Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Neslihan ERDOĞDU Serbest

http://blog.milliyet.com.tr/kariyerkoc

01 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
688
 

Bir Bayram Mesajının Ardından...

Bir Bayram Mesajının Ardından...
 

Bir olmak ve bütün olabilmek için????


“Gecen barda, gündüzün kafe de olsun. Altında X5, üstünde Lewis kotun olsun. Hep iç kafan güzel olsun.Gecen yatağında,gündüz MSN de olsun. Müziği aç bası, komşular kopsun, hayatın neşeli , kotan sınırsız olsun, bayramın mübarek olsun….”

Bu mesaj kızıma geldi…

Okuduğumda gençlerin yaşantısını ve önceliklerini ne kadar güzel özetliyor diye aklımdan geçirdim.…Daha derinlemesine düşündüğümde ise bunu paylaşmak ve geri planındaki mesajları da bulma ihtiyacı hissettim.

Başa dönersek, masum ve de onların tabiriyle “geyik “bir mesaj olsa da, yaşantılarında önemli olanları ve değer verdiklerini ne güzel özetlediğini görmek mümkün…

Eğlence” ,”marka”, ”lüks”,”teknoloji”,”keyif” vb başlıklarda toplayabiliriz sanırım…

Hiç duygu yoktu örneğin…”sevgi”,”dostluk”,”mutluluk”,”paylaşım” vb

Oysa adı ne olursa bayramlar özünde insanların olumlu duygularla paylaşım yapmasını ,kaynaşmasını amaç edinen milli ya da dini sosyal etkileşimlerdir.

Mesajlaşmalarda bile yaşanan bu “adet yerini bulsun” duygusu ve duygudan kopuş, yaşantımızın bir parçası aslında…

Duygulardan ya da değerlerden bahsettiğimizde ”felsefe yapmayalım” serzenişleri duyuyoruz…”Amannn annelerle” lafımız kesiliyor sıklıkla…

Bu bayram mesajı duygulardan ve değerlerden ne kadar uzaklaşıldığının bir ip ucu, belki de kanıtı değil mi?

Yoksa ben mi abartıyorum..?

Eski moda bir yetişkin kıvamında atıp tutuyor muyum?

Yoksa kuşak çatışması mı yaşamaya başladım…”Bizim zamanımızda “diye başlayan cümlelere tahammül edemediğim günleri unutup böyle cümleler mi kurmaya başlıyorum, nedensiz?

Sahiden anlamıyor muyum, gençleri anlamayan bir yetişin miyim?

İki gün önce gazetede okuduğumda kanımı donduran cinayet haberinin( 50 lira için annesini öldüren ve 2 kızı ile parçalayıp,mahallenin çeşitli yerlerine atan adam ve kızları hangi düşünce ,inanç ve değerler sistemine sahiplerdi?) bu konuyla uzaktan yakından bir alakası yok mu?

Paranoya halinde sağlıksız bir beyine mi sahibim yoksa…

Bir mesajdan cinayete giden abartılı bir hezeyan mı yaşıyorum..?

Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu değersizlikten açacağımız daha fazla kur’an kursu ile koruyabilir miyiz mesela? Ya da daha çok Atatürk resmi bunu sağlayabilir mi? Televizyonlardaki dizi sayısını arttırmak belki işe yarayabilir?

Buldum galiba…Şu teknoloji yüzünden her şey ,zinhar yasaklayalım kurtulalım…

Evet en doğrusu bu.

Mehmet Arda bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gelişmekte olan toplumlarda görülen kopuşmalardan bizlerde nasibimi almaktayız...Aile kurumu, örfler aneneler unutulmaya, çok gerilerde kalmaya başladı...Gençlerimizi daha fazla özgürlük adına, özgüven adına maneviyattan biraz uzak yetiştiriyoruz sanırım...Manevi yüklemeler yapmamız gerekirken, daha çok fiziksel, maddeye yönelik yatırımlar yapmaktayız çocuklarımıza ve bunu da gelişme diyoruz teknolojik çağa uyum diyoruz.Sanırım bir yerlerde bir yanlışlık var....Selamlar

Sema CURUK 
 24.10.2008 2:52
Cevap :
Sema hn gecikme için çok özür dilerim bir süredir ,teknik sorunlar yaşamaktayım ,yorumunuzu ancak görüyorum.... Görüşlerinize katılmamak elde değil gerçekten... Şikayetçi olduğumuz çocuklar bizim evlerimizde yetişiyor ve sonra da şikayet ediyoruz...Bunun çok önemli bir çelişki olduğuda ortada ....paylaşımınız için teşekkürler....Sevgi ve saygılarımla...  03.11.2008 0:22
 

..nasihat dinlemekten pek hoşlanmıyoruz..Bizi nasihatler değil, icraatler etkiliyor.İcraati sağlam olanın söylediklerine kulak veriyoruz. Bayramda yaşadığım bir olay..Adam eski bayramların güzelliklerinden, o dönemdeki saygı ve sevgiden bahsediyor ki yaş 70 dolaylarında.. O sırada zil çalıyor, eşine diyor ki " hemen açma, yine çocuklardır!" E pes yani! Şimdi ben bu adamın yaşı 70 diye sözlerini ne diye dinliyeyim? Nasihat sadece dilde ise hiç bir işe yaramayacaktır. Kendileri söyler, kendileri dinler. Nasihat gönülden, yürekten gelirse etkilidir. Gerisi fasa fiso! Yaşamadan yaşamalarını beklemek, biraz fazla değil mi? Büyükler kendilerine çeki düzen versin, biz arkalarından geliriz..Kusura bakmayınız, ben bu bayram bazı büyüklere çok kızdım, yazınız vesilesi ile de eteğimdeki taşları döktüm:)) Sağlıcakla kalınız, geçmiş bayramınız kutlu olsun, ellerinizden öpüyorum.

Güller_Açarken 
 03.10.2008 10:52
Cevap :
Paylaşımınız için çokk teşekkürler...Sevgiyle kalın:)  03.10.2008 15:17
 

...O konuda bir kaç blog yazmalısınız kanımca. Uzman sizsiniz, ondan.. Belki ben de katkıda bulunabilirim size... Tarihî olanla dinî olanı, millî olanla yabancı olanı, popüler olanla hukukî ve örfî olanı ayrıştırmak ve tabi ki vicdan kurumunu hatırlamak için paradigmalar üzerinde çalışmalıyız ve bu sizin, bizim GÖREVİMİZ.Sahte elbiselerle kralı çığlak görmekten artık vazgeçmek şart.İç dünyalarında neler yaşadıklarını bilmediğimiz insanları kılıklarına bakarak şucu, bucu, ilerici, gerici, dinci ve bilmem neci olarak sınıflandırmak ancak sığ, kapağı açılmamış zavallı entelektüelciklerin işi olabilir. Onlara da dahi İNSANı anlatmak lazım.İnsanı insandan koparan ve sahte bir kimliğe büründürüp çıkarcı, her yol mübahçı yaratıklar haline getiren batının kişisel gelişim felsefesi bile bugün iflas etmiş ve İNSANı arar hale gelmişse ve insanı bizim medeni kodlarımızda armayı akıl etmişse, elde eksik malzeme yok demektir. İhtiyacımız olan tek şey, bu yazınız hakkında düşünmek, gereğini yapmaktır

Mehmet Arda 
 01.10.2008 12:15
Cevap :
Çok haklısınız..Bu konu üzerinde daha derinlemesine çalışmak ve ulaşabileceğimiz kadar çok gence ulaşmak gerekli...Aslında gençlere yönelik bir projem var...Bir Tv programı..Görüşmelerim sürüyor..İnşallah...Bu gençlere sahte dünyalardan daha farklı şeyler göstermeyi önemseyecek birilerine rastlarsam,program hayata geçecek...Bu hayata geçişte el ele gönül gönüle vererek yapabileceklerimizi yapabilmek bize nasip olsun...Saygılarımla..  02.10.2008 18:47
 

Sevgili öğretmenim; yazınızı "mutlulukla" okudum. Bir çok insanın belki de içini karartan ve "Amaaaan Neslihan Hanımm" dedirten yazınızı ben mutlulukla okudum. Hiç zorlama olmadan, doğaçlama ama tecrübenin en kıvamlı haliyle süzülmesi türünden bir yazıydı bu. Doğaçlama ve doğaldı, gerçekti ve yalındı. Duygu ve değerlerden bahsettiniz bütün sadeliği ve alıcılığı ile. Stephan Covey'in Etkili İnsanın 7 Alışkanlığı kitabını bilirsiniz eminim. Sonra unuttuğu 8. alışkanlık için yeni bir kitap basmıştı. O son kitabın bütün içeriği döküp saçtığımız değerlerimize, duygularıma dayanıyordu. İnsanlık alemi demedim bakınız, özelde bizim köklerimizden bahsettim. Batı, kaybettiği değerleri ve duygu dünyasının köklerini bizim medeni kodalrımzıda arıyor ve buluyor. Biz ise son sürat onların vaktiyle geçtiği viraja giriyoruz. Savrulanlar oluyor.. Ve duyguların dili... Uzman sizsiniz...Nevzat Tarhan hocanın bu isimli bir kitabı var biliyorsunuz, Duyguların Dili adlı.. O konuda...(devamı diğer yorumda)

Mehmet Arda 
 01.10.2008 12:04
Cevap :
Zenginliğiniz ve katkılarınız için teşekkürler...Paylaşımınız bana güç veriyor..Saygılarımla...  01.10.2008 13:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 839
Kayıt tarihi
: 10.09.07
 
 

HAYAT YÜZ ÇİZGİLERİ YÖNÜNDE İLERLER.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster