt tarihi
: 18.10.07
 
 

Mersin Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık (Almanca) Bölümü mezunuyum. Profesyonel olarak fotoğrafl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster